Atatürk’ün Kadına Verdiği Önem ve Sözleri

Atatürk’ün Kadına Verdiği Önem ve Sözleri

27 Şubat 2018 0 Yazar: uzun

Atatürk’ün Kadına Verdiği Önem : Atatürk, kadının toplum içinde kendisine düşen yeri alması konusunda görüşlerini cesaretle uygulamıştır.  Türkiye’de kadın, kendisine verilen haklarla zamanına göre dünya kadınları içerisinde en ileri olanaklara kavuşmuştur. Atatürk, kadın ya da erkek tüm insanların eşit olduğunu belirtmiştir.

Atatürk’ün Kadına Verdiği Önemi Anlatan Sözler

Atatürk, Türk ulusunun geçmişteki başarılarında kadınların büyük payı olduğunu vurgulamıştır. Bir konuşmasında;

“… Kadınlarımız… Daha çok aydın, daha çok verimli, olgun, daha fazla bilgili olmak zorundadırlar.” sözleriyle kadının hak ettiği yeri belirtmiştir. Kadın erkek eşitliği konusunda da “… Allah’ın emrettiği şey, Müslüman erkek ve kadının beraber olarak ilim ve irfan kazanmasıdır.” demiştir.

Atatürk, kadınların seçme ve seçilme haklarıyla ilgili olarak “Uygar memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu yetkiyle ve uygun olarak kullanacaktır.” demiştir. Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra yeni toplumsal düzen içinde kadın erkek eşitliği için yasal düzenlemeler yaptı.

Atatürk’ün Kadına Verdiği Önem

Atatürk’ün kadınlara verdiği önem

Atatürk’ün Kadına Verdiği Önem ve Kadın Erkek Eşitliği

1926’da kabul edilen Medeni Kanun, hukuk alanında kadın erkek eşitliğini sağladı. Kadınlar 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu, 27.10.1933’te TBMM’de kabul edilen kadınlara köy ihtiyar heyetine seçme ve seçilme hakkı veren Köy Kanunu ile de belediye ve muhtarlık seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına sahip oldular.

5 Aralık 1934’te ise çıkarılan bir kanunla kadınlara, genel seçimlere katılma ve milletvekili seçilebilme hakkı tanındı. 1926’dan 1934’e kadar 8 yıl içinde Türkiye’de kadınlara tanınan sosyal ve siyasal haklar, birçok Avrupa ülkesinden çok ileride idi. Avrupa’daki bazı ülkelerde kadınlara siyasal haklar bu tarihlerden çok sonra verilmiştir.

Kadına verilen siyasal hakların yanında sosyal ve ekonomik haklar da vardır. 1926’da Medeni Kanun’la eşlerin ve çocukların hak ve görevleri belirtildi. Evlenmede, resmî nikâh zorunluluğu getirildi. Boşanma, önceden olduğu gibi erkeğin isteğine bağlı olmayıp mahkemenin vereceği karara bağlandı.

Eğitim alanında yapılan Tevhid- i Tedrisat Kanunu (Öğretimin Birleştirilmesi Yasası)ile laik, bilimsel eğitim anlayışına geçilmiş, kadının eğitim imkânlarından geniş ölçüde yararlanması sağlanmıştır. Böylece kadınlar çalışma yaşamına da etkin biçimde katılmış, her alanda faaliyet gösterebilmiştir.

Atatürk’ün Kadına Verdiği Önem

Atatürk’ün iş kadınına verdiği önem

Atatürk’ün Kadına Verdiği Önemi Anlatan Sözleri

 “Türk kadını dünyanın en aydın, en faziletli ve en ağır başlı kadını olmalıdır… Milletin kaynağı, sosyal hayatın esası olan kadın, ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir. Her hâlde kadın çok yüksek olmalıdır.”

“Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki bir kitlenin bir parçasını ilerletelim. Diğerini görmezlikten gelelim de kitlenin tümü ilerlemeye imkân bulabilsin? Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve ilerleme ve yenileşme sahasına birlikte kesin aşamalar yaptırmak lâzımdır. Böyle olursa inkılap başarılı olur.”  Mustafa Kemal Atatürk