Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Kütle Hareketleri Uygulamaları

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Kütle Hareketleri Uygulamaları

4 Ocak 2019 0 Yazar: uzun

İnsan hayatını yakından ilgilendiren ve dünya genelinde nüfusun artması ile önem kazanan afetler, günümüz insanının bilinçsizce yaptığı faaliyetler nedeniyle de can ve mal güvenliğini sürekli tehdit etmektedir.

CBS tabanlı modellemelerde insanın kütle hareketleri oluşumu üzerindeki en önemli etkisi bitki örtüsünü tahrip etmesi gelir. Bitki örtüsünün tahrip olduğu yamaçlar, toprağın sürüklenerek kaymasını kolaylaş­tırır. Bu durum heyelanların başlamasına ve ardından da bazı ekonomik kayıpların yaşanmasına neden olur.

Doğal afetlerin, pazar kaybı, üretim ve iş kaybı ile kara ve demir yolları, enerji nakil hatları, baraj gölleri ve tarımsal alanlara verdiği ekonomik zararlar gibi başka etkileri de söz konusudur. Bugün hâlâ tam anlamıyla kütle hareket­lerine duyarlı analizler yapılmadığı gibi tespit sahaları da henüz netleşmemiştir.

Oysa­ki herhangi bir zamanda meydana gelecek kütle hareketleri ve bu hareketlerin vereceği zararların en az düzeyde kalabilmesi için birtakım önlemlerin alınması kaçınılmazdır.

CBS verileri ışığında yamaçların taş ve toprak özellikleri saptanır, kesitler ve blok diyagramlar ile jeolojik ve litolojik haritalar çizilir. Yamaçlardaki güvenlik katsayıları CBS sistemi ile takip edilerek risk haritaları oluşturulur ve afet öncesi önlemler alınır.

heyelan duyarlilik - Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Kütle Hareketleri Uygulamaları

Heyalan duyarlılık haritası

Erozyon arazideki toprağın dış kuvvetler tarafından taşınmasıdır. Bir sahadaki erozyonunun türünü ve boyutunu pek çok özellik belirlemektedir ancak ilk bakışta; ana kaya, yükselti, eğim ve bakı gibi yer şekillerine ait özellikler, sıcaklık yağış, nem ve rüzgâr gibi iklim elemanları, bitki örtüsü ve insan gibi faktörlerin etkisi de söz ko­nusudur.

Erozyonun boyutunu, genelde taşınan toprak miktarının büyüklüğü belirler. O yüzden erozyonla ilgili yapılan CBS takip sistemleri ayrıca bir öneme sahiptir. Bu amaçla taşınan toprak miktarının tahmini veya hesaplanması ile ilgili birçok değişik yöntem kullanılır. Bu yöntemlerden birisi Rusle tekniğidir.

Bu yöntemde yamacın eği­mi, uzaklığı, zemin örtüsü ve toprak türü dikkate alınarak hazırlanan veriler mekânsal analize tabi tutularak değerlendirme raporları hâline getirilir. Bu amaçla ha zırlanan hava fotoğrafları, çözünürlülüğü yüksek diğer uydu görüntüleri ile yapılan zemin etüd çalışmaları erozyonla mücadelede önemlidir.

  • CBS ile Deprem ve Su Yönetimi Uygulamaları

Deprem, fayların üzerindeki enerjinin boşalmasıyla ortaya çıkan sarsıntılardır. Bu şekildeki tektonik depremler sonucu oluşan dalgalar yayılarak uzak mesafelere kadar ulaşır.

Bu yayılmaya sismik dalgalanma denir ve CBS siteminde sismik dalgaların ta­kibinin yapılması için jeoteknik haritalama, yer altı suyu modellemesi ve topografik modelleme gibi kontrol edici parametrelere de ihtiyaç duyulur.

Fayların genç ya da yaşlı olup olmadıklarının tespiti için interferometrik SAR görüntüleri ve GPS ile aktif faylar yakınındaki kabuk hareketinin izlenmesi de önemlidir. Böylece depreme bağlı yer değiştirmeler ve yüzeyde meydana gelen bozulmalar tespit edilir.

Deprem analizleri yapılırken litolojik (yapısal) özelliklere dikkat etmek gerekir. Bu faktör, zeminin olası bir deprem esnasında meydana gelen titreşimlere vereceği tepkiyi de ölçer.

Fay hatlarına mesafe faktörü deprem hasar riski açısından oldukça belirleyici bir unsur olarak görülmesine rağmen bu konuda kesin ve sabit bir uzaklık belirtmek imkânsızdır. Deprem hasar riski tespitinde deprem bölgeleri derecelerinin de göz önüne alınması gerekir.

Deprem hasar riskinde sarsıntı şiddet ölçüsü önemli bir parametredir. Yer altı su faktörü, deprem etkisiyle ortaya çıkan sıvılaşmanın meydana gelmesindeki en temel şartlardan biridir.

su drenaj haritasi - Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Kütle Hareketleri Uygulamaları

Su Drenaj Haritası

  • Taşkınlarda CBS Kullanımı

Akarsu ve yağmur sularının ortaya çıkardığı taşkınların etkilerini azaltmak ve or­tadan kaldırmak için taşkın riski olan suların bu dönemlerinde doğal olarak akması gereken alanlara taşkınlardan korumak için akarsu yatakları ve havzaları üzerinde bir­takım yapılar inşa edilmektedir.

Taşkın risk analizi ve yönetimi içinde yapılması gereken “coğrafi bilgi sistemleri, uzaktan algılama ve hidrolik modellemelerin” kullanımıyla daha kolay ve az zamanda yapılabilmektedir.

Bu amaçla hazırlanan jeomorfolojik analizler, taşkının oluşmasında etkili olan akarsu ağı, alt havzalar ve morfometrik özellikleri, akarsu boyuna profilleri, havzanın eğimi, bakısı, sediment (tortul) taşınımı ve diğer jeomorfometrik özellik­lerin analizi yapılır.

Taşkın tekrarlama sıklıkları için (10, 25, 50, 100 yıllık vb.) üreti­len akım miktarlarına karşı yeterli olup olmayacağı belirlenir. Böylece değişik taşkın senaryolarının uygulanmasıyla, akarsuların farklı taşkın senaryolarına ait modelleri üretilir.

Sonuç olarak, bütün bu faktörlere bağlı taşkınların derinlik, hız ve tortul taşı­nımıyla ilgili farklı senaryolardaki haritaları oluşturulur ve taşkınların bu özelliklerine bağlı etki sınırları belirlenir.