Türkiye-Fransa İlişkileri

Türkiye-Fransa İlişkileri

11 Şubat 2018 0 Yazar: uzun

1923-1939 döneminde Türkiye-Fransa ilişkilerini, Lozan’da çözüme ulaştırılamayan sorunlar belirlemiştir. 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile Türkiye-Suriye sınırı belirlenirken İskenderun Sancağı için özel bir yönetim kurulmuştu. Lozan Barış Antlaşması’nda da Ankara Antlaşması esas alınmıştı.

1925’te çalışmalarına başlayan komisyon, anlaşmazlıklar nedeniyle çalışmalarını sonuçlandıramadı. Türkiye, Milletler Cemiyetinin Musul kararını kabul edince Fransa da 30 Mayıs 1926’da Antlaşma’yı imzaladı. 1936 yılında Fransa, Suriye ve Lübnan’a bağımsızlıklarını verince Türkiye de Hatay’a bağımsızlığının verilmesini istedi. Fransa’nın bu isteği reddetmesi üzerine konu Milletler Cemiyetine götürüldü.

Türkiye ve Fransa 27 Ocak 1937’de bir prensip antlaşmasına vardı. Buna göre; Hatay iç işlerinde bağımsız olacak ve ayrı bir anayasa ile yönetilecek, resmî dili Türkçe olacak, dış işlerinde ise Suriye’ye bağlı olacaktı. Türkiye, Hatay’ın yeni statüsünün hemen uygulanmasını istedi. Ancak Fransa Türkiye’nin bu talebine karşı çıktı. Hatay’da seçim hazırlıkları sürerken ilişkiler kopma noktasına geldi ve Türkiye, sınıra askerî yığınak yapmaya başladı.

Aynı yıllarda Avrupa’da savaş tehlikesi gittikçe belirgin hâle geliyordu. Revizyonist devletlerin güçlenmesi, Türkiye’nin önemini artırmıştı. Bu nedenlerden dolayı Fransa, Türkiye ile ilişkilerini düzeltmek istiyordu. 3 Temmuz 1938’de iki devlet arasında askerî bir antlaşma imzalandı. 23 Haziran 1939’da son toplantısını yapan Hatay Meclisi, oy birliği ile Türkiye’ye katılma kararı aldı.

hatayin turkiyeye katilmasi 300x212 - Türkiye-Fransa İlişkileri

Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının basına yansıması, 23 Temmuz 1939

Türkiye ile Fransa arasındaki diğer bir sorun ise Osmanlı borçlarının geri ödenmesiydi. 1928’de borçların ödenmesi bir takvime bağlandı. Böylece Düyunuumumiye tamamen kaldırılmış oldu. 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nin etkisi ile Türkiye, ödeme planına uyamadı. Taraflar arasındaki görüşmeler sonucunda, 22 Nisan 1933’te bir sözleşme imzalanarak yeni bir ödeme planı yapıldı.

İki ülke arasındaki diğer sorun Fransız okulları sorunuydu. Türk Hükûmeti, 7 Şubat 1926 tarihli bir genelge ile yabancı okulların faaliyetlerine sınırlamalar getirdi. Bu genelgede Türk dili, Türk tarihi ve coğrafya derslerinin okutulması, bu derslerin öğretmenlerinin Türk olması ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenmesi, denetlenmesi, Türk kültürünün derslerin içeriğine yansıtılması esasları düzenlendi. Genelgeyi uygulamayan okullar, Fransa’nın bütün tepkilerine rağmen kapatıldı.