Hun, Göktürk ve Uygurlarda Müzik Kültürü

Hun, Göktürk ve Uygurlarda Müzik Kültürü


A. Hun müzik kültürü

Orta asya’da bilinen ilk türk devleti, hunlar tarafından kuruldu. Teoman, asya hun devleti’nin ilk hükümdarıdır (mö 220 – 209). Türk askerî müzik takımı, ilk kez devletleşmeyle birlikte düzenli orduya sahip olan hun devleti’nde kurulmuştur. Hunlarda müzik; devlet ve toplum yaşamının, din ve devlet törenlerinin, şölen ve eğlencelerinin (toy); resmî, dinî, askerî ve sivil yaşama ilişkin düzenleme ve etkinliklerin başta gelen ögelerinden olmuştur.


Hunlar döneminde türk müziğinin özellikleri:

• kurulan askerî müzik takımına, tuğ takımı adı verilmiştir.
• tuğ takımında davul, boru ve zil gibi çalgıların yanında bir de sancak yer almıştır.
• hun devleti döneminde cenaze törenlerine yuğ adı verilmiş davul eşliğinde, sagu denilen bir tür ağıt söylenmiştir.
• hunlarda önemli bir uygulama da nevbet törenidir. Büyük bir davulun çalınmasıyla yapılan törene, nevbet töreni; çalınan büyük davula da nevbet davulu adı verilmiştir.
• hunlarda sefere çıkışta çalınan nevbet ve seferde otağın önünde çalınan nevbet olmak üzere iki türlü nevbet töreni vardır.

Sağ alttaki görselde beş hakanlığı sembolize eden sancaklar ve zincirli, demir halkalı nevbet davulu gösterilmiş ve nevbet töreni tasvir edilmiştir. Sol alttaki görselde nevbet davulunun üzerinde, hunların yaşayışlarını anlatan süslemeler verilmiştir. Hun müzik kültüründe gelenekleşen nevbet davulu, göktürk müzik kültüründe de devam etmiştir.

üzeri süslü nevbet davulu örneği (şematik çizim) - hunlarda nevbet törenini tasvir eden duvar resmi (şematik çizim)

üzeri süslü nevbet davulu örneği (şematik çizim) – hunlarda nevbet törenini tasvir eden duvar resmi (şematik çizim)


B. Göktürk müzik kültürü

Göktürk (köktürk) devleti (552 – 745), türk adını kullanan ilk büyük devlettir. 6. Yüzyılın ortalarında orhun nehri’nin batısındaki yayla bölgesinde (ötüken) kurulmuştur. Göktürklerde kağanların sarayları, beylerin karargâhları hem idari hem de kültürel açıdan önemli merkezler olmuştur. Müzik topluluklarında tuğ takımları, ünlü ozanlar (kopuzcular), ırağanlar (şarkıcılar) bu merkezlerde görev yapmışlar ve o dönemdeki devlet yöneticileri tarafından desteklenmişlerdir.

Göktürkler Döneminde Türk Müziğinin Özellikleri:

• Halk arasında yapılan müzik ile saraylarda yapılan müzik arasında üslup, içerik ve biçim yönünden farklılıklar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu farklılıklar sanat müziği ve halk müziği ayrımının ilk aşamasını oluşturmuştur.
• Müzikte yaygın çalgılar kopuz, köbürge denilen davul ve borudur.
• Göktürklerdeki müziğin perde dizilişi, sırasıyla beş perdelikten (pentatonik) altı ve yedi perdeliğe doğru gelişmiştir.
• Göktürklerde müzik, ilk defa çalgı müziği ve sözlü müzik olmak üzere iki türde adlandırılmıştır. Çalgı müziği eserlerine kök, sözlü müzik eserlerine (şarkılara) ır ya da yır denilmiştir.

Bilgi : Göktürkler Döneminde, bey karargâhları ve kağan saraylarında yapılan müzikler ile halk arasında yapılan müzikler arasında üslup, içerik ve biçim yönünden farklılıklar oluşmuştur. Bu durum, Türk müzik kültürünün türlerinden olan halk müziği ve sanat müziği arasındaki ayrımın başlangıcını oluşturmuştur.


C. Uygur Müzik Kültürü

Hun ve Göktürk devletlerinden sonra Orta Asya’ya Uygurlar egemen olmuştur. Uygur Devleti (744 – 840), yerleşik yaşam biçimine geçen ilk Türk devletidir. Yerleşik yaşama geçmeleri kültür ve sanatta daha ileri düzeye ulaşmalarını sağlamıştır. Uygurlar, Göktürk Devleti’nden aldıkları müzik kültürünü işleyip geliştirmişlerdir.

Uygurlar Döneminde Türk Müziğinin Özellikleri:

• Türk müziği ses sistemi, bu dönemde beş perdeli (pentatonik) ezgiler yönünden çeşitlilik kazanarak zenginleşmiş; önce altı perdeliğe doğru gelişmiş sonra yedi ve sekiz perdeli modal müzik aşamasına ulaşmıştır.
• Bu dönemde, ustadan dinlediğini icra etme yönteminin yanı sıra müziği yazarak ve okuyarak yapma yöntemi de uygulanmaya başlanmıştır.
• Müziğin yazıya aktarıldığı ilk örnekler yine bu dönemde oluşmuş, yapılan besteler sonraki sanatçılara aktarılmıştır.
• Uygurların resmî çalgıları, kövrük adını verdikleri altınlı davul ile altınlı borudur. Uygurların geleneksel çalgısı kopuzdur. Uygurlarda çalgı, çeşitlilik kazanmıştır. Kopuzun yanında arp, ut (pipa), ağız mızıkası, dutar (iki telli) ve sıbızgu (ağız orgu) kullanılmaya başlanmıştır.
• Uygurlarda, küçük yerleşim yerlerinde kopuz ve sıbızgu kullanılırken büyük yerleşim yerlerinde arp, ut vb. kullanılmıştır.
• Uygurların Çinlilerle ekonomik ve kültürel yakınlaşmaları sonucu sıbızgu ve arp, her iki kültürün de kullandığı çalgılar olmuştur.

Bilgi : Uygur Döneminde yaşamış olan Boğunçu, en eski Türk ozanı olarak bilinmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir