İktidarın Kaynağı Nedir, İktidar Gücünü Nereden Alır?

İktidarın Kaynağı Nedir, İktidar Gücünü Nereden Alır?

21 Ekim 2018 0 Yazar: Recep

İktidar, yönetenlerin, yönetme yetkisini, idareyi elinde bulundurmasıdır. Başkalarının otorite dediği şeye iktidar diyen Duverger, iktidarı şöyle tanımlar: “Kullanıldığı un normlarına, inançlarına ve değerlerine uygun şekilde oluşan bir etki (ya da ) biçimidir.”

İktidar in bir öğesidir çünkü , bağımsız ve sınırları belli bir toprak parçasında hak ve hukuku belirleyen, u ve bireylerini yöneten, denetleyen ve koruyan bir güce sahiptir. Bu ten yoksun bir , olarak tanımlanamaz. Fakat hiçbir de yönetme gücünü, elinde bulundurduğu iktidardan tek başına alamaz.

Siyasal iktidarın yasa, emir ve eylemlerinin birey ve açısından kabul edilmesinin tek dayanağı meşruiyet (yasaya uygunluk)tir. Yani iktidar, un ve bireylerin çıkar ve isteklerine hizmet ettiği sürece meşruiyet kazanmaktadır. Çünkü iktidar sal rızaya dönüşmedikçe bir zoru, zorunluluğu ve zorbalığı temsil eder. Baskı, darbe ve kaba meşru olmayan otorite larıdır.

Siyaset felsefesinin üzerinde durduğu sorulardan biri de iktidar gücünü hangi kaynağa dayandırarak meşru kılmaktadır? İktidarı meşru kılan nedir?

Siyaset felsefecilerden Max Weber (1864-1920)’e göre iktidar, yani yöneten otorite gücünü üç tan alır: geleneksel otorite, karizmatik otorite, demokratik veya hukuksal otorite.

Geleneksel Otorite

Geleneksel Otorite

1.Geleneksel Otorite: Bu otorite kaynağını gelenek ve yerleşik inançlardan alır. Bu otorite türü, geleneklerin hâkim olduğu, değişmeye kapalı ve gelişmenin çok yavaş olduğu durağan larda ve kurumlarda görülür. Feodal veya ataerkil lar, geleneksel otoriteyi elinde bulunduran yöneticiler tarafından yönetilir. İktidarın, başkanının yaşamı boyunca elinde kaldığı, yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tek bir kişinin (kral, , çar gibi) elinde olduğu monarşik ve teokratik lerde iktidarın kaynağı geleneklerdir. Bu gelenekler; iktidarın “ya babadan oğula geçme geleneği” ya da “iktidarı elinde bulunduranların Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olarak” kabul edilmesi gelenekleridir.

Eski Mısır ve Roma İmparatorluğu döneminde olduğu gibi imparatorun ya bizzat Tanrı’nın kendisi olduğuna inanılır ya da eski Avrupa’nın Hristiyan kralları ile bazı İslam lerinin halifelik anlayışında olduğu gibi ların gücünün onlara Tanrı tarafından verildiğine inanılır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Mustafa Kemal ATATÜRK

2.Karizmatik Otorite: Karizma “lütuf, Tanrı vergisi” anlamına gelir. Karizmatik otorite, doğrudan doğruya yönetici veya liderde doğuştan getirildiği ve olağanüstü olduğu kabul edilen bireysel ve niteliklerinin (kahramanlığı, eşsiz adaleti, üstün bilgisi gibi) bulunduğu inancına dayanır. lerin (Hz. Muhammed gibi), kurtarıcıların (Ata gibi), bilge kralların (Aliye İzzetbegoviç, Gandi gibi) bu tür karizmatik özelliklere sahip olduğuna inanılmakta, insanlar bu kişileri önder, lider olarak kabullenmekte ve karizma sahibine itaat etmektedirler çünkü halk tarafından bağımsızlığın ve özgürlüğün simgesi olarak kabul edilen karizmatik liderin, tüm eylemlerinin her zaman halkın iyiliği ve doğruluğu için olduğu inancı vardır.

3.Demokratik veya Hukuksal Otorite: Bu otoritenin kaynağı insanın kendi akıl ve iradeleriyle oluşturdukları yazılı hukuk kurallarıdır. İktidarın meşruiyeti “halka” ve “millete” dayanır. Bu iktidar biçiminde halk kendisini yönetecek kişiyi ve kendisini temsil edecek vekilleri seçimle belirler. Vatandaşlar seçtikleri temsilciler aracılığıyla iktidarda söz sahibi olur. Hukuk kuralları hem yönetenleri hem de yönetilenleri bağlar. Yönetenler belli kurallar çerçevesinde iktidara gelir ve iktidar gücünü kullanır.

Yönetilenler siyasal iktidara şu nedenlerden ötürü rıza gösterir: Sağladığı güvenlik; bireyler için hayata geçirdiği eşitlik; temin ettiği özgürlük. in örgütlenme yapısında ler ayrılığı ilkesi geçerlidir. J. J .Rousseau, J. Locke, D. Hume bu görüşün savunucularındandır.