Fatih Sultan Mehmet’in Annesi Kimdir?

Fatih Sultan Mehmet’in doğum yeriyle tarihi gibi, annesinin hüviyeti de ihtilaflı bir meseledir.

Çünkü bu bahtiyar kadının ecnebi olduğuna ait saçma sapan bir takım iddialar vardır.  Hiç bir aslı faslı olmayan ve hatta gülünç sayılmaya bile değmeyen bu safsataların birine göre; İkinci Murad’ın kadınlarından Sırp prensesi Mara güya Fatih Sultan Mehmet’in annesidir.

Sırp despotu Brankoviç’in kızı olan bu prensesi; Fatih Sultan Mehmet tahta çıktığı zaman derhal hudut hâricine çıkarıp memleketine iade etmiştir. Böyle ihraç edilmiş bir kadının padişah anası olma ihtimali yoktur.

Bazı muahhar Osmanlı müverrihlerinin bu asılsız iddiayı hiç tetkik etmeden kitaplarına geçirivermiş olmaları çok esef edilecek bir gaflettir.

Fransız müelliflerinden Henri Mathiem’nün “La Turquie et ses differents peuples” ismindeki eserinin birinci cildinde bahsettiği ikinci bir iddiaya göre de; Fatih Sultan Mehmet’in annesi Sırp değil Stella isminde bir İtalyan kızıdır.

Yedi yaşındayken Cezayir korsanları tarafından esir edilen bu İtalyan kız İkinci Murad’la evlenmiş, Fatih Sultan Mehmet bu izdivaçtan dünyaya gelmiştir.  Güya ilk fikir terbiyesini de işte bu mevhum anasından almıştır! Hatta İtalyanca bilmesi de işte bundanmış! Tabiî birinci iddia gibi bu ikinci iddia da hiç bir ciddî vesikaya istinat etmiyor.

Tıpkı bunlara benzeyen üçüncü bir iddia da eski Osmanlı tarihlerinde çok haklı olarak reddedilir. Fatih Sultan Mehmet’in bir Fransız prensesinden dünyaya geldiğine ait olan bu garip iddia ilkönce bir Fransız sefirinin hayalhanesinden çıkmıştır.

II. Mehmet

Peçevî tarihinin birinci cildiyle Cevri tarihinin ikinci cildinde bu ecnebi iftirasının reddine ait birer fasıl vardır. Peçevî İbrahim Efendi’nin anlattığı Fransız masalına göre ise; günün birinde Fransa padişahı peri kadar güzel kızını bir krala vermiş. Güzel prenses çeyiziyle beraber bir azîm kalyona bindirilip yola çıkarılmış.

Yolda Türk denizcileri Fransız kalyonunu zapt etmiş ve Fransa Padişah’ının dilber kızı İkinci Murad’a gönderilmiştir.  Sultan Murad kızı beğenip almış ve Fatih Sultan Mehmet işte bu Frenk masalındaki kral kızından dünyaya gelmiştir. Yalnız Fransız prensesi Müslüman olmadığı için Galata’daki türbesi kapanmış, kapısına kilit vurulmuş ve ruhuna Kur’an okunmazmış.

Hatta Peçevî İbrahim Efendi bir gün bu mesele hakkında o zamanki Fransa sefiriyle de görüşmüş, bu tuhaf mülâkat şöyle olmuş:

«Bu hakir-i kesir-üt-taksir Hâfız Paşa’nın vezareti esnasında Arz odasında câlis içim. Fransa elçisi geldi. Vezir-i azam tafra çıkınca bir saat-i nücûmî miktarı elçi ile müsâhabet vaki oldu: Bununla gayet tefahür ederler ve «Sultan Mehmet’ten sonra gelen pâdişâhân-ı zî-şân Françe padişahlarının akrabalarıdır » derler ve Her zaman mülkümüz âl-i Osman mülküne muttasıl iken bizden kilâına ve hükkâmına dostluktan gayri zahir olmamıştır; padişahlarımız hakk-ı karabeti şöyle riayet ederler ve ol duhter-i pâkîze-ahter İslam’a gelmedi ve el’ân türbesi muhaffel ve mesdûddur. Ekser Galata’dan geldikçe câmi hareminden geçeriz ve türbesine nazar ederiz » dedi….

Peçevî İbrahim Efendi Fransa krallarını Osmanlı hanedanına akraba çıkarmak için uydurulan bu tuhaf masal hakkında önce kendi arkadaşlarıyla görüştüşür. Sonra işi tetkike karar veriyor ve bir gün sefirin bahsettiği Galata’daki türbeye gider.

Orada türbedarla görüşür; her yerde olduğu gibi orada da her sabah Kur’an okunduğunu görür. Fransa elçisinin anlattığı hikâyeyi teyit edebilecek hiç bir hususiyetten eser olmadığını anlar ve sefire de de anlatmak ister.

«Bunu elçiye takrir ittüm, kaabil olmadı, elçi inadında musırr olup itikadından dönmedi»

diyor. «Cevrî» tarihinin ikinci cildindeki bahis de bunun hulâsasından ibarettir. Fakat bu ecnebi masallarına mukabil millî menbalarda Fatih Sultan Mehmet’in annesi Türk olduğunu gösteren sarahatler vardır. Meselâ «Hoca Sa’düddin’in»  “Tâc-üt-tevârîhinde” şu fıkraya tesadüf edilir.

«Sultan Murad İsfendiyar oğlunun duhterini nikâhla hatunluğa kabul eyledi. Hatta Fatih Sultan Mehmet’i İstanbul Sultan Mehmet-Han ol duhterden vücuda gelmiştir.»

Bu fıkrada; Fatih Sultan Mehmet’in annesi gösterilen Türk prensesi; Kastamonu ve Sinop’ta hükümet süren Candaroğulları hanedanından olan İsfendiyar Bey’in kızı yahut torunu Halime veyahut Hadice Hatun’dur.

İkinci Murad’ın bu kızla izdivacı Hicretin 827 ve Milâdın 1424 tarihindedir. İsim ihtilâfının sebebi şudur; Fatih Sultan Mehmet’in annesi olduğundan bahsedilen Hatun; bir rivayete göre İsfendiyar Bey’in kızı Halime ve diğer bir rivayete göre de torunu, yâni oğlunun kızı Hadice Hatun’dur.

Halil Ethem Bey’in «Düvel-i İslâmiyesinde» birinci rivayeti ile Ahmet Tevhid Bey’in Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuasında çıkan «İsfendiyar- oğulları veyahut Kızıl-Ahmedliler» ismindeki etüdünde ikinci rivayeti esas ittihaz etmektedir.

Tevhid Bey’in 906=1500 – 1501 tarihli bir vakfiyeye istinaden; Bursa’da yeni Kaplıca karşısındaki türbesinde metfun olan Hadice-Sultan’ın İsfendiyar Bey oğlu İbrahim Bey’in kızı olduğunu ispat etmiştir. Yalnız Fatih Sultan Mehmet’in bu hatundan dünyaya geldiği hakkında hiç bir şey söylememektedir.

Halil Ethem Bey ise Halime-Hatun’dan bahsederken «âlâ-rivayetin Fatih Sultan Mehmet’in anası» olduğunu kaydetmekle iktifa etmiştir. Bir rivayete göre de İkinci Murad; Dulkadir hanedanından Âlime-Hâtun isminde bir prensesle evlenmiş ve Fatih Sultan Mehmet işte bu izdivaçtan dünyaya gelmiştir.

Fakat daha sonraları Bursa mahkeme sicillerinde yapılan tetkiklere göre Fatih Sultan Mehmet’in muhterem annesi Hüma- Hatundur. Bu bahtiyar kadının türbesi; Bursa’da Muradiye câmiinin şark tarafında Müze idaresince istimlâk edilen bir bahçe içinde, camiden çarşıya doğru gidilirken yolun sağ tarafına düşmektedir.

Bursalıların «Hatuniye türbesi» dedikleri bu zarif abide camiden yüz metre kadar ilerdedir. Memduh Turgut KOYUNLUOĞLU’nun Bursa Halkevi neşriyatı içinde çıkan «İznik ve Bursa tarihinin» 152— 153 üncü sahifelerinde «Hatuniye künbeti» ismiyle bahsedilen bu türbeyi Fatih Sultan Mehmet, babası İkinci Murad hayatta iken ölen annesi için yaptırmıştır. 853=1449 tarihinde, yâni İstanbul’un fethinden dört sene evvel yapılmış.

Bu türbenin kitabesi Arapçadır ve üç satırdır;

Fatih Sultan Mehmet’in annesinin türbesindeki kitabe

 

Bu kitabenin en büyük kıymeti; Fatih Sultan Mehmet’in muhterem annesinin, ecnebi rivayetlerinde iddia edildiği gibi İstanbul’da metfun olmadığını bildirmesi ve Türbesinin Bursa’da bulunduğunu, ecnebi masallarında iddia edildiği gibi Hristiyan olarak öldüğü için türbesi kapalı olmayıp Müslüman olduğunun kitabe ile sabit olduğunu artık hiç bir tereddüde imkân bırakmayacak bir katiyetle ortaya koymasıdır.

Yalnız kitabede Hatun’un ismi yoktur; fakat bu Bursa mahkeme sicillerinin 31, 201 ve 370 sayılı defterlerinin 35, 64 ve 40 inci sahifelerinde bulunmuştur.

Tüm bu durumlar değerlendirildiğinde, ecnebilerin masallarının gerçekleri yansıtmadığı, II.Mehmed yani Fatih Sultan Mehmet’in annesinin kim olduğu konusunun gayet açık olduğu, Fatih’in annesinin gerçek adının ise mahkeme kayıtları ile sabit olduğu görülmektedir.

Gerçek olan şudur ki; Fatih Sultan Mehmet’in annesinin ismi  Hüma – Hatun’dur.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir