Balkan Paktı, Bağdat Paktı ve Orta Doğu Devletleri ile İlişkilerimiz

Balkan Paktı, Bağdat Paktı ve Orta Doğu Devletleri ile İlişkilerimiz

11 Şubat 2018 0 Yazar: uzun

1945-1960 Dönemi Türk Dış Politikası Balkan Paktı, Bağdat Paktı ve Orta Doğu Devletleri ile İlişkilerimiz

Balkan Paktı

NATO üyeliğinin ardından Türkiye, Orta Doğu ve Balkanlarda daha aktif bir dış politika izlemeye başladı. Ancak Türkiye’nin bölgesinde aktif bir dış politika izlemesi, Sovyetler Birliği’nin Türkiye’ye karşı davranışlarını daha da sertleştirmişti.

Sovyet hükûmeti, 3 Kasım 1951’de verdiği bir nota ile Türkiye’yi açıkça tehdit etmişti. Bunun üzerine Türkiye, bölgesinde yeni bir güvenlik kuşağı kurmak için harekete geçti. 28 Şubat 1953’te Ankara’da, Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan arasında bir “Dostluk ve İş Birliği Antlaşması” imzalandı. Bu antlaşma üç devlet arasında kurulacak ittifakın ilk adımı oldu.

9 Ağustos 1954 tarihinde imzalanan antlaşma ile “Balkan Paktı” kuruldu. Antlaşmaya göre pakta üye devletlerden birine bir saldırı yapılması durumunda diğer devletlerin saldırıya karşı ortak bir savunma kurması ve üç devletin dış işleri bakanlarının katılacağı bir “Daimî Konsey” oluşturulması kararlaştırıldı. Balkan Paktı uzun ömürlü olmadı. Stalin’in ölümünden sonra Yugoslavya’nın Sovyetler Birliği’ne yakınlaşması ve Türkiye ile Yunanistan arasında başlayan Kıbrıs uyuşmazlığı, Pakt’ın Haziran 1960’ta resmen sona ermesine neden oldu.

Bağdat Paktı

Türkiye, Balkan Paktı’ndan sonra Orta Doğu’da da benzer bir savunma sisteminin kurulmasını amaçlıyordu. Türkiye’nin çabaları sonucunda 24 Şubat 1955 tarihinde Türkiye ile Irak arasında “Bağdat Paktı” imzalandı. Bağdat Paktı’na göre, taraflar arasında güvenlik ve savunma konusunda iş birliği yapılması öngörülüyordu. Bağdat Paktı, Arap dünyasında büyük tepkilere yol açtı ve Türkiye’nin Arap ülkeleriyle ilişkilerini olumsuz yönde etkiledi. Tepkileri azaltmak amacıyla Pakt’ın genişletilmesine çalışıldı.

Önce İngiltere ve Pakistan, ardından İran Pakt’a dâhil oldu. Bağdat Paktı’nın kuruluş amacı, Sovyet tehlikesine karşı Orta Doğu’da bir güvenlik kuşağı oluşturmaktı. Ancak yaşanan gelişmeler, bu amacın gerçekleşmesini mümkün kılmadığı gibi Orta Doğu’daki siyasi dengelerin temelinden sarsılmasına da neden oldu.

14 Temmuz 1958’de Irak’ta yaşanan askerî darbe, paktın geleceğini tehlikeye düşürdü. Irak, Bağdat Paktı’ndan çekildi ve bundan sonra paktın adı CENTO (Central Treaty Organisation-Sentrıl Treti Organizeyşın-Merkezî Antlaşma Teşkilatı) olarak değiştirildi. Teşkilat’ın merkezi Bağdat’tan Ankara’ya taşındı. Böylece Bağdat Paktı sona ermiş oldu. CENTO’nun faaliyetleri, Pakistan ve İran’ın teşkilattan ayrıldığı 1979 yılına kadar devam etmiştir.

bagdat pakti 300x197 - Balkan Paktı, Bağdat Paktı ve Orta Doğu Devletleri ile İlişkilerimiz

Türk basınında Bağdat Paktı ile llgili bir haber, 20 Temmuz 1958

Türkiye’nin Orta Doğu Devletleri ile İlişkileri

1945-1960 döneminde Türkiye’nin izlediği dış politika, Batı Bloku dışındaki ülkelerle ilişkilerinin bozulmasına neden olmuştur. Nitekim Türkiye, 1955’te Endonezya’nın Bandung kentinde yapılan Asya- Afrika Devletleri Konferansı’nda Batı ittifakını savunduğu için birçok ülkenin sert tepkisiyle karşılaştı.

1957 yılında Türkiye, Suriye’de yapılan seçimlerden Baas Partisi’nin güçlenerek çıkmasından duyduğu tedirginliği açıkça ifade etmiştir. Gerginleşen ilişkiler nedeniyle, Türkiye’nin, Suriye sınırında askerî yığınak yapması, iki ülke arasındaki krizi büyütmüştür. Suriye tarafından Birleşmiş Milletlere götürülen bu konu, iki komşu ülke tutumlarının yumuşamasıyla son bulmuştur.

1958 yılında Orta Doğu’da, Türkiye’yi yakından ilgilendiren yeni bunalımlar çıkmıştır. Bunlardan birincisi 14 Temmuz 1958’de Irak’ta Kral Faysal’ın öldürülmesiyle sonuçlanan askerî darbedir. İkincisi ise Amerika ve İngiltere’nin Lübnan ve Ürdün’e asker çıkarmasıdır. Türkiye bütün Orta Doğu’yu yeni bir savaşın eşiğine getirebilecek kadar ciddi olan bu iki gelişmede de Batılı müttefiklerinin yanında yer almıştır.