Asyadaki Bölgesel Sorunlar

Asyadaki Bölgesel Sorunlar

10 Şubat 2018 0 Yazar: uzun

Asya kıtası, son yıllarda yaşanan hızlı ekonomik ve sosyal değişim dolayısıyla yeni dengelerin kurulduğu bir stratejik alan hâline gelmiştir. Günümüzde enerji kaynaklarının paylaşımı, kullanımı ve dağıtımının uluslararası ilişkilerin temel konuları arasında yer aldığı düşünüldüğünde, Afganistan ve Orta Asya gibi bölgelerin bu coğrafyanın geleceğini etkileyeceği öngörülmektedir.

SSCB’nin parçalanması güç dengelerinin değişmesi ve ekonomik alandaki yeni gelişmeler, Asya kıtasında etkili olmak isteyen devletler arasında rekabetin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durum, kıtanın çözüm bekleyen sorunlarının uluslararası alanda gündeme gelmesine yol açmıştır.

Asya kıtasında yaşanan başlıca sorunlar, yoksulluk, su, çevre, terör, sınır anlaşmazlıkları, etnik ve dinî çatışmalar, kitle imha silahlarının yayılması, uyuşturucu kaçakçılığı ve sanayileşme ile ilgilidir. Bu sorunlar, günümüzde bölgesel ve uluslararası alanda birtakım tartışmaları gündeme getirmektedir. Ayrıca kıta ülkelerinin genelde az gelişmiş olması nedeniyle dış desteğe ihtiyaç duyulması, küresel güçlerin bölgeye sık sık müdahale etmesine zemin hazırlamaktadır.

Asya kıtasında sorun yaşanan başlıca bölgeler ve sorunlar şunlardır:

Hazar Denizi’nin Statüsü

Hazar’ın statüsü, kıyıdaş ülkeler tarafından “ulusal güvenlik” konusu olarak algılanmaktadır. Bu algılama, sorunun temelini oluşturmaktadır. Hazar’ın öneminin artmasının ve tartışmalı bir bölge olmasının başlıca sebebi, zengin petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olmasıdır. Günümüzde Hazar’a kıyısı olan ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda farklı tezleri savunmaları, sorunun büyümesine ve ülkeler arası krizlere sebep olmaktadır.

asya ulkeleri siyasi haritasi 300x210 - Asyadaki Bölgesel Sorunlar

Asya ülkeleri siyasi haritası

Orta Asya

SSCB’nin parçalanmasının ardından Orta Asya’daki Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan cumhuriyetleri, bağımsızlıklarına kavuşmuşlardır.

Bağımsız Orta Asya cumhuriyetleri başta petrol ve doğal gaz olmak üzere zengin yer altı kaynaklarını uluslararası pazarlara ulaştırabilmek ve Rusya’ya olan bağımlılıklarını azaltmak amacıyla kendi aralarında iş birliğine yönelmişlerdir. Ancak bölgesel ve küresel güçlerin giriştiği nüfuz mücadeleleri, karşılıklı güvensizliğin sebep olduğu silahlanma yarışı, etnik çatışmalar ve sınır anlaşmazlıkları gibi sorunlar,

bölge ülkelerinin bütünleşme çabalarını ve ortak politika üretmelerini engellemektedir. Uluslararası yatırımcı ve şirketlerin bölgeye girmesi, sorunların karmaşıklaşmasına neden olmaktadır. Bütün bu gelişmeler, ulusal sanayisini ve ulusal kültürünü oluşturmaya yönelik politikalar üreten bölgedeki devletlerin dış etkilere daha açık bir hâle gelmesine yol açmaktadır.

Bölgedeki devletlerin ulusal kimlik sorunlarını çözmek amacıyla dil ve kültür alanında uyguladıkları politikalar, bu ülkelerde yaşayan Rus azınlıkların ve diğer Türk toplulukların ötekileştirilmesi tehlikesini doğurmaktadır. Her ne kadar bölgedeki devletler bağımsızlıklarının ilanında komşu ülkelerin sınırlarını tanıdıklarını açıkça ifade etmiş olsalar da kendi içlerinde azınlıkta kalan toplulukların ileride toprak talep edebilecekleri konusunun yeni sorunlara yol açabileceğini öngörmektedirler.

Sovyetler Birliği’nden ayrıldıktan sonra her anlamda hızlı bir değişim sürecine maruz kalan Orta Asya’daki devletler, bütün bu sorunların yanı sıra baskıcı yönetimler, organize suçlar, yoksulluk, uyuşturucu ticareti, demokratikleşme ve çevre sorunları gibi sorunlar yaşamaktadır.