Ali Kuşçu Kimdir? Ne yapmıştır? Eserleri

Ali Kuşçu, 15. yüzyılda yaşamış, önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası, Timur (1369-1405)’un torunu olan Uluğ Bey (1394-1449)’in doğancıbaşısı idi. “Kuşçu” lakabı buradan gelmektedir. Ali Kuşçu, Semerkant’ta doğmuş ve yetişmiştir. Burada bulunduğu sıralarda, Uluğ Bey de dâhil olmak üzere, önemli bilim insanlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır.

Ali Kuşçu, Semerkant Gözlemevinin sorumlusu olarak gözlemevinin başına geçmiştir.Bu görev, Uluğ Bey’in meşhur eseri “Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey”in hazırlanmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluğ Bey bu eserinde, Batlamyus (MS 85 - 165)’un Almagest adlı eserinin ve Meraga Gözlemevinde yapılan "zîc"in (yıldız kataloğu, almanak) hatalarını ortaya koyarak eseri düzeltmeye çalışmıştır.

Ali Kuşçu Kimdir

Ali Kuşçu (Temsili)

Uluğ Bey, Ali Kuşçu'yu Fatih Sultan Mehmet'e elçi olarak göndermiştir. Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını bir araya toplamak olduğunu bilen Fatih Sultan Mehmet, Ali Kuşçu’ya İstanbul’da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif eder. Ali Kuşçu bu teklif kabul eder, Tebriz’e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul’a geri döner. İstanbul’a gelen Ali Kuşçu, Ayasofya’ya müderris olarak atanır. Ali Kuşçu, burada Fatih Külliyesinin programlarını hazırlamış ve astronomi matematik dersleri vermiştir. Ayrıca İstanbul’un enlem ve boylamını ölçmüş, çeşitli güneş saatleri yapmıştır. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş, önemli bilim adamları tarafından izlenmiştir. Bu durum 16. yüzyıldaki eserlerde etkisini göstermiştir.

Ali Kuşçu’nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu birçok eser vardır. Bunlardan biri, Otlukbeli Savaşı sırasında bitirilip zaferden sonra Fatih Sultan Mehmet’e sunulduğu için “Fethiye” adı verilen astronomi kitabıdır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde gezegenlerin küreleri ele alınmakta, gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmektedir. İkinci bölüm yerkürenin şekli ve yedi iklim üzerinedir. Son bölümde ise Ali Kuşçu, yerküreye ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir.

Ali Kuşçu’nun Astronomi Eserleri

1. Fâide fî Eşkâli Utarid (Merkür’ün Görünümleri Üzerine): Merkür gezegeninin hareketlerine ilişkin değerli bir çalışmadır. Ünlü astronom Ptolemaios’un Almagest’te konuyla ilgili ileri sürdüğü bilgilerden yanlış olanları düzeltir.

2. Risâle der İlm-i Hey’e (Astronomi Makalesi): Astronomi ile ilgili Farsça bir ri¬sâledir. İstanbul kütüphanelerinde birçok nüshası bulunan çalışma Molla Pervîz (öl. 1579) tarafından Mirkât el-Se¬mâ (Göğün Basamakları) adıyla Türkçeye çevrilmiştir. Müslihüddîn-i Lârî de (öl. 1574) Fars¬ça bir şerh yazmıştır.

3. Risâle el-Fethiye (Astronomi Üzerine): Otlukbeli Savaşı’nda elde edilen zaferden dolayı Fethiye adı verilen diğer bir astronomi çalışmasıdır. Eserin sonunda gökcisimlerinin Dünya’ya olan uzaklıklarına dair bir bölüm vardır. Çalışma, torunu Mîrim Çelebi ve öğrencisi Sinan Paşa tarafından ayrı ayrı şerh edilmiştir. Eser, Kanûnî’nin emriyle 1548 yılında Halep’te Hulâsa el-Hey’e (Astronominin Özeti) adıyla Ali İbn Hüseyin, 1824 yılında da Mir‘ât el-Âlem (Evrenin Aynası) adıyla Mühendishâne-i Hümâyun baş hocası Seyid Ali Paşa tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Eserin İstanbul kütüphanelerinde birçok nüshası mevcuttur.

4. Risâle fî Asl el-Hâric Yumkinu fî el-Sufliyeyn (İki İç Gezegende Dışmerkezlilik Kuralı): Ptolemaios’un iki iç gezegen olan Merkür ve Venüs’ün hareketlerine ilişkin görüşlerinin eleştirildiği bir çalışmadır.

5. Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey (Uluğ Bey Zic’inin Şerhi): Ali Kuşçu, Uluğ Bey için düzenlenen zîc’in tamamlanmasına yardım etmiş ve kendi çalışmaları neticesinde biten bu esere bir de şerh yazmıştır. Farsça olan bu şerh değerli bir çalışmadır.

6. Risâle fî enne Hükm el-Hâric Hükm el-Tedvir bi Aynihi fî Vukûf el-Kevâkib (Gezegenlerin Durma Anlarında Dışmerkezlinin Çembermerkezliyle Aynı Olması Üzerine): Gezegenlerin durma anlarında dışmerkezli hesaplama durumunun çember merkezli hesaplama durumuyla aynı olacağını ileri süren bir çalışmadır.

7. Risâle fî Halli Eşkâl el-Kamer (Ay’ın Görünümleri Üzerine): Ay’ın hareketleri konusundaki problemlerin tartışıldığı bir çalışmadır. Hocası Uluğ Bey ve Kadızâde-i Rûmî’den aldığı dersleri kâfi görmeyerek gizlice gittiği Kirman’dan Semerkand’a döndüğünde Uluğ Bey’e sunduğu çalışmasıdır.

8. Şerh el-Tuhfe el-Şahiye fî el-Hey’e (Tuhfe el-Şahiye fî el-Hey’e Üzerine Yorum): Kutbeddîn el-Şîrâzî’nin (öl. 1311) Tuhfe el-Şahiye adlı astronomi kitabının yorumudur.

Ali Kuşçu’nun Matematik Eserleri

1. Risale der İlm-i Hisab (Aritmetik Üzerine): Bir giriş ve üç bölümden oluşan matematik çalışmasıdır. Dünyanın değişik el yazması kütüphanelerinde birçok nüshası bulunmaktadır. Farsça özgün nüsha Süleymaniye Kütüphanesi’ndedir.

2. Risale el-Muhammediyye (Matematik Üzerine): Risale der İlm-i Hisab adlı çalışmasının genişletilmiş halidir. Ali Kuşçu’nun el yazısıyla hazırladığı bu eseri Fatih Sultan Mehmed özel kütüphanesine koymuştur.

3. Risale fi İstihrac Makadir el-Zaviye min Makadir el-Azla (Kenar Uzunluğundan Açıların Hesaplanması): Üçgenlerle ilgili bir çalışmadır.

4. Risale fi el-Kavaid el-Hisabiye ve Dalail el-Hendesiye (Hesap Kuralları ve Geometrik Kanıtlamalar Üzerine): Cebir ve geometri konusundadır.

5. Risale fi Zaviyat (Açılar Üzerine): Bir dar açının bir kenarı genişletilirse, geniş açı olur. Hareket sürdürülürse, dik açı olmaksızın yine dar açı meydana gelir şeklinde tarif edilen bir geometri problemiyle ilgilidir. Konu Fatih’in huzurunda tartışılmıştır.

Ali Kuşçu Kimdir? Ne yapmıştır? Eserleri

Ali Kuşçu’nun bunların dışında kelam, fıkıh, Arap dili ve grameri konularında kaleme aldığı çok sayıda çalışması vardır. Bunlar içerisinde en önemlisi ve kendisine ün sağlayanı Şerh-i Tecrid’dir (Tecrid Üzerine). Ali Kuşçu’nun Kirman’da nakli bilimler diye adlandırılan fıkıh, kelam ve tefsir alanlarında dönemin kalburüstü bilginlerinden aldığı dersler sonucunda hazırladığı bu çalışma, Nasırüddin-i Tusi’nin Tecrid el-Kelam’ına yazılmış şerhtir. Medreselerde Şerh-i Cedid (Yeni Şerh) olarak tanınan bu çalışma, Ali Kuşçu’nun ünlü bir yorumcu (şarih) olarak tanınmasını sağlamıştır. Kirman’da Ebu Said Han’a ithaf edilmiş olan bu çalışmanın bir diğer önemli yönü de, Ali Kuşçu’nun sadece astronomi ve matematik alanlarında değil, o dönemde popüler bir araştırma alanı olan kelam ve dolayısıyla da felsefe dallarında da ciddi bir bilgi birikimine sahip olduğunun göstergesi olmasıdır. Nitekim astronomi eserlerine yapıldığı gibi, bu eserine de Celaleddin Devvani şerh yazmıştır.

Ali Kuşçu’nun Osmanlı Bilim Geleneğindeki Yeri

Ali Kuşçu, Maveraünnehir’de gelişen matematik ve astronomi geleneğinin temsilcisi olarak İstanbul’a gelmişti. Aslında bu Osmanlı bilim tarihi açısından önemli bir olaydır. Çünkü o tarihlerde İstanbul’da Ali Kuşçu ayarında astronomi bilgini yoktu. İstanbul’a gelişiyle başlattığı yeni bilim geleneği, hem Maveraünnehir bilim geleneğinin İstanbul’a taşınmasını sağlamış hem de astronomi biliminin Osmanlılarda yayılmasına neden olmuştur. Diğer taraftan, eserleriyle de çok sayıda medrese öğrencisini etkileyerek birçok önemli bilginin yetişmesine yardımcı olmuş, Osmanlı dünyasında matematik ve astronomi bilimlerinin temellerini atmıştır.

Ali Kuşçu, Molla Hüsrev ile birlikte Fatih Medreseleri’nin programlarını hazırlamıştır. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta, bu medreselerin çerçevesini çizen vakfiyede, dini bilimlerin yanı sıra pozitif bilimlerin de okutulmasının şarta bağlanmış olmasıdır.

Şunlara da Göz Atmalısın
Share

Bir Soru Sormak İster misin?

avatar
  Subscribe  
Bildir