Genel ve Sistematik Din Sosyolojisi

Genel ve Sistematik Din Sosyolojisi

6 Mayıs 2018 0 Yazar: Fikir

Burada Genel ve Sistematik Din Sosyolojisi hakkında belli başlı niteliklerini açıklamak amacını güttüğümüz bu bilim bir çok problem ve kategorileri inceler.

Buradan açıkça anlaşılır ki yalnız başına ele alınan her hangi bir dine öz sosyolojik problemleri ve nitelikleri söz konusu eden bir de Özel Din sosyolojisi (Sociologie Religieuse Particuliere) vardır.

Ernst Troelsch 1912 yılında yayınladığı Hristiyan Kilise ve Gruplarının Toplumsal Doktrini adlı eserinde bir Hristiyan Din Sosyolojisi yapmıştır. Max Weber 1920 yılında yayınladığı Din Sosyolojisi Dergisinde Konfuçyus, Hindu ve Yahudi dinlerinin Özel Din Sosyolojilerini ortaya koymuştur. Bunun gibi Reuben Levy’nin 1957 yılında yayınladığı İslamın Toplumsal Yapısı ve Joseph Chelhod’un 1958 yılında yayınladığı İslam Sosyolojisine giriş adlı eserler de İslam dinini inceleyen birer Özel Din Sosyolojileridir.

Çoğu zaman Özel Din Sosyolojisi sosyolojik problemlere bağlı teorilerden söz açmaz. Çünkü kimi dinlerin özünde toplumsal bir teori yoktur. Buna karşılık bu dinlerde Sosyolojiye konu olan ana şekillere rastlanır. Din Sosyolojisinin konusu, tarih boyunca, özel ve ampirik bir şekilde olagelen din ve toplum araştırmaları temeline dayanır. Bu görüşün zorunlu sonuçları olarak din sosyolojisinin ilgi alanı şöyle özetlenebilir:

  1. Dinin aile, kabile, millet, devlet ve benzeri tabii topluluklar karşısında zorunlu olarak aldığı bir durum ve takındığı bir tutumlardır. Dinle tabii topluluklar arasındaki münasebetlerin çözümlenmesi, Sistematik Din Sosyolojisinin başta gelen bir görevidir.
  2. Din, varlığına bağlı olan sosyolojik tezahürleri kendiliğinden meydana getirir. Sırf Dini Cemaatler (Communaute Specifiquemerit Religieuse) ancak, Evrensel Dinlerin ortaya attığı topluluklardır. Temel yapılarının incelenmesi gerekli olan konular şunlardır: Din Doktoru ve öğrencisi, üstad ve tilmiz münasebetlerini düzenleyen ilkeler cemaatler, müminler cemaati, mezhep, tarikat ve benzerleri.
  3. Bir yandan tabii toplulukla dini grup arasında, öte yandan toplumla, yaşayan din arasında, incelenmesi gerekli özel münasebetler.
  4. Birbirine tamamen yabancı olan dini topluluklar (cemaatler) arasındaki münasebetler kadar bir dini topluluğun içindeki mezhep ve tarikatlarıyla olan münasebetleri de Din Sosyolojisinin inceleme alanına girer. Bilincinin yakın örneği Kıbrıstaki Hristiyan ve İslam cemaatlerinin münasebetleri, ikinci şıkkın örneği ise İslam dininin kendi bünyesinde yer alan mevlevi veya kadiri tarikatına karşı aldığı tutumdur.

Yukarıda belirtildiği üzere bu konuda bugüne kadar çok az sayıda eser yazılmıştır Ortaya atılan meseleleri tümüyle aksettirecek önemde sistemli bir çalışmanın hemen hemen yapılmadığı da bir gerçektir. İleride türlü sebeplerle ele alacağımız bir kaç ünlü Kurucuya ve onların yazılarına burada kısaca dokunmakta fayda vardır.

Din Sosyolojisi ve Max Weber

1864 yılında doğmuş, 1920 yılında ölmüştür. Din Sosyolojisi dergisi 10 üç cilttir. İkinci baskısı 1922-23 yılında yapılmıştır. Yazar, bu eserinde karşılaştırmalı olarak dinin ekonomi üzerindeki etkilerini ve yine ekonomik hayatın toplum ve toplum tabakaları üzerindeki tepkilerini araştırmıştır. Ne yazık ki bu büyük yazarın din sosyolojisine yaptığı ölçüsüz hizmetleri bir yana bırakılarak Kapitalizm zihniyeti ve bunun Protestan ahlaki üzerindeki etkisi ve özellikle Kalvinizm ahlakına ilişkin yazıları büyük çevrelerde daha çok ilgi çekmiştir.

Din Sosyolojisi ve Ernst Troeltsch

Max Weber’in yanı başında Ernst Troeltsch’ ı buluyoruz. 1865 yılında doğmuş ve 1923 yılında ölmüştür. Konu ile ilgili olarak, Hristiyan Kilise ve Gruplarının Sosyal Doktrini adlı eseri yazmıştır. Yazar burada Hristiyanlığın toplumsal elemanlarım incelemekle beraber öyle derin çözümlemeler yapmıştır ki görünürde ele alman konu yalnızca Hristiyanlık olduğu halde gerçekte bütün dinleri kapsayan genel ve sistemli bir Din sosyolojisinin temelleri atılmıştır.

Din Sosyolojisi ve Joachim Wach

1898 yılında doğmuş ve 1955 yılında ölmüştür. Kendisi aslında karşılaştırmalı dinler bilimi profesörüdür. Son görevi Chicago Üniversitesindedir. Din sosyolojisi başlangıcı adlı eserinde ilk olarak karşılaştırmalı ve sistematik bir Din sosyolojisinin alan, amaç ve sınırlarını çizmiştir Bu eser konu ve tanımlarıyla özlü bir Din Sosyolojisi taslağı niteliğindedir. Yazarın, Amerikaya göç ettikten sonra İngilizce olarak yayınladığı Din Sosyolojisi bütün bilim çevrelerinde yankılar yapmış ve çeşitli dillere çevrilmiş önemli bir eserdir. Burada Dini tecrübenin anlatımları, dinin toplumdaki birleştirici görevi, dinle toplum münasebetleri özlü bir şekilde ele alınmıştır. Yazarın Dini Tecrübe Tipleri ve Dinlerin Karşılaştırmalı Etüdü adlı eserleri de dolayısıyla Din Sosyolojisi konularını inceler.

Din Sosyolojisi ve Güstav Mensching

1901 yılında doğmuş ve 1978 yılında ölmüştür. İlkin halk Dini ve Dünya dini adı altında yayınladığı eser az zamanda kapışılmış ve tükenmiştir. Büyük savaştan sonra Bonn Üniversitesinde öğretime başlayan yazar daha sonra Fransızcaya da çevrilmiş olan Dini sosyolojiyi yayınlamıştır. Eser, sistemli din sosyolojisinin bir çok konularını ele alır. Milli Din ve Tabii topluluk, Evrensel Din ve Tabii topluluk, Din ve Dini cemaat, Dini cemaat ve Din, bu eserin belli başlı konuları arasındadır.

Din Sosyolojisi ve Glenn M. Vernon

Brigham Young Üniversitesi öğretim üyelerindendir. 1962 yılında yayınladığı Din sosyolojisi günün konularıyla ilgilenir.

Buraya kadar sistematik Din sosyolojisine hizmet edenlerden ve eserlerinden bahsettik. Bu yazarlar çalışma metodu olarak anlayış sosyolojisi (Verstehen Soziologie)’ni almış ve hiçbir suretle din mensuplarını gücendirecek ve küstürecek bir yol tutmamışlardır.

Eserlerinde pozitivistlerin dinsizliğe götüren yorumlarına rastlanmaz. Bunlar Sistematik din sosyolojisinin kurucuları olmakla beraber din ve din sosyolojisi konusunda başka yazarlar da vardır: Karl Marx, Auguste Comte, Freud ve Durkheim gibi ünlü bilginler de bu konularda fikir yürütmüş ve eserler vermişlerdir. Fakat bu bilginler pozitivist ve tek görüşlü kalmış ve dinin içinde sakladığı bazı yücelikleri en basit maddi olaylara indirmişlerdir. Gerçi Auguste Comte Pozitivist ilmihali, Durkheim Din Hayatının iptidâi şekilleri, Freud Totem ve Tabu gibi şaheserleri kaleme almışlardır. Fakat bunları, bir çokları, Din sosyolojisinin kurucuları değil, yıkıcıları gibi görmektedirler. Zira Karl Marx dini iktisadi hayatın bir fonksiyonu saymış, Aguste Comte tapılanla tapanı birbirine karıştırmış, Durkheim dinin başlangıcını içgüdülerde bulmuş , Freud ise dini nevroz ve cinsel güdülerle açıklamaya kalkmıştır. Bütün bunlar muhtelif dindeki düşünürleri küstürmüş ve sürekli tartışmalara yol açmıştır.