Karşılaştırma Metodunun Tahlil Sınıfları Nelerdir?

Karşılaştırma Metodunun Tahlil Sınıfları Nelerdir?

9 Mart 2018 0 Yazar: uzun

Açıklama (Explieation des faits)

Bilimsel araştırmalarda ancak karşılaştırmalar yaparak açıklamalara gidilir ve ancak bu yolla toplumsal olay ve olguların mekân ve zamandaki uygunluk ve aykırılıkları ortaya çıkar.

O halde niçin şurada burada birbirine benzeyen alışkılara rastlanıyor ve neden bu alışkılar birbirine uygundur? Bu soruların iki türlü çözgesi vardır: yayılış, oluş /

türeyiş.

Yayılış (Diffusion)

Uzun zaman fikir ve olguların yayılma, benzeme, başka yerlere götürülme ve dağılmaları onların zaman ve mekânda gerçekle şen uygunluğuna (Confomit es) yorulmuştu. Benzemelerin taklitten ileri geldiğine inanılıyordu.

Eğer Çinlilerle Romalılar babaşahlık sistemini uygulamışlarsa bu, her iki milletin sistemlerini kendilerinden daha eski bir milletten aldıklarını gösterir. Bundan dolayı ilkönce alışkıların kök ve başlangıcını aramak ve onları kimlerin bulduğunu incelemek gerekir.

Bundan ötesini gönüllü veya zorunlu nüfus aktarmaları ve güçler tamamlar. Başka milletlerden alarak memleket kültür ve medeniyetinde aşılamalar yapmaya iktibas, bunun kural ve kanunların gösteren bilgiler tümüne de iktibas teorisi (Theorie de I’emprunt) denir.

Yahudilerin, eski çağlarda bütün dünyaya yayılma ve yerleşmeleri olayı ile Yeni ve Eski Dünya arasındaki benzerlik ve aykırılıklar yorumlanıyordu. Lâfitau, Amerikalıları, İbranilerin gerçek torunları olarak görüyordu.

De Brosses da bu şekilde düşünür. Bougainville Taiti’de Eski Dünya ile ortaklaşa bir başlangıcın izlerini bulduğuna inanıyordu. Bugün hurafe ve birtakım kurumların kökü, eski Mısırlılarda aranmaktadır. Bir zamanlar Çinlilerin Mısırlı soydan geldikleri ileri sürüldü. Bugün İngiltere’de Elliot Smith ve Perry bu görüşleri genellemiş ve genişletmişlerdir.

Bu yazarlar aşırı ve hayal gücüne dayanan görüşlerini Rivers’e kabul ettirmişlerdi. Fakat Jacques de Morgan, Mısır kurumlarıyla Kaldelilerinkini karşılaştırma veya iki kültür ve medeniyet arasında ortaklaşa bir odak arama gereğine inanmıştı.

İnsanların birbirinden pek çok şeyler öğrendikleri ve aldıkları doğrudur. Göçlerin, ürünlerle beraber, fikirleri de bir yerden başka yere geçirdikleri yine doğrudur. Dinlerin karışma ve birleşmesi (Syncretisme) de eskiden beri olagelmektedir. Efsane, masal, örf, töre ve yasalar kıtadan kıtaya dolaşmıştır.

Etnoloji, önemi bilinmeyen bu olaylara büyük bir değer verir. Büyük milletler sömürgelere üşüşmüş ve medeniyetlerini uzaklara götürmüşlerdir. Fakat bu aktarma kendiliğinden bir açıklama değildir. Bunun da kendine göre şartları, sınırları ve engelleri vardır.

Aktarma veya iktibasın kendisi bile açıklanmaya muhtaçtır. Nerede kaldı ki tek başına iktibas her türlü medeniyet benzerliğini açıklayabilsin. Ferguson’a göre çoğu zaman toplumun bulmayı niyet ettiği şeyler iktibas olunur.

karsilastirma metodunun tahlil siniflari 300x191 - Karşılaştırma Metodunun Tahlil Sınıfları Nelerdir?

Karşılaştırma metodunun tahlil sınıfları

Oluş veya Türeyiş (Formation)

Adetlerin zaman ve mekân içindeki uygunlaşımı, buluş (invention), oluş veya türeyişe (formation) yorulmaktadır. Aynı olgu ve sonuçlar (Effets) aynı sebeplerden ileri gelirler.

O halde toplumsal olgu ve olayların açıklanması her şeyden önce nedenlerin ve olgular arasındaki bağlılaşmaların aranmasıyla mümkündür. Her hangi bir yanlışlığa yer vermemek için hemen söyleyelim ki kültür veya soyların tek bir kökten geldiği hakkındaki öğreti (Monogenisme) nin doğruluğu şüphelidir.

Gerçeğe daha çok uyanı, insan kültür ve soyunun çeşitli köklerden geldiğini söyleyen görüş (Polygenisme) tür. İnsanlar, benzeri durumlarda, benzeri şeyleri bulur, yapar ve yaratırlar; yine benzeri konularda benzeri sonuçlara varırlar. Aynı inan ve aynı uygulamaları insanlara iklim ve çevre şartları aşılamış ve empoze, etmiştir.

Sosyolojinin bu konudaki postulatı, şöyledir: yaşayış şartlarının benzerliği fikir, ahlak ve adetlerin benzerliğini meydana getirir. Bu ise, karşılaştırma metodundan alınan bir derstir. Adetler bağlı bulundukları yer ve çevrenin şartları ve rastlantıları olmak bakımından yerli, ulusal veya evrensel, olurlar.

Ortaya çıkan her türlü ihtiyaçlarla birlikte ister iklim, ister yer, isterse toplumsal çevre olsun; her zaman sebepleri arama gereği ileri sürülmektedir. Bir adet diğer bir âdeti var saydırır, bir kurum başka bir kurumu açıklar. O halde biyolojide, daha önce denenmiş olan metotlar dışında acaba hangi yollarla bu sebeplere varılır?

Bu yollar Stuart Mill’in adlandırdığı gibi uygunluk metodu (Methode de concordance) ve birlikte değişme metodu (Methode de variation concomitante)nda aranmalıdır. İki olay birlikte var veya yok olur; üstelik birbirine uyarak değişir, doğru veya ters orantıda artar veya eksilirse bu iki olay arasında bağlılık vardır.

Bunun gibi aynı mekân ve zamanda akışıp giden iki olay aynı şekilde işlem görür ve eğer bunlar arasında nitelik bağı meydana gelirse yine bu iki olay arasında bağlılık vardır denir. Bu metot daha önce Etnolojide kullanılmıştı. Böylece âdetler arasındaki bağlılaşmaları (Correlations) incelikle ve doğrulukla ölçmeye bile girişilmiştir”.

Niebor bu yoldan giderek kölelik bağlarını incelemiş; Hobhous ise çevre ve endüstri münasebetleri içinde ilkel kurumlar üzerinde geniş bir anket yapmıştır. Bu metotların eksiği, uygulama araçlarının eksikliğinden ileri gelir. Genel olarak küçük sayılar üzerinde hüküm yürütülmektedir. İki olay veya olgu arasındaki bağıntının doğruluk derecesi, gözlemin az çok büyük sayı üzerinde yapılmasına ve tekrarlanmasına bağlıdır.

Buna Büyük Sayılar Kanunu (La loi de grands nombres) denir.

İş böyle gider, durum bunu gösterir ve istatistik te buna yol verirse bu metotlar yardımıyla sosyolojide, biyolojinin daha önce varmış olduğu açıklık ve doğruluğa varılır. O zaman birlikte değişme, bağlılaşma (correlation) ile ifade edilir Yani olaylar arasındaki bağlılaşmanın şiddet veya ifadesi söz konusu olur.

O zaman katsayı (coefficient) ve sayı endeksleri (indices numeriques), birlikte değişimlerin bağlılaşma derecesini gösterir. Böylece buğday fiyatlarının değişmesiyle evlenme sayısı arasında bir sebeplik bağı (Rapport de cause â effet) kurulabilir. İs Olasılık yahut karşılıklı bağıntının katsayı hesabı karmaşık formüllerle yapılır.

Örnek olarak, sosyolojide bağlılaşma derecesini gösteren basit bir formülü uygulayalım. Birbiriyle bağıntılı olan iki olgunun içinde bulunduğu değişmeleri ayrı ayrı tespit edelim.

Aynı doğrultuda değişen hallerin say ısına e (yani bu iki olay birbirine bağlı olarak aynı doğrultuda artsın veya eksilsin) birbiriyle ters doğrultularda değişen hallerin sayısına da d diyelim (burada olgulardan biri arttığı zaman ötekisi eksilir yahut değişmez). Bu duruma göre,

I   =   c — d /  c + d

Denklemi elde edilir. İ endeksi, başka deyimle bağlılaşma katsayısı — I den + I e kadar giden değişiklik gösterir. C = 0 olduğunda İ = — I olur ve iki olgu arasında hiç bir uyanık ve bağıntı kalmaz. d = o olduğunda İ = + I olur. Bu takdirde olgular arasındaki bağlılaşma (correlation) eksiksizdir. İ endeksi birime ne kadar yaklaşırsa incelenen olgular arasındaki bağ o derecede sıkıdır. Tersine, İ endeksi — I e yaklaştığı derecede bu iki olgu arasındaki bağlılaşma azalır ve tam İ = — I olursa iki olgu arasında hiç bir bağlantı kalmaz. Olgular arasındaki bağlılaşmanın az veya çok, sürekli veya geçici, sıkı veya gevşek olmasına göre fikirlerin yakınlık veya uzaklık derecesi ölçülür.

Genel olarak toplumsal olguların açıklanması bu derecede incelik ve doğruluk göstermekten uzaktır. Fakat sosyoloji ister istemez bu yola girmek ve bu doğrultuya yönelmek zorundadır. Bilimsel düşünce bunu gerekli kılar.