İnsan Haklarının Etik Temeli

İnsan Haklarının Etik Temeli

13 Şubat 2018 0 Yazar: Fikir

Kişinin etik davranabilmesi için bir evrensel ilkeye uygun davranması gerekir. Kişi, bir evrensel etik ilkeye uygun davranırken davranışının sonunda herhangi bir çıkar beklemez.

Karşısındaki kişinin insan olması, kişiyi belli yönde davranmaya zorlar. İnsan hakları ile etik arasındaki ilişki çift yönlüdür:

  • Evrensel insan haklarını birer etik ilke olarak kabul etmek,
  • İnsan haklarına saygı göstermeyi, bir ahlaki görev saymak.
İnsan, haklarıyla doğar.

İnsan, haklarıyla doğar.

İnsan hakları devredilemez, reddedilemez, yok sayılamaz. insanlar bu temel haklara sahip olmak için, herhangi bir bedel ödemezler, hiç kimseye borçlanmazlar. Çünkü insan, haklarıyla birlikte doğar Bu yüzden yaptığı hiçbir şey, bir insanın temel haklarını kalıcı olarak elinden almaya izin vermez. Diğer insanlara düşen görev, insanın temel haklarına koşulsuz saygı göstermektir. Bu, insana duyulan evrensel saygıdır (Görsel: www.doktori.mk).

Etik olan, çıkarsız ve beklentisiz biçimde iyi ve doğru olanı yapmaktır. İyi olan, başkasına zarar vermeyen hatta kişinin kendisine veya başkasına olumlu katkı yapan bir tutum, davranış veya uygulamadır. İyi olanın aynı zamanda doğru olduğu düşünülür. Doğru ise geçerli bir ilkeye, yasaya, geleneğe vb. uygun olan demektir. “Öldürmemelisin!” biçimindeki etik ilke (ahlak yasası), insanın en temel hakkı olan “yaşam”ı güvence altına alır. “Suçsuz yere cezalandırmamalısın!” ilkesi ise yine insanın temel haklarından “suçu ispat edilinceye kadar masum kabul edilme” ve “adil yargılanma” haklarını güvence altına alır. Yaşamak, adil yargılanmak, mal mülk edinmek, evlenmek, öğrenmek, sağlıklı yaşamak, dinlenmek ve tatil yapmak, yönetime katılmak, çalışmak… Bunlar İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde birer insan hakkı olarak tanımlanmaktadır.

Ron Vadrams'ın

Ron Vadrams’ın “Her İnsan Onur ve Haklar Bakımından Özgür Doğar” adlı illüstrasyonu, 1988

Toplumdan topluma farklılık gösteren kültürel değerler insanı çepeçevre kuşatmakta, neredeyse bütün davranışlarını yönlendirmektedir. Dışlama, kınama, yadırgama, küçük görme gibi yaptırımlar nedeniyle insanlar, başkalarına hiçbir zararı olmayan şeyleri bile özgürce yapamaz hâle gelirler. İnsan haklarına dayalı bir etik anlayışı, kişinin özgürlüğüne saygı duymayı önerir, kişisel tercihlere müdahale etmeyi yasaklar. Özgürlük, herkes tarafından korunması gereken, insana onur ve değer katan bir durumdur. Etik bir ilke olarak benim özgür oluşum, diğerlerinin özgürlüğünün garantisidir.