Ekosistemin Cansız Bileşenleri (Abiyotik Faktörler)

Cansız faktörler, canlıların yaşamlarını devam ettirebilecekleri çevresel koşullardır. Cansız faktörler, belirli bir çevrede hangi türlerin yaşayabileceğini belirler.

Işık, iklim, sıcaklık, su, toprak ve mineraller vb. elemanlar abiyotik faktörlerdendir. Çevre koşullarını oluşturan bu faktörler, canlıları her zaman ve her yerde aynı önem ve yoğunlukta etkilemezler.

Bunların en düşük (minimum), en uygun (optimum) ve en yüksek (maksimum) etki sınırları; canlıların cins, tür, çeşit ve gelişme devreleri ile yetiştiği yerlerinin özelliklerine göre büyük değişim gösterir.

Ekosistemin cansız bileşenleri (Abiyotik faktörler)

Işık

Yeryüzündeki enerjinin temel kaynağı güneştir. Fotosentez yapan canlılar güneş enerjisini kullanarak organik besin sentezi yaparlar. Bu bitkileri tüketerek beslenen canlılar da dolaylı olarak güneş enerjisini kullanmış olurlar. Ekosistemlerde yaşam alanına ulaşan ışığın miktarı canlıların yeryüzüne dağılımını, gelişimlerini ve davranışlarını da etkiler.

Bitkilerde çiçeklenme, fototropizma, klorofil sentezi, hayvanlarda göç ve yabanıl yaşamda üreme davranışlarında ışık önemli etkendir.

Fotosentez için güneş ışığına ihtiyaç vardır.

Bitkiler ışık alma sürelerine göre kısa gün bitkileri, uzun gün bitkileri ve nötr bitkiler olarak üç gruba ayrılır.

Kısa gün bitkileri gecelerin gündüzlerden daha uzun olduğu mevsimlerde çiçeklenen bitkilerdir. Kısa gün bitkilerine örnek olarak çilek, soya fasulyesi, patates ve kasımpatı gibi bitkiler verilebilir. Uzun gün bitkileri, gündüzlerin gecelerden daha uzun olduğu mevsimlerde çiçeklenen bitkilerdir.

Bu bitkiler, çiçeklenebilmek için günde en az 12-14 saat ışık alma ihtiyacı duyarlar. Bu yüzden uzun gün bitkileri genellikle gündüzlerin daha uzun olduğu ilkbahar ve yaz dönemlerinde çiçeklenir.

Örneğin arpa, buğday, dere otu, ıspanak gibi bitkilerin çiçeklenmesi için 14 saatlik gün ışığına ihtiyaç vardır. Çiçeklenmesi ve gelişimi gün uzunluğundan etkilenmeyen bitkilere nötr gün bitkileri denir. Pamuk, domates ve ayçiçeği nötr gün bitkilerine örnektir.

Işık alma sürelerine göre: Çilek kısa gün bitkisidir. – Arpa uzun gün bitkisidir. – Domates nötr gün bitkisidir.

Sıcaklık

Sıcaklık, canlıların yaşam döngülerini etkileyen ve dağılışlarını sınırlayan en önemli cansız faktörlerden biridir. Sıcaklık canlıların gelişmesi, üremesi ve metabolik faaliyetleri üzerinde etkilidir. Sıcaklık, canlıların bünyesinde bulunan enzimlerin çalışmasını etkiler.

Enzimlerin yapısı yüksek sıcaklıkta bozulur, düşük sıcaklıkta ise enzimler yetersiz çalışır veya hiç çalışmazlar. Sıcaklık, hayvanlarda ise dış görünüşünü ve vücut büyüklüğünü etkiler.

Örneğin soğuk bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların (memeli ve kuşlar) vücudu, sıcak bölgede yaşayanlardan daha büyüktür (Bergman kuralı). Soğuk iklimde yaşayan sıcakkanlı hayvanların kulak ve kuyruk gibi çıkıntıları ısı kaybını azaltmak için sıcak iklimde yaşayan akrabalarına göre daha küçüktür (Allen kuralı).

Sıcaklık değişimleri hayvanlarda göç etme, üreme ve aktif olma durumlarını da etkile­mektedir. Bazı kuşların sonbahar yaklaşırken, kış şartlarının olumsuz çevre koşullarından korunmak için göç etmesi örnek verilebilir.

Bazı hayvanlar ise sı­caklığın düşmesi ile soğuk ve ku­rak mevsimlerde hayatta kalabil­mek için bazı canlıların yaşamsal faaliyetlerini en aza indirerek kış uykusuna yatarlar.

Kış uykusun­da hayvanlarda vücut sıcaklığı normalin altına düşer ve kalbin atım sayısı azalır. Ayılar, kurba­ğalar, köpekbalıkları, böcekler, yarasalar, yılanlar kış uykusuna yatan hayvanlardır. Sıcaklık, bitkilerin ilkbaharda yaprak ve çiçek açmasını, sonba­harda yaprakların dökülmesi ve bitki davranışlarını etkiler.

Kurbağalar kış uykusuna yatarlar.

Su ve pH

Dünyanın % 70’i sularla kaplıdır. Canlı yaşamı için suyun önemi büyüktür. Dünyada yaşam olmasının sebebi sudur. Canlıların vücudunda birçok metabolik olay su varlığında gerçekleşir. Tüm hücrelerde gerçekleşen enzimatik tepkimeler için su miktarının belli bir değerde olması gerekir.

Bu enzimatik tepkimelerin devamlılığı için tüm canlılar dışarıdan su almak zorundadır. Karada yaşayan canlılar, buz, kar ve yağmur sayesinde su ihtiyaçlarını karşılar. Bitkilerin fotosentez ile besin üretebilmek için suya ihtiyaçları vardır,

Ortamdaki suyun miktarı, mevsimlere göre dağılışı, canlıların yaşamı için hayati önem taşır. Bitki örtüsü ve zenginliğinin oluşmasında suyun önemi büyüktür. Bol yağış alan bölgeler bitki örtüsü bakımından zengin, yağış miktarı az olan kurak iklim bölgelerinde ise bitki örtüsü yok denilecek kadar azdır.

Ortamın pH derecesi de canlıların metabolik faaliyetlerini gerçekleştirebilmesi için önemli faktörlerden biridir. Organizmaların birçoğunun iç ortamının pH’si 7 veya 7’ye yakındır. Canlıların iç ortamlarındaki küçük pH değişimleri metabolik faaliyetler üzerinde büyük değişimlere yol açar.

Örneğin, insan kanının optimum pH’si 7,2’dir. Kanda meydana gelecek asitleşme ya da bazikleşme yaşamı tehlikeye sokabililir. Okyanus ve denizlerin pH’si yaklaşık 8,2’dir. Çeşitli nedenlerle suyun asitleşmesi bu ortamda yaşayan canlılara zarar verir.

Toprak ve Mineraller

Toprak, kayaların ve inorganik maddelerin çeşitli organizmalar veya iklim koşulları gibi nedenlerle fiziksel, kimyasal ve biyolojik ayrışmasıyla oluşur. Toprağın bileşiminde %25 su, %25 hava, %45 mineral ve %5 kadar da organik madde bulunur. Toprak karasal canlılar için hem yaşam ortamı hem de ham madde kaynağıdır.

Tüm canlıların yaşamlarının devam etmesi doğrudan ya da dolaylı olarak toprağa bağlıdır. Bitkiler kökleri ile toprağa bağlanır ve fotosentez için gereken mineralleri topraktan alır. Toprakta bulunan mineraller, canlılar için hayati önem taşır.

Bu minerallerden en çok ihtiyaç duyulan karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O) ve azot (N)’tur. Topraktaki minarel maddelerin eksikliği tüm canlıları olumsuz etkiler. Bitkilerin büyümesini, toprakta en az bulunan mineral madde sınırlar. Buna minimum kuralı denir.

Örneğin, bir bitkinin yaşadığı toprakta magnezyum elementi dışında diğer tüm elementlerin yeteri kadar bulunması bulunduğunu varsayarsak, bu bitkinin gelişimi, toprakta az bulunan magnezyum elementiyle sınırlandırılır.

Bitkiler mineralleri topraktan alır.

İklim

Belli bir bölgede uzun süren hava koşullarının ortalama durumuna iklim denir. İklimin oluşumunda ekosistemin dört cansız bileşeni olan sıcaklık, ışık, rüzgâr ve suyun önemli etkisi vardır. İklim, yeryüzü enlemlerine göre farklılık gösterir. Bir bölgede hüküm süren iklim koşulları da canlıların coğrafik yayılışını etkiler.

Örneğin, Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe geniş yapraklı ağaçlardan iğne yapraklı ağaçlara geçiş görülür. Coğrafi olarak Kuzey yarım kürede bulunan ülkemizde deniz kıyılarında ılıman bir iklim, iç kesimlerde ise daha soğuk bir iklim gözlenmektedir.

Bu özellikler de değerlendirildiğinde genel olarak üç iklim çeşidine (Akdeniz, Karadeniz ve karasal iklim) rastlanmaktadır. Ayrıca Marmara ve Ege bölgeleri arasında bir geçiş iklimi mevcuttur.

Türkiye iklim haritası

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir