Bir Tuşla Dünya Evimize Geldi!

Bir Tuşla Dünya Evimize Geldi!

21 Ocak 2018 0 Yazar: uzun

Bir Tuşla Dünya Evimize Geldi! “Dünya artık çok küçüldü.” sözünün kitle iletişim araçlarıyla ilişkisini nasıl açıklayabiliriz?

Başka şehirlerde ya da ülkelerde yaşayan kişilerle iletişim kurmak için hangi iletişim aracını kullanıyorsunuz? Bu sorunun cevabı elinizdeki teknolojik araçlara ve kişilerin uzaklığıyla ilişkilidir. 

Kitle iletişim araçlarının temel görevleri nelerdir? 

Gazete, radyo, televizyon, cep telefonu gibi kitle iletişim araçları insanlar arasında iletişim ve etkileşim sağlar. Bu kitle iletişim araçları sayesinde gitmediğimiz yerleri görür, bilmediklerimizi öğreniriz. Daha birçok konuda kitle iletişim araçları hayatımıza renk katar.

Özgür Basın Demokrasinin Temelidir!

Basın özgürlüğü, bilim ve sanat özgürlüğü, yayın hakkı, dernek kurma özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı gibi hak ve özgürlükler de düşünceyi açıklama özgürlüğünün tamamlayıcısı niteliğindedir. Düşünceler basında yayınlandığında basın özgürlüğü, bilim ve sanat araçlarıyla açıklandığında bilim ve sanat özgürlüğü adını alır.

Basın ve haberleşme özgürlüğünün ilk koşulu; haber ve düşünceleri serbestçe açıklama, öğrenme ve toplanma olanağının bulunmasıdır. Basın ve haberleşme özgürlüğünün gereği olan düşünceyi açıklayabilme hakkının kullanılabilmesi için haber ve düşünceleri yayma hakkının bulunması gerekir. Haberleşme özgürlüğünün başlıca ögesi olan basın özgürlüğü, düşünceyi açıklama özgürlüğünün sonucudur. Bu özgürlüğün ön koşulu, kaynağı belgelenmeyen hiçbir haberi yayımlamamaktır. İşte bu bilgiler ışığında TV’de doğru bilgilendirmek için haberi çarpıtmadan, yanıltmadan tarafsız olarak yayımlamalıyız. Habere konu olan kişi ve kurumların tümüne yer vermeliyiz. Bizim kanalımızda özel yaşamın gizliliğine saygı gösterildiğine herkes inanmalıdır.

Devlet, aile ve kişi sırları açıklanmamalıdır. Ancak kişilerin işledikleri suçlar bunun dışındadır. Yayınlarımızda, suça teşvik ya da suçlulara destek vermek kesinlikle yer almamalıdır. Ulusal çıkarlara aykırı her davranışın karşısında olup Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalmak temel ilkelerimiz olmalıdır. Gündemi oluştururken düşüncelerimizi bilim ve kanıtlara dayalı olarak vermeliyiz. Toplumu yanıltacak yalan haberlere asla yer vermemeliyiz. Aksi halde kitle iletişim özgürlüğüne zarar vermiş oluruz. Ülkemizde kitle iletişim araçlarının kontrol ve denetimleri Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından gerçekleştirilmektedir. Doğru bilgi alma hakkı, düşünceyi açıklama hakkı ve kitle iletişim özgürlüğüne uygun hareket etmeyen kuruluşlar RTÜK tarafından yaptırımlara tabi tutulmaktadır.

Herkes Haberleşme Özgürlüğüne Sahiptir! 

Herkes Haberleşme Özgürlüğüne Sahiptir!

Anayasamızın haberleşme hürriyetini güvenceye alan maddesi şöyledir:

“Madde 22– Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz…”

Basın Ahlak Yasası

Basın Şeref Divanı’nın görevi, Basın Ahlak Yasası’nı yürütmektir. Basın kuruluşlarınca imzalanan taahhütnamede bu görevin amacı şöyle belirtilmiştir: “Hürriyete liyakatin başta gelen şartının, hürriyet içinde kendi kendini kontrol edebilmek olduğuna inanan Türk basın müesseseleri, demokrasinin temel unsurlarından olan basın hürriyetinin topluma ve demokratik düzene en yararlı bir yolda işlemesini sağlamak için tespit ettikleri Ahlak Yasası’na ve bu yasayı yürütmekle görevli Basın Şeref Divanı’nın kararlarına uymayı taahhüt ederler.”

Basın Ahlak Yasası adıyla yayınlanan ahlak ilkeleri şu şekilde belirtilmiştir:

“1 – Bir toplumsal kurum olan gazetecilik, bu mesleğin dışında kalan özel veya ahlaka aykırı amaç ve çıkarlara alet edilemez ve devletin çıkarlarına zarar verici bir şekilde kullanılamaz.

2 – Yazı, haber, fotoğraf vb. yapılacak yayınlarda şu kurallara uyulur:

  1. a) Ahlaka aykırı yayında bulunulamaz.
  2. b) Kişi, kurum ve sınıfları hedef tutan yazılarda kötü kelimeler kullanılamaz, onur ve şereflerine karşı haksız yayın yapılamaz.

c)Toplumu ilgilendirmeyen hâllerde kişilerin özel yaşamları küçük düşürücü şekilde haber yapılamaz.

  1. d) Kişilere ve kurumlara karşı iftira ve suçlamada bulunulamaz.
  2. e) Din istismar edilemez.

3 – Haberlerde ve olayların yorumunda gerçekleri saptırarak veya kısaltma yoluyla kasıtlı haber yapılamaz, doğruluğuna emin olunmadan yazılamaz.

4 – Gazetenin veya gazetecinin şahsi veya taraf tutan kanaatlerine haberlerin metninde yer verilemez.

5 – Haber başlıklarında, haberin ihtiva ettiği hususlar tahrif edilemez.

6 – Toplumun yararı olmadıkça gizli bilgiler yayınlanamaz.

7 – Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini koruyacak ve kendine verilen sırlara saygı gösterecektir.

8 – Haber, yazı ve resim kaynaklarının, yayın tarihi için koydukları zaman kaydı ihlal edilmez.

9 – İlan, reklam mahiyetindeki haber, resim ve yazıların; ilan veya reklam oldukları tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilir.

10 – Yanlış bilgilerden dolayı yollanacak haklı cevap veya düzeltmeler, cevap veya düzeltmeye sebep olan yazının etkisini tamamıyla giderecek şekilde en kısa bir zamanda yayımlanır.”  tgc.org.tr

Kitle iletişim araçlarının temel görevleri nelerdir? 

Kitle iletişim araçlarının temel görevleri nelerdir?

 

Yayın organları, yanlış bilgilerde düzeltme yapmak ve haksızlığa uğrayan kişilerin düzeltme ve cevaplarını yayımlamak zorundadır. Bunun yanında, hakların ihlal edildiği durumlarda yetkili kurumlara başvurmak bir vatandaşlık görevidir. İnsan hak ve özgürlükleri, kamu sağlığı ve kamu güvenliği söz konusu olduğunda, kanunlar çerçevesinde sınırlandırılabilir. Kanunlarda gösterilen hâller dışında hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması söz konusu olamaz. İnsan hak ve özgürlüklerinin yaşanılan toplumda daha etkin uygulanması için önlemler alınmalıdır. Örneğin, insanların özel hayatına saygı gösterilmeli, onların izni olmaksızın hayatlarına karışılmamalıdır. Yargı kararı olmadıkça hiç kimsenin özel yaşamına, ailesine ve evine karışılamaz, müdahale edilemez. Bu konuyla ilgili Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 16. Maddesi’nde şöyle denilmektedir:

“Hiçbir çocuğun özel yaşamına, ailesine, konutuna veya iletişimine, keyfi ya da haksız olarak müdahale edilemez. Hiçbir çocuğun onuruna ve itibarına haksız saldırılamaz.”

HERKESİ AYRI AYRI DİNLEMEKTEN ZEVK ALIRIM

Atatürk diyor ki: “Bazen hiç umulmadık adamdan, ben pek çok şeyler  öğrenmişimdir. Hiçbir düşünceyi, değersiz görmemek lazımdır. Neticede, kendi fikrimi uygulayacak bile olsam, herkesi ayrı ayrı dinlemekten zevk alırım.” Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 469.

 

Atatürk Herkesin Fikrini Alan Bir Liderdi

Atatürk halka gönül vermiş ve güvenmiştir. Gittiği her yerde kadın-erkek, yaşlı-çocuk demeden herkesle iletişim kurmuştur. Halkla kurduğu sağlıklı iletişimle Millî Mücadele’nin kazanılmasını sağlamıştır. Atatürk birçok yerde şöyle söylemiştir: “Benim dayanağım ve gücüm halkın bana gösterdiği güven ve sadakattir…”

  Atatürk ve Kitle İletişimi

Mustafa Kemal Atatürk iletişime ve basına büyük önem vermiştir. Kurtuluş Savaşı süreci, Anadolu’da ve yurt dışında yaşayan kişilere basın aracılığıyla bildirilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Sivas’a gelmesinden sonra 14 Eylül 1919’da çıkarılan İradeyimilliye gazetesi, Sivas Kongresi tutanaklarıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün görüşlerini yaymakta etkin olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisini toplamak üzere Atatürk’ün Ankara’ya gelişi üzerine, 10 Ocak 1920 günü, adını bizzat M. Kemal Atatürk’ün koyduğu Hakimiyeti milliye gazetesi yayımlanmıştır. Sosyal bilimcilerin yardımlarıyla cumhuriyet yönetimi halka tanıtılmaya çalışılmıştır. Bunların yanı sıra, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde Kurtuluş Savaşı’ndaki özverili mücadeleyi destekleyen gazeteler de yayımlanmıştır. Atatürk, basını bir eğitim aracı olarak görmüştür. Bu konuda şöyle söylemiştir:

“…Basın, milletin genel sesidir. Bir milleti aydınlatma ve uyarmada, bir millete gereksindiği fikrî gıdayı vermekte, özet olarak bir milletin mutluluk hedefi olan ortak doğrultuda yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir rehberdir.” Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 344.

Bu Konuda Bir Soru Sormak İster misin?»Soru Sor