Amerika Kıtasındaki Bölgesel Sorunlar

Amerika Kıtasındaki Bölgesel Sorunlar

11 Şubat 2018 0 Yazar: uzun

Siyasi ve ekonomik açıdan birbirinden farklı özelliklere sahip olan Amerika kıtası, genel anlamda Kuzey, Orta ve Güney Amerika olarak bölümlendirilir. Kuzey Amerika’da, yaşanan sorunların başında uyuşturucu kartelleri ile yapılan mücadele gelmektedir. Özellikle Meksika’da uyuşturucu çetelerinin etkinlik kazanması, siyasi sistemin bir parçası hâline gelen yolsuzluk sorununun büyümesine sebep olmuştur. Ülkede şiddet, yolsuzluk gibi sorunların büyümesi kamu güvenliğine yönelik tehditleri artırmaktadır.

Latin Amerika olarak adlandırılan Orta ve Güney Amerika, 500 milyona yaklaşan nüfusu ile dünyanın önemli bölgelerinden birini oluşturmaktadır. Bölgedeki ülkeler, coğrafi keşiflerin ardından, uzun dönem İspanyol ve Portekiz krallıklarının sömürgesi altında yaşamıştır. Bunun sonucunda Latin Amerika ülkeleri ekonomik ve siyasi anlamda gelişme fırsatı yakalayamamıştır.

İstikrarsızlık ve yoksulluk gibi sebeplerden dolayı uzun süre askerî rejimlerle idare edilen bölge ülkelerinde son dönemlerde önemli değişimler meydana gelmeye başlamıştır. Bu bağlamda ortak politikalar geliştirmeye çalışan Latin Amerika ülkeleri, günümüzde yakınlaşma arayışına girmişlerdir.

Bölgedeki devletleri bütünleşmeye iten sebepler arasında ABD’nin siyasi ve ekonomik etkisinden kurtulma, yerel imkânları ve dayanışmayı ön plana çıkararak kalkınma ve dünyaya açılma çabası gelmektedir. Bu faaliyetler içerisinde en büyük hedef ise Avrupa Birliği benzeri bir bütünleşme çalışması olan Güney Amerika Uluslar Birliğidir (UNASUR).

kuzey ve guney amerika siyasi haritasi 178x300 - Amerika Kıtasındaki Bölgesel Sorunlar

Kuzey ve Güney Amerika siyasi haritası

Latin Amerika bölgesinin önemli siyasi, ekonomik ve sosyal sorunları bulunmaktadır. Yoksulluk, yolsuzluk, hukuksuzluk, şiddet, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı, bölge ülkelerinin başta gelen sorunlarındandır. Bu durum, ekonomik sorunlara bağlı halk isyanlarını, kitlesel ayaklanmaları, genel grevleri,sokak eylemlerini ve askerî darbeleri, bölgenin temel siyasi gündemi hâline getirmektedir.

Latin Amerika’da, bir yanda Brezilya ve Arjantin gibi nüfusları, geniş toprakları ve sahip oldukları ekonomik potansiyelleriyle kıta üzerinde söz sahibi olan ülkeler, öte yanda Bolivya, Uruguay, Ekvador gibi hem kıt kaynaklara hem de elverişsiz coğrafi koşullara sahip ülkeler bulunmaktadır. Bu dengesizlik ve refah dağılımındaki eşitsizliğin yanına kötü yönetim, yolsuzluk ve hukuksuzluğun da eklenmesiyle bölgedeki halk, otoriter rejimleri tercih eder hâle gelmiştir,