Ekonomik Buhran Öncesi Dünya ve ABD

ABD’de başlayıp tüm dünyaya yayılan 1929 Dünya Ekonomik Buhranı 1930’lar boyunca da devam etmiştir. Özellikle, sanayileşen ülkelerde bu buhranın etkileri daha yıkıcı olmuştur.

Genel olarak ekonomik krizler, üretim-tüketim arasındaki dengesizliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Sanayi Devrimi’yle birlikte ortaya çıkan yeni ekonomik sistem, yatırımları ve üretimi sürekli büyütmeye çalışan bir anlayışa sahipti.

Yaşanan büyüme dönemlerinde;

  • Maliyetleri düşüren yeni teknolojilerin kullanılması,
  • Yeni üretim alanlarının açılması

yeni girişimcileri ortaya çıkarıyordu. Ancak girişimci sayısının ve üretimin artmasına paralel olarak pazarlar genişlemiyordu. Böylece ekonomide daralma dönemleri başlıyordu. Kâr azaldığı için yatırımlar da azalıyor, bu koşullarda üretime devam edemeyenler yok oluyordu.

1929 Ekonomik Buhranı, dar anlamıyla 24 Ekim 1929’da New York (Niv York) Borsası’nın çökmesidir (Kara Perşembe). Geniş anlamıyla ise kredi sistemiyle varlığını sürdüren ekonomide fazla üretimden kaynaklanan üretim-tüketim dengesizliğidir.

20. yüzyılın başında ortaya çıkan Taylorizm yöntemiyle ve I. Dünya Savaşı’nın etkisiyle artan üretim, verimlilik ve kâr oranları özellikle Amerika’da olağanüstü düzeye ulaşmıştı.

Adını Amerikalı mühendis F.W. Taylor’dan alan Taylorizm’de fabrika işçisine yalnızca belirli hareketi itina ile yapmak düşüyordu; işçilerin yapması gereken hareketler ve bunların süreleri dakika hatta saniyelere göre belirleniyordu. (www.emu.edu.tr) (Düzenlenmiştir.)

Amerika’da 1920’lerde otomobil, buzdolabı ve elektronik gibi yeni sanayi alanları gelişmeye başladı. ABD, I. Dünya Savaşı’nda ihraç ettiği bu sanayi ürünleriyle büyük kazançlar elde etti. Küçük şirketler birleşerek tekeller (holdingler) oluşturdular. 1929’a gelindiğinde Amerikan ekonomisinin %50’si üzerinde söz sahibi olan 200 kadar büyük şirket kurulmuştu. Ancak, şirketlerin bankalarla ilişkilerini belirleyen yasalar yoktu. Hissedarlar yeterli bilgilendirilmediği gibi banka ve şirketler yeterince denetlenemiyordu.

Sanayi alanında üretim artarken ve şehirlerde refah düzeyi yükselirken bu durum tarım sektörüne yansımamıştı. Zaten 1920’lerin başında kriz tarım sektöründe başlamıştı. Amerikan çiftçilerinin savaş esnasındaki talepleri karşılamak için arttırdıkları tarım ürünleri ellerinde kaldı. Üretim fazlası olan bu ürünleri elden çıkarabilmek için Amerikan çiftçileri fiyatları düşürdüler. Ancak savaş sırasında üretimi arttırmak için edinilen borçlar fazla hareket alanı bırakmıyordu. Birçoğu çaresizliğe düştü. Bu da alacaklıların ve destekçilerin ekonomik anlamda tıkanıklık yaşamasına yol açtı.

Dünya Ekonomik Buhranı sonucunda teneke barakalarda yaşamak zorunda kalan bir aile

Dünya Ekonomik Buhranı sonucunda teneke barakalarda yaşamak zorunda kalan bir aile

1921-1928 arasında Amerika’da üretim %26 artarken maaşlar yalnızca %14 oranında artmıştı. Bu durum, yapılan reklamların cazibesine karşın ürünlerin tüketilmesine engel oldu. Alım gücü gerilerken daha önceden büyük kârlar elde etmiş olan zenginler, üretim sektöründeki güvensizlikten dolayı borsaya yönelmişler ve nadiren görülen spekülatif (yapay) hareketlenmeye yol açmışlardı.

Dünya Ekonomik Buhranı nedeniyle işsiz kalan insanlar ücretsiz yiyecek almak için uzun kuyruklar oluşturdular.

Dünya Ekonomik Buhranı nedeniyle işsiz kalan insanlar ücretsiz yiyecek almak için uzun kuyruklar oluşturdular.

Bu arada zaten kötü yapılanmış olan bankalar, üretim- tüketim dengesizliğini aşmak amacıyla konut-otomobil gibi dayanıklı tüketim malları için kredi verdiler ancak bu krediler geri ödenemedi. Özellikle Florida (Filorida) kıyılarındaki arsaların çok değerleneceği algısı yaratıldı; bu arsaların alınmasında kullandırılan krediler geri alınamadı. Ayrıca krediler, bazı kişilerce sermaye amaçlı kullanılmaya çalışılınca New York Borsası’nda aşırı spekülasyonlar yaşandı, ekonominin gerçek durumuyla bağlantısı kesildi.

1920’lerde İngiltere’de para birimi poundun aşırı değer kazanması ihracatta düşüşe ve ekonominin bozulmasına yol açmıştı. Aynı dönemde savaş tazminatlarını ödemek için karşılıksız para bastıran Almanya’da hiperenflasyon (aşırı enflasyon) ortaya çıktı.

Şunlara da Göz Atmalısın
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir