Demokratik Vatandaşlık Bilinci

Bireylerin devletle ilişkileri, devletin baskın olduğu krallıklardan, bireylerin aktif olduğu demokrasilere kadarfarklı evrelerden geçti. Yönetilenler, yöneticiye itaat eden tebaa seviyesinden, yöneticilere hesap soran vatandaş konumuna geçtiler. Emredici (buyurgan) devlet, halkın işlerini düzenleyen bir organizatöre dönüştü. Vatandaş ise toplum ve devlet işleri konusunda daha aktif ve katılımcı, bireysel yaşantılarında daha özgür ve bağımsız karar alıcılar hâline geldiler. Yeni vatandaşlık anlayışı, bireyleri aktif ve katılımcı olmaya, sorumluluk üstlenmeye zorluyor. Bu demokratik vatandaşlık anlayışı, demokratik sürecin işleyişini hızlandırıyor.

Katılım ve Dijital Vatandaşlık: Sandık başına gidilerek gerçekleştirilen seçimler demokratik sistemin işleyişi için yeterince önemlidir. Fakat halkın onayını almanın veya bir görüşü desteklemenin tek yolu, sandığa gitmek değildir. Kitle İletişim araçları, vatandaşların bireysel görüşlerini herkesin erişebildiği bir sanal ortamda ifade etmelerinin yolunu açmaktadır.

Yöneticilerin hesap vermesini sağlamak ve ülkenin geleceğine birlikte karar verebilmek bilinçli vatandaşlıkla ilgili bir durumdur. Vatandaşların bilinçli olması, çoğu zaman ihlâl edilen hakların farkına varmalarını ve onları geri kazanmak için harekete geçmelerini sağlar. Kullandıkları özgürlük, onlara aynı oranda sorumluluk da yükler. Karşılaştıkları sorunlar için çözüm yolları aramak, öneriler geliştirme konusunda ilk adımı atmak her zaman özgür bireye düşer.

Vatandaşlıktan Aktif Vatandaşlığa Geçiş: Vatandaşlık, demokratik yönetimlerde bireyin devlet karşısındaki resmi konumunu ifade eder. Bu konum, krallıklarda bireyin tebaa olmasına benzer. Fakat demokratik vatandaş, devletin tüm imkanlarından diğer vatandaşlarla eşit yararlanma hakkına sahip özgür bireydir.

Vatandaşlar; karar alma süreçlerine katılmak, seçme hakkını kullanmak, meclisin kararlarını veya hükumetin uygulamalarını beğendiğini veya beğenmediğini göstermek, hak ihlalleri ve özgürlük kısıtlamalarıyla mücadele etmek için bir sonraki seçim dönemini beklemek zorunda değiller. Bir sonraki seçim dönemini bekleyen vatandaşlık anlayışı ile her şeyi devletten bekleyen pasif vatandaşlık anlayışı, toplumsal sorunların çözümünde yetersiz kalmaktadır. Aktif vatandaşlık ise bireylerin etkin biçimde devlet ve toplum işlerine katılımıyla ilgilidir.

Aktif vatandaş; seçimler, mahkeme, şikayet, kamu› oyu oluşturma, karar alma süreçlerini etkileme gibi bir dizi siyasi ve toplumsal sürecin işleyişi konusunda bilgi sahibidir. Aktif vatandaş, hiçbir şeyi başkalarından veya devletten beklemez; yapılması gerekeni talep eder. “Ben ne yapa› bilirim kil” diye düşünmez. O daha çok, “Bu konuda benim yapabileceğim şey nedir?” diyerek harekete geçer. Aktif vatandaş, özgür bir birey olarak tek başına girişimlerde bulunabileceği gibi başkalarıyla iş birliği yaparak da çözüm süreçlerine katılabilir.

Sokak Çocukları İle İletişim

Sokak Çocukları İle İletişim

Sorumluluklar ve Sosyal Değerler: Yönetici ve memurların adil ve eşit olmayan ayrımcı tutumlarını, sokaklardaki görüntü ve ses kirliliğini, sokak hayvanları ya da nesli tükenen hayvan ve bitki türlerini hatta yoksulluğu fark eden bilinçli vatandaşlar, kendilerini kişisel sorumluluk üstlenmek zorunda hissederler. Böyle sorunlar vatandaşları; etkin biçimde iş birliği yapmaya, yönetim süreçlerine katılmaya, farklılıkları ve kültürel çeşitliliği korumaya, eşitlik ve sosyal adaleti önemsemeye zorlar.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir