Amerika Kıtasının Keşfi Tarihi

Amerika kıtasının keşfi coğrafya bilimi ve tarih biliminin kaynaklarına dayanarak yapılmış birçok araştırma sonucunda aydınlatılmıştır. Yazının devamında Amerika kıtasının ilk yıllarını ve kıtanın keşfini açıklayıcı olarak bulabilirsiniz.

Yaklaşık 35,000 yıl kadar önce, son Buz Çağı’nın doruğunda dünya sularının büyük bir kısmı devasa buz kıtalarında hapsolmuştu. 1,500 kilometre genişliğinde bir kara köprüsü Asya ve Kuzey Amerika’yı birbirine bağlıyordu. 12,000 yıl önce Batı Yarımküre’nin (Kuzey ve Güney Amerika) büyük bir kısmında insan yerleşimleri mevcuttu.

İlk Amerikalıların Asya’dan kara köprüsü ile kıtaya geçtikleri ve binlerce yıl boyunca, günümüzde Alaska olarak bilinen bölgede yaşadıkları kabul edilmektedir.

Bu topluluk daha sonra güneye göç ederek, şimdi Amerika Birleşik Devletleri olarak adlandırılan topraklara ulaştı ve Kuzeybatı’da Pasifik Okyanusu kıyısına, Güneybatı’nın dağları ve çöllerine ve Orta Batı’da Mississippi Nehri havzasına yerleşti.

Colorado’daki 13. yüzyıldan kalma Mesa Verde yerleşimi. (© Russ Finley/FinleyHoliday Films)

Colorado’daki 13. yüzyıldan kalma Mesa Verde yerleşimi. (© Russ Finley/FinleyHoliday Films)

Hohokam, Adenan, Hopewellian ve Anasaziler olarak bilinen bu ilk yerleşim grupları, köyler kurdular ve tarım ürünleri yetiştirdiler. Bu grupların bazıları piramit, kuş veya yılan şeklinde toprak höyükler inşa ettiler. Hayatları büyük ölçüde toprağa bağlı, toplumları klan merkezli ve komünaldi. Doğal güçler, inançlarında çok önemli bir rol oynuyordu. Bazıları belirli metinleri saklamak için bir hiyeroglif türü geliştirmiş olsa da, bu toplulukların kültürü genel anlamda sözlü aktarıma dayanıyordu. Bulgular gruplar arasında önemli bir ticaret ilişkisinin, aynı zamanda bazı düşmanca ilişkilerin olduğunu göstermektedir.

Ohio, Adams County’de Kızılderili Fort Ancient Kültürü’nün (M.S. 1000-1550) üyeleri tarafından yapılan Büyük Yılan Höyüğü’nün kuşbakışı görünümü. (Mark C. Burnett/Photo Researchers Inc.)

Ohio, Adams County’de Kızılderili Fort Ancient Kültürü’nün (M.S. 1000-1550) üyeleri tarafından yapılan Büyük Yılan Höyüğü’nün kuşbakışı görünümü. (Mark C. Burnett/Photo Researchers Inc.)

Bugüne kadar tam olarak anlaşılamamış nedenlerle bu ilk kavimler zaman içinde kayboldu ve yerlerini, Hopi ve Zuni gibi, gittikçe gelişen diğer Kızılderili kavimleri aldı. Avrupalılar bugün Amerika Birleşik Devletleri olarak bildiğimiz bu topraklara ulaştığında, yaklaşık iki milyonun üzerinde yerli bölgede yaşamaktaydı.

Kuzey Amerika’ya ulaşan, en azından ulaştıklarına dair güvenilir kanıt bulunan, ilk Avrupalılar olan Vikingler, Kızıl Erik’in (Erik the Red) 985 yılı civarında bir yerleşim yeri kurduğu Grönland’dan yola çıkarak kıtaya geldiler. Kızıl Erik’in (Erik the Red) oğlu Leif’in 1001 yılında, bugün Kanada olarak bilinen kuzeydoğu kıyılarını keşfettiği düşünülmektedir. Bu tarihlere ait Viking evlerinin kalıntıları kuzey Newfoundland’daki L’Anse-aux-Meadows’da bulunmuştur.

Bu, diğer Avrupalıların Kuzey Amerika’ya ulaşmasından yaklaşık 500 yıl önceydi; Avrupalıların kalıcı yerleşim yerleri kurması ise bir 100 yıl daha alacaktı. İlk kâşifler Asya’ya ulaşan bir deniz yolu bulma peşindeydi. Diğerleri, özellikle Britanyalılar, Hollandalılar, Fransızlar ve İspanyollar, daha sonra gelerek “Yeni Dünya” adını verdikleri bu kıtanın topraklarını ve zenginliklerini ele geçirmeye çalışacaklardı.

Bu kâşiflerin ilki ve en ünlüsü Cenovalı Christopher Columbus’tu (Kristof Kolomb). Columbus’un seyahatleri İspanya kraliçesi Isabella tarafından finanse ediliyordu. Columbus 1492 yılında Karayip Denizindeki adalara ulaştı ancak geleceğin Amerika Birleşik Devletleri’ni oluşturacak ana kıtayı hiçbir zaman göremedi. Beş yıl sonra İngiltere kralının emriyle Venedikli John Cabot yola çıktı. Cabot’un seyahati çarçabuk unutuldu ancak bu seyahat Britanyalıların Kuzey Amerika’da hak iddia etmesinin temelini oluşturacaktı.

1500’ler, Amerika’da İspanyol keşiflerinin yapıldığı yıllardı. 1513 yılında Juan Ponce de León bugünün Florida’sına ayak bastı. Hernando De Soto Florida’ya 1539 yılında ulaştı ve Mississippi Nehri’ne kadar ilerledi. 1540 yılında Francisco Vázquez de Coronado, Cibola’nın efsanevi Yedi Altın Şehri’ni bulmak amacıyla İspanya’nın 1522 yılında fethettiği Meksika’dan yola çıktı. Yedi Şehri hiçbir zaman bulamadı ancak seyahatleri onu Arizona’daki Grand Canyon’a (Büyük Kanyon) ve hatta Great Plains’e (Büyük Ova) kadar götürdü.

İspanyollar güneyden ilerlerken, şimdiki Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzey bölümü de diğer Avrupalıların seyahatleri sayesinde yavaş yavaş keşfediliyordu. Bu kaşiflerden bazıları Giovanni da Verrazano, Jacques Cartier, ve (Amerika) kıtanın isim babası Amerigo Vespucci’ydi. Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri olarak anılacak olan topraklardaki ilk kalıcı Avrupa yerleşimi 1500’lerin ortasında İspanyollar tarafından Florida – St. Augustine’de kuruldu. Ancak bu yerleşim yeri yeni ulusun oluşumunda rol oynamadı. Asıl gelişme Atlantik kıyısının kuzeyindeki yerleşim yerlerinde, yani Virginia, Massachusetts, New York ve büyüyen Avrupalı göçmen dalgasının kontrolü altına aldığı diğer 10 bölgede yaşanacaktı.

Castillo de San Marcos

Castillo de San Marcos

Amerika kıtasındaki ilk kalıcı Avrupa yerleşimi Florida’daki St. Augustine’i korumak amacıyla 1672-1695 yılları arasında İspanyollar tarafından inşa edilen Castillo de San Marcos. (© Miles Ertman/MasterLife)

Capistrano Heyeti’nin havuz ve elçilik binasının kalıntıları

Capistrano Heyeti’nin havuz ve elçilik binasının kalıntıları

Fray Jupinero Serra yönetimindeki İspanyol Fransisken misyonerleri tarafından 1770’lerde kurulan California’daki San Juan Capistrano Heyeti’nin havuz ve elçilik binasının kalıntıları. (© Chuck Place)

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir