Cumhuriyetten Sonraki Dönemde Çağdaş Türk Müziği

Cumhuriyetten Sonraki Dönemde Çağdaş Türk Müziği

20 . yüzyıl Türkiye’si; müzik kurumları açarak yeni kuşak yorumcu ve bestecileri yetiştirmiştir. Klasik müzikle köklü geleneği olan ülkelerin yüzyıllar içinde gerçekleştirdiklerini çok kısa bir zamanda yaşama geçirmiş ve sanatını dünyaya dinletmeye başlamıştır. Bu başarı, Türk müzik inkılâbının yaşama geçtiğinin göstergesi olmuştur.

Bu Yazıda Bulabilecekleriniz

A. Çağdaş Türk Müziği Kurumları

Cumhuriyetten sonraki dönemde çağdaş Türk müziğinde kazanılan bireysel başarıların yanı sıra müzik kurumlarında da gelişmeler gözlemlenmiştir. Opera, bale ve klasik müzik konserleri gibi düzenli etkinlikler sergileyen kurumlarıyla Türkiye, çağdaş müzik adına önemli bir düzeye ulaşmıştır.

Çağdaş Türk müziği; şan, opera ve bale sanatlarında uluslararası başarılar kazanmıştır. Günümüz Türkiye’sinde Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya ve Samsun gibi illerde opera ve bale kurumu bulunmaktadır. Günümüzde, İstanbul, İzmir, Adana, Bursa ve Antalya’daki Devlet Senfoni Orkestraları ve Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olmak üzere bu altı kurum, yıllık konser programlarını uygulamaktadırlar.

Türkiye’de çağdaş çok sesli korolar daha çok amatör kuruluşlar tarafından oluşturulmuştur. Devletin kurduğu a capella koro iki tanedir. Bunlar: TRT Ankara Radyosu Çok Sesli Korosu ve Kültür Bakanlığı Devlet Çok Sesli Korosudur.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası

B. Çağdaş Türk Müziği Bestecileri

İkinci Kuşak Bestecilerimiz

İlk kuşak olarak adlandırılan Ekrem Zeki Ün, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kazım Akses, Hasan Ferit Alnar, Cevat Memduh Altar, Ahmet Adnan Saygun, Halil Bedii Yönetken, gibi bestecilerimiz, müziğimizi geliştirmek için çalışmışlardır. İlk kuşak bestecilerden görevi alan ikinci kuşak bestecilerimiz çağdaş Türk müziği adına önemli çalışmalar yapmışlardır. İkinci kuşak bestecilerimizden olan İlhan Usmanbaş (1921), müziği bir bilim dalı olarak görmüş çalışmalarını bilimsel yöntemlerle sürdürmüştür. Usmanbaş, sesin doğal yapısını ve çalgıların tını özelliklerini araştırmıştır. İlhan Usmanbaş, uluslararası ödüle sahip olan bestecilerimizden biridir.

Yine ikinci kuşak bestecilerimizden olan Bülent Arel (1819 - 1990) ve İlhan Mimaroğlu (1926) evrensel müzik tarihinin araştırılmasına, elektronik müzik laboratuvarlarının kurulmasına ve kullanımının yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Aynı kuşaktan Ferit Tüzün (1919 - 1977) ve Nevit Kodallı geleneksel kalıpları çeşitlendirmiş ve zenginleştirmişlerdir. Muammer Sun ve Cenan Akın eğitim müziğine önem vermiş, çocukların seslendirebileceği halk ezgilerinin temeline dayanan şarkılar yazmış, çeşitli koro toplulukları kurmuşlardır. Muammer Sun, ayrıca eğitim müziği konusunda bir kültür politikası saptanması amacıyla yoğun çalışmalar yapmıştır. İkinci kuşaktan yorumculukta uluslararası başarıları olan piyanist Ferhunde Erkin ve kemancı Necdet Remzi Atak’ın izinden günümüze değin yüzlerce sanatçımız gitmiştir.

Çağdaş Türk Müziğinde Yeni Kuşaklar

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra doğan bestecilerimiz, müziğimizin genç kuşakları olarak adlandırılmaktadır. Geleneğin birikimini çağdaş yöntemlerle birleştiren bestecilerimizin çoğu, Cumhuriyetle yeşeren müzik kurumlarımızda eğitime başlamışlardır. Aralarından bazıları, sonraki yıllarda eğitimlerine yurt dışında devam etmiş; müzik teorisi, yorumculuk, bestecilik eğitimi almışlardır.

İdil Biret, Güher-Süher Pekinel kardeşler, Suna Kan, Fazıl Say, Ayla Erduran (1936), Gürer Aykal (1942), Ali Damar (1947), Gülşen Tatu (1953), Mete Sakpınar (1954), Gülsin Onay (1954), Hüseyin Sermet (1955), Betin Güneş (1957), Sıdıka Özdil (1960), Kamran İnce (1960), İnci Özdil (1960), Cem Mansur (1957) Cihat Aşkın (1968), Ruşen Güneş (1940) genç kuşak sanatçılarımızdandır.

Cumhuriyetten Sonraki Dönemde Çağdaş Türk Müziği

Cumhuriyetten Sonraki Dönemde Çağdaş Türk Müziği
Şunlara da Göz Atmalısın
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir