Çerkeslerin Kimliği ve Sürgün Tarihi

Çerkeslerin Kimliği ve Sürgün Tarihi

30 Ağustos 2019 0 Yazar: Recep

Kafkasya, bir sebze / meyve kabına benzetilebilir. Bu kapta değişik-farklı renkte unsurlar bulunmaktadır. Kafkas kavimleri Veyahut etnik unsurları üç grupta toplanabilir:

  1. grup; Çerkesler (Abhazalar, Aphazlar, Ubıhlar, Arguveyler, Nethaçlar, Çebinler, Hatkolar, Khegaklar, Baskheğler, Şapsıgler, Bjeduglar, Kemirguveyler, Hatıkoylar, Abzehler, Besleneyler, Kabartaylar), Nohçiler (Çeçenler, İnguşlar), Andelallar (Avarlar), Laklar (Gazi-kumuklar), Lezgiler, Agular, Çakurlar.
  2. grup; Türkler (Azeriler, Kumuklar, Karapapaklar, Kundurlar, Karaçay ve Balkarlar, Kalmuklar, Nogaylar, Türkmenler).
  3. grup; Hint-Avrupa kavimleri (Ariler); Osetler, Ermeniler, Farslar, Tatlar, Taalişler, Svanitler, Ruslar, Alanlar.

Bu kavimlerin hepsinin, tarihi İpek Yolu’nda tespih taneleri gibi sıralanıp birbirlerine eklendikleri görülmektedir. Kafkasya, özdeş vakitte bir kavimler kapısıdır. Bu kapının önünde bir hayli Cenk çıkmış, sulh antlaşması yapılmıştır.

Çerkeslerin Tarihi ya da Tarihteki Çerkesler

Çerkesler Kuzeybatı Kafkasya’da doğmuş, çoğalmış, serpilmiş bir halktır. İÖ 6. yüzyıldan bu yana Azak Denizi, Karadeniz ve Gürcistan’a kadar uzanan kıyıların ve toprakların oluşturduğu üçgen bölge, umumi anavatanları kabul edilir. Bu uzun tarihsel süreçte bu halka Sindai, Kerketai, Zikkoi, Zyghoi gibi değişiklik adlar atfedilmiştir. İlk atalarının Hattiler ya da Grek kaynaklarına göre Sindler ve Meotlar olduğu varsayılan Çerkesler, milli destanları Nartlarda “Cırt”/“Çıt”/“Çınt” biçiminde geçen yer ve topluluk adlarıyla anılırlar. Araplar onlara ‘‘Kerkes”, Cenevizliler “Kirkasi”; ülkelerine de “Zichhia” diyorlardı. Kafkasyolog A.Dirr (1908), Çerkes etniğinin İÖ 2. yüzyılda “Kerket” adından türetildiğini yazmıştır.

Berje (1858); Kafkas kavimlerini, dağlı kavimler olarak adlandırmış ve birbirinden ayrımlı dillerde konuşan (Tatarlar dış) 7 anne grupta (Kartvel, Abhaz, Çerkes, Oset, Ubıh, Lezgi, Çeçen) toplamış ve bu kavimler içinde 19. Asır ortasına kadar en kalabalık kavim (291 bin kişiyle) (oldukça Çok koldan oluşan) Çerkesler olmak üzere Dağlı Kafkasların Yekün nüfusunu takriben 398 bin şahıs olarak kaydetmiştir. Çerkeslerin etnografyasına topluca bakıldığında onların şu 3 grupta toplanabileceği görülmektedir: Kendilerine Adighe umumi ismini veren Çerkesler; Adighe olduğunu söyleyen fakat lisan itibariyle bir öncekinden henüz büyük farklılık gösteren Ubıhlar; Abhaz-Abhaza grubu.

İÖ 8.-7. yüzyıldan6 itibaren geç Orta devir dönemine kadar K.Kafkasya stepleri -bir bölümü Adigelerin atası / akrabası / komşusu- değişiklik kavimlerin / aşiretlerin / halkların gelip geçtiği bir tür uzun koridor olmuştur. Met’in aktardığına göre;7 Çerkeslerin, Arap kökenliliğine ilişkin inanışlar olsa da, henüz çok “ari” başka bir deyişle “Hint-Avrupa” soyundan geldikleri ile alakadar umumi bir uzlaşı vardır. Bunun gerekçelerinden biri, Çerkesçe’de kimi sözcüklerin Fransızca, Rumca ve Acemce ile benzer olmasıdır. Çerkesya’nın anne kaynağını oluşturan ilk / henüz önceki Adıge’nin tarihi, Ufak Asya’da (Kapadokya yöresinde) konuşlanmış Hititler olarak da malum Hattiler’e kadar götürülebilir. .

Çerkesler için tarih süresince Çoğunlukla “Dağlı Kafkaslar” lakabı yakıştırılmıştır. Dünyanın görünüşünü sıkça değiştiren bütün olaylara rağmen Kafkas dağ ve ormanlarında yerleşmiş Ufak halkların dilleri, fiziksel tipleri, ulusal karakterleri genelde bozulmamıştır. Bu kadar Ufak bir alanda, böylesine etnik bir tutuculukla bu kadar çok sayıda ayrımlı halkı Diğer yerde bulmak zordur.

K.Kafkasya’da -arkeologlara göre- İÖ 3. binyılda, Mezopotamya’nın havasını yansıtan “Maykop kültürü”9 doğup gelişmiştir. Neolitik oda tipi mezarlara bakılırsa, ölüler, -definecileri kışkırtacak kadar- Varlıklı altın ve gümüş eşyalarla dolu mezarlara gömülmekteydi. K. Kafkasya’da demirin tarihi İÖ 8. yüzyıla kadar gitmektedir. Özbay’ın işaret ettiği F. Engels’e göre, tarihte bir devrimi simgeleyen, demir cevherinin eritilerek metalin elde edilmesi “demir kılıçla balta dönemi”ni başlatmıştır. Arazilerin ve ormanların tarımsal alana dönüştürülerek tarımsal istihsal ancak demirden yapılmış aletler sayesinde olmuştur.

Demir aletlerini kullanma gücünü henüz çok erkekler gösterdiğinden, Kafkasya iç dünyadaki içtimai düzenler Çoğunlukla hep “babaerkil” (patriyarkal) seviye şeklinde cereyan etmiştir. Öte yandan, H. B. Zekeriya’nın dile getirdiği söylenceler ve Nartlar, Çerkes halkının bir zamanlar Adige topraklarında yaşadıklarını anlatmaktadır: 

Adigeler, Ketay (babaları) ile Kutay’dan (anneleri) türediler. Onların Adıg adında bir çocuğu, Adıg’ın da yedi Adet oğlu vardı. hemen peşinden onlar da aileler kurarak birbirlerine yakın yerlere yerleştiler. En büyüklerinin adı Kumıku başka kardeşlerin adı Kebartay, Kereşay, Çemguy, Abzegh, Bjedugh, Shapssugh’dı. Onlar Ketay ülkesinden ayrılıp Kafkasya’ya geldiler ve Hazar denizinden Karadeniz’e kadar olan geniş topraklara egemen oldular. Abzeghlerin yaşadıkları topraklar ise yaz ve kış zirvesinde ak bir şapka gibi kar olan Fışt dağı yakınlarıydı. özdeş vakitte Mezmay deresi havzasında da yaşıyorlardı. İşte Adıhglerin kökeni ve doğuşu tarihte böyle yer almıştı.

Bu Makale Faydalı mıydı?

Oy vermek için yıldızlara tıkla!

Ortalama puan / 5. Oy sayısı:

Beğendiğine Sevindim ...

Hadi bu yazıyı sosyal medyada paylaş!

Yazıyı faydasız görmene üzüldüm!

Hadi bu yazıyı geliştirelim!