Dünya Ticareti ve Ticaret Bölgeleri | Coğrafya

Dünya Ticareti ve Ticaret Bölgeleri | Coğrafya

11 Haziran 2019 0 Yazar: Fikir

Bu konumuza “Dünya Ticareti ve Ticaret Bölgeleri” diye başladım ve konuyla alakalı özellikle öğrencilerin merak ettiği ders notlarını derledim. Derlenmiş olan bu ders notları konuyu anlayabilmeniz adına çok faydalı olacaktır. Konu anlatımı maddeler halinde yapılmış durumdadır bu anlamda kısaca konu içerisinde aradığınız herhangi bir kısıma kolay erişim sağlayabileceksiniz. Buyurun konuya geçelim.

Dünya Ticareti ve Ticaret Bölgeleri

Geçmişten günümüze ticaret; insanların ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasi etkileşimlerine katkıda bulunan önemli bir olgudur. Ticaret kişi ya da toplumların kazanç sağlamak amacıyla bir yerden bir yere taşıdıkları her türlü ham ya da işlenmiş mal, hizmet, yiyecek içecek gibi şeylerin alım satımını ve değiş tokuşunu kapsayan ekonomik bir etkinliktir.

1- Ticaretin Gelişimi

Ticaretin Gelişimi 1 - Dünya Ticareti ve Ticaret Bölgeleri | Coğrafya

Eski çağlarda insanlar, üretim faaliyetlerine başladıklarında ellerindeki ihtiyaç fazlası ürünleri gereksinim duydukları başka ürünlerle değiş tokuş ederek ticaretin başlamasını sağlamışlardır. Paranın icadıyla ticari faaliyetler bambaşka bir boyut kazanmıştır.

Ticaretteki en büyük değişim, Batı Avrupa’da Sanayi Devrimi’nden sonra gerçekleşmiştir. Buhar gücüyle çalışan makinelerin icadıyla seri üretime geçilmiştir. Üretimdeki artışın bir sonucu olarak ulaşım da gelişmiştir. Üretilen her türlü ürünün tüketiciyle buluşması; kara, hava, demir ve deniz yollarındaki hızlı ve güvenli taşımacılıkla sağlanmıştır. Ticaretin gelişmesindeki bir diğer husus nüfus yoğunluğudur. Ticari faaliyetlerde arz (üreticinin piyasaya sürdüğü ürün miktarı) ve talep (istem) son derece önemlidir. Arz ve talebin çokluğu ürün miktarını ve çeşitliliğini önemli ölçüde etkiler.

2- Dünya Ticaret Merkezleri ve Ağlarının Küresel Ekonomideki Yeri

Dünya Ticaret Merkezleri ve Ağlarının Küresel - Dünya Ticareti ve Ticaret Bölgeleri | Coğrafya

Küreselleşme; mal ve hizmetlerin, paranın, teknolojinin, kültürlerin ülke sınırları düşünülmeksizin akışı ve aktarımı olarak tanımlanabilir. Teknoloji ve iletişim araçlarındaki hızlı gelişme, dünyayı sık kullanılan tabiriyle küresel bir köy haline getirmiş, uzakları yakın etmiştir. NASA’nın uzay araştırmalarıyla ilgili yaptığı herhangi bir açıklamanın Azerbaycan’ın bir kasabasından dünya ile aynı anda öğrenilebilmesi veya pek çok dile çevrilmiş bir kitabın dünyanın çeşitli ülkelerindeki insanlar tarafından okunması küreselleşmenin bir sonucudur.

Bilgilere ve olaylara bu denli çabuk ulaşma kültürel aktarımı da hızlandırır. Çeşitli ülkelere ait gelenekler, müzikler, yayınlar, söyleyişler, filmler ve diziler hızla yayılmakta ve farklı kültürlerce benimsenmektedir. Kültürümüze has bir yiyecek olan dönerin diğer dünya ülkelerinde Türkish Kebap olarak adlandırılması ve dünya mutfaklarında yer edinmesi küreselleşmenin bir sonucudur. Ekonomik anlamıyla küreselleşme; ülkeler arasındaki gümrük uygulamaları ve kotalar gibi kısıtlayıcı unsurların ortadan kaldırılarak paranın ve her türlü ürünün uluslararasında dolaşımıdır. Küreselleşme sonucu üretim, sadece iç pazara değil dünya pazarlarına yönelik yapılır. Küreselleşme ile ürün çeşitliliği artar ve rekabet sonucu kaliteli üretim gerçekleşir. Zamanında teslim ve satış sonrası destek gibi uygulamalar ile müşteri memnuniyeti üst düzeye taşınmaya çalışılır. Bu durum ticaretin küresel ölçekte gelişimine katkı sağlar.

3- Dünya Ticaretine Yön Veren Uluslararası Bölgeler ve Kuruluşlar

Dünya Ticaretine Yön Veren Uluslararası Bölgeler ve Kuruluşlar

Dünyada ticaretin ve sanayinin en yoğun olduğu beş önemli bölge vardır. Tamamı Kuzey Yarım Küre’de olan bu beş bölge yandaki şemada gösterilmiştir. Uluslararası ticaret ya da dış ticaret denildiğinde genellikle akıllara kahve, muz, petrol, otomobil ve giyim gibi dünyanın her yerine gönderilen ürünler gelir. Oysaki son yıllarda hizmet sektörü uluslararası yatırımlarda çok büyük bir paya sahip olmaya başlamıştır. Tıbbi hizmetler, bilgisayar programcılığı, iş danışmanlığı, reklamcılık, mimari tasarım, film ve eğlence sektörü küresel pazarda büyük talep görmektedir.

Ticaret bölgeleri, dünyadaki ekonomik gücü elinde bulunduran ülkelerden oluşur. Dünya ticaretinin % 87,7’si Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika ülkeleri tarafından gerçekleştirilir. Dünya ticaretinde söz sahibi bu merkezler; gıda, enerji, tarım, otomobil, maden ürünleri ve hizmet gibi sektörlerin imal ettiği her türlü ürünü küresel pazarda en hızlı ve güvenli şekilde tüketiciyle buluşturma hususunda en üst seviyededir.

Uzak Doğu Ticaret Bölgesi

Günümüzde ekonomik faaliyetlerdeki en hızlı yükseliş başta Japonya olmak üzere Doğu Asya ülkelerindedir. Japonya dışında “Asya Kaplanları” olarak bilinen Tayvan, Singapur, Hong Kong ve Güney Kore Doğu Asya ticaretindeki hızlı yükselişe ciddi bir ivme kazandırmıştır. Günümüzde üretim denilince ilk akla gelen ülke olan Çin, ekonomi politikasındaki reformla dışa açılmış ve son kırk yılda ciddi bir büyüme katetmiştir. Ülke nüfusunun çok fazla olmasından dolayı iş gücündeki ucuzluk, dünyadaki pek çok şirketin fabrikalarını Çin’e taşımasını sağlamıştır.

Tarım, sanayi ve hizmet sektöründeki artan büyüme, Çin’i üretimde dünyanın en büyük gücü haline getirmiştir. Küreselleşen dünyada devletler, ülkeler arası ekonomiyi canlı tutmak adına birtakım ticari birlikler oluşturmuşlardır.

Üye devletler arasında gümrük birliği ve vergi indirimleri gibi birtakım imtiyazlar sağlanır. Bu birliklerden bazıları şunlardır:

Avrupa Birliği (AB)

Avrupa Birliği’nin temeli 1951’de “Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu”nun kurulması ile atılmıştır. Topluluk, 1958’de Roma Antlaşması’yla üye ülkeler arasında ortak gümrük rejimini hedefleyen iş gücü, hizmet ve sermaye dolaşımına izin veren Avrupa Ekonomik Topluluğuna dönüşmüştür. 1992 Maastricht (Mastriht) Antlaşması’yla üye ülkelerin 2000 yılından sonra tek para ve tek bayrak kullanması, sınırların kaldırılması ve askerî bakımdan güvenliğin sağlanması amaçlanmıştır.

Birlik, 1994 yılında Avrupa Birliği adını almıştır. 28 üye ülkeden oluşan AB, dünya nüfusunun yaklaşık %7’sini temsil etmesine rağmen dünyanın en büyük siyasi ve ekonomik örgütlenmesidir. AB, 16,3 trilyon dolarlık gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) ile ABD’den sonra en büyük GSYH’ye sahip olup üçüncü sırada Çin yer almaktadır. Yaklaşık 512 milyon tüketici kapasitesi ve yaklaşık 1,8 trilyon avroluk bir ithalat hacmiyle dünyanın en önemli pazarlarından biri olan AB, enerji ve ham madde, yatırım malları, kimyasal ürünler ve tarım ürünleri gibi pek çok ürün ithal ederek dünyadaki diğer ihracatçılar için ekonomik girdi sağlamaktadır.

Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (NAFTA)

1 Ocak 1994’te ABD, Kanada ve Meksika tarafından üye ülkeler arasındaki gümrük vergileri gibi ticari engellerin kaldırılması amacıyla kurulmuştur. NAFTA’nın amaçlarından biri Kuzey Amerika Kıtası’nda ekonomik ve toplumsal istikrarın sağlanmasıdır. Yürürlüğe girdikten sonra Kuzey Amerika’nın ticaret hacmini %75 oranında artıran NAFTA, bölgede önemli bir pazar oluşturarak ticaret hacmini genişletmiştir.

Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR)

26 Mart 1991 tarihinde kurulmuştur. Birliğe üye Güney Amerika ülkeleri arasında serbest ticaret dolaşımını ve gümrük birliğini içeren ticari bir ortaklıktır. Ekonomik hacmi ile AB ve NAFTA’dan sonraki en büyük ticari oluşum olan MERCOSUR, yalnız üye ülkelerle değil bölgesel ve küresel ticari bloklar ve diğer dünya ülkeleri ile de ekonomik iş birliği yapmaktadır.