12 Eylül 1980 Darbesi

12 Eylül 1980 Darbesi

4 Eylül 2018 0 Yazar: Fikir

Darbe

Milli Güvenlik Konseyi

12 Eylül tarihli 2 numaralı bildiriyle ülke genelinde 13 sıkıyönetim bölgesine 13 general sıkıyönetim ko­mutanı atanmıştır. 7 numaralı bildiriyle siyasi partilerin faaliyetlerinin yasaklanmış olduğunu ve Türk Hava Ku­rumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetlerinin de durdurulmuş olduğunu duyurulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü başta olmak üzere polis teşkilatı Jandarma Genel Komutanlığının emrine verilmiştir.
20 Eylül’de Kenan Evren eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Ulusu‘yu başbakan olarak görevlendirmiş ve 21 Eylül’de Ulusu’nun sunduğu bakanlar kurulu listesi Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmıştır.

 

Hamzakoy ve Uzunada

Darbenin gece 03:00’da ilanından sonra aynı gün sabah saat 05:30’da Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’a Genelkurmay Başkanı Kenan Evren tarafından birer tebliğ gönderildi. Tüm tebliğlerde: “TSK yönetime el koymuştur. Hükümetiniz feshedilmiş, parlamento üyeliğiniz düşmüştür. Talimatı getiren suba­yın ikazlarına uyunuz”ifadesiyle birlikte gidecekleri ad­resler belirtilmektedir. Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel için Hamzakoy Gelibolu adresi belirtilirken, Nec­mettin Erbakan’a ise Uzunada İzmir adres olarak verilir.

Ecevit ve Demirel eşleriyle birlikte aynı uçakla Hamzakoy’a götürülür. Yaklaşık bir ay boyunca, 11 Ekim 1980’e kadar burada kaldılar. Necmettin Erbakan aynı gün uçakla Uzunada’ya götürülür. Alparslan Türkeş evinde bulunamadığı için Milli Güvenlik Konseyi, 13 Eylül’de bir bildiri ile teslim olmaması halinde suçlu duruma düşeceğini be­lirtir. Bunun üzerine 14 Eylül’de Ankara Merkez Komutanlığı’na teslim olur ve Uzunada’ya gön­derilir.

1982 Anayasası

7 Kasım 1982 yılında yapılan Halkoylamasıyla %82.7 evet oyuna karşılık, %8.6 hayır oyuyla kabul edildi. Oy kullanırken iki renk hâkimdi: Mavi renk hayır, beyaz renk evet demekti. Kenan Evren yaptığı konuşmalarla halkı mavi oy vermemesi konusunda telkin ediyor ve çeşitli gazetelere mavi renkle ilgili sansür uygulanıyordu.

Darbe ardından geçen 3 yıl içerisinde önemli kanunların tamamına yakını değiştirildi ve askeri yönetimin belirlediği Danışma Meclisitarafından hazırlanan Anayasa, 1982 yılında yapılan ve aleyhte konuşmanın ve propaganda yapma­nın yasak olduğu “güdümlü” referandumda, yüzde 92’llk “Evet” oyu ile büyük farkla kabul edildi. Halk oylamasında ‘Hayır’ oyu kullananları sandık başında baskı altında tutmak için rengi dışarıdan görünen oy pusulaları kullandırıldığı iddia edildi ama bu, Anayasa’nın çok büyük çoğunlukla kabul edilmesini açık­layan tek neden değildi. Anayasa’nın kabulünün bir başka önemli etkeni olarak, ihtilal öncesi iç savaş ortamı nedeni ile vatandaşların kendi hayatlarından endişe etmesi ile de ifade edilir.

Aynı halk oylamasında, Kenan Evren otomatik olarak Cumhurbaşkanı seçildi. Kabul edilen Anayasa’da, askeri yönetim üyelerinin ömür boyu yargılanmasını engelleyen geçici 15. madde, daha sonraki seçimlerle iktidara gelen hiçbir hü­kümet tarafından kaldırılmadı ve 12 Eylül liderlerinin dokunulmazlığı sürdü.

 

Anayasanın Özellikleri

Türk Anayasaları içinde hem madde sayısı hem de içeriği bakımından en uzun olanıdır.1961 Anayasası’na göre daha katıdır.Yürütmeyi güçlendirmiştir.Tek meclis sistemini benimsemiştir.

1961 – 82 Anayasalarının Hak ve Özgürlükler Açısından Değerlendirilmesi

1961 Anayasası hak ve özgürlükler açısından önceliği kişiye vermiş, buna karşılık, 82 Anayasası ön­celiği kişiye değil devlete vermiştir.

1982 Anayasası 61 Anayasası’na göre, daha az katılımcı bir demokrasi modelini benimsemiştir.

1961 döneminde sadece Demokrat Parti kapatıldığı halde 1982 döneminde bütün siyasi partiler ka­patılmıştır.

 

1983 Genel Seçimleri

6 Kasım 1983 genel seçimine, kapatılan eski siyasi partilerin hiçbiri katıla­madı. Yapılan genel seçimleri Anavatan Partisi kazandı, Halkçı Parti ikinci ve Milliyetçi Demokrasi Partisi de sürpriz bir şekilde üçüncü oldu. Seçimlerden sonra milletvekillerinin parti değiştirmeleri sonucunda Doğru Yol Partisi ve Sos­yal Demokrasi Partisi de meclise girdi. Daha sonra alınan başarısız seçim so­nuçları nedeniyle Milliyetçi Demokrasi Partisi kendisini feshetti, Halkçı Parti ise Sosyal Demokrasi Partisi ile birleşerek Sosyal Demokrat Halkçı Parti’yi kurdu.

Darbenin Sonuçları

· 650.000 kişi gözaltına alındı.
· 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
· Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
· 7 bin kişi için idam cezası istendi.
· 517 kişiye idam cezası verildi.
· Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).
· İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
· 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
· 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
· 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
· 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
· 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
· 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
· 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
· 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
· 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
· 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
· Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
· 31 gazeteci cezaevine girdi.
· 300 gazeteci saldırıya uğradı.
· 3 gazeteci öldürüldü.
· Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
· 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
· Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
· 14 kişi açlık grevinde öldü.
· 16 kişi kaçarken vuruldu.
· 95 kişi çatışmada öldü.
· 73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.
· 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru 1 : 12 eylül darbesini kim yaptı?

Cevap :  12 Eylül 1980 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri, Orgeneral Kenan Evren yönetiminde idareye el koyduğunu açıkladı. Gerekçe olarak ise kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek olduğu söylendi.

Soru 2 – 12 eylül darbesi kime yapıldı?

Cevap : Ülkeyi 12 Eylül’e taşıyan sağcı liderler Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş

Soru 3 – 12 Eylül Darbesi Cumhurbaşkanı Kimdir?

Cevap – 1980 yılının nisan ayından itibaren bir de cumhurbaşkanlığı krizi ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün görev süresinin dolmasının ardından Cumhurbaşkanlığı makamı boşaldı. Ancak mecliste bulunan partiler herhangi bir isim üzerinde uzlaşamadı. Darbenin yaşandığı Eylül ayına kadar 300’den fazla turun yapıldığı TBMM’de herhangi bir isim cumhurbaşkanlığı için yeterli oyu alamadı. Kısacası Türkiye nisan ayından itibaren vekaleten yönetilen bir Cumhurbaşkanlığı makamına sahipti.