Lonca Sistemi ve Narh Uygulaması Ders Notları

Lonca Sistemi ve Narh Uygulaması Ders Notları

10 Mayıs 2019 0 Yazar: Recep Bayoğlu

Üretimde ziraat ve el emeğini esas alan Osmanlı ekonomik sisteminde, esnaf loncaları, 13. Yüzyılda ortaya çıkan Ahilik teşkilatının bir devamı, ticari hayatın vazgeçilmez bir parçasıydı. Esnaf sistemi Ahilikteki gibi hiyerarşikti: esnaf şeyhi, yiğitbaşı, usta, kalfa ve çırak gibi. Dükkan açma izni yalnız ustaya aitti. Bu yetki ona “berat” ile verilirdi. Dükkan sayısını da yine ustalar tespit ederdi. Her isteyen istediği yerde dükkan açamazdı. Buradaki amaç mevcut esnafı korumaktı.

Ticari ve endüstriyel herhangi bir mesleğe devam etme imtiyazına “gedik” denirdi. Esnaf, esnaf müfettişleri tarafından teftiş edilirdi. Esnafın özel işleri için toplandığı odaya “lonca” denilirdi. Esnaf şeyhi, aynı zamanda loncanın da şeyhiydi. Sonra yiğitbaşı ve esnaf kahyaları gelirdi. Yiğitbaşı, ustalar arasındaki disiplin ve organizasyondan sorumluydu.

İlginizi Çekebilir : Osmanlı’da Üretim ve Ekonomik Yapı

Osmanlı Devleti’nde esnaf grupları daha çok üretim ağırlıklı faaliyette bulunurdu. Üretim veya alım satım yapan esnaf grupları içerisinde gıda, dokuma, deri, nakliye, silahçı, bakırcı, kalaycı, demirci, fırıncı, eyerci, semerci, çizmeci, kereste ve doğramacı esnafı, dükkan ve çalışanların sayısı açısından en kalabalık olanlarıydı. Çalışanların sayısı açısından İstanbul esnafı içerisinde, fırıncılar ilk sırayı almaktaydı.

Loncalar, özellikle gediklerin haksızlık olmadan dağıtımına büyük bir özen gösterirdi. Gediklerin en önemlisi, bir çeşit imtiyaz ve tekel usulü olan esnaf gedikleriydi. Esnaf gediklerinin işlediklerini başkası işleyemez, sattıklarını başkası satamazdı. Bu kurala uymayanlar cezalandırılırdı. Loncalar, bu şekilde üretilen malların kalitesini ve fiyatını belirledikleri gibi, esnaflar arasındaki haksız rekabeti de önlemeye çalışırlardı.

Osmanlı esnafının en temel özelliği, öncelikle bulunduğu şehir ve çevresinin ihtiyacını karşılamaktı. Bu nedenle esnaflar arasında en önemli unsur ham madde dağıtımıydı. Ham madde dağıtımı kethüda loncalar aracılığıyla adil bir şekilde yapılırdı. Savaş ve kıtlık döneminde buna çok daha dikkat edilirdi. Örneğin bir celepçi (hayvan alıp satan) uzak yerlerden hayvan alıp getirir, kasaplara satar, kasaplar hayvanı kestikten sonra deriyi debbağlara (deri işleriyle uğraşan kesim) verir, debbağ deriyi işledikten sonra çarıkçılara, kemercilere, çantacılara, çizmecilere, eyercilere, davulculara, semercilere eşit bir şekilde dağıtırdı. Yine kasap, elinde bulunan yağları yağcılara, sabunculara ve mumculara dağıtırdı.

Osmanlı’da Lonca Teşkilatı ve Faaliyetleri Maddeler Halinde

Lonca Nedir? : Lonca Teşkilatı kısaca geleneksel Osmanlı idari sisteminde yerel kamu hizmeti niteliği taşıyan işleri yürüten bir kurum niteliğindeydi. Osmanlı döneminde esnaflar lonca adı verilen mesleki bir örgüte sahiptir. Mesleki gruplaşmalardan doğan loncalar hiyerarşik yapıda örgütlenmiş esnaf birlikleri olup bir bakıma yerel sivil toplum örgütleri olarak kabul edilmektedirler. Loncalar sayesinde esnaf idarede söz sahibi olmuştur.

  • Osmanlılarda her esnaf mutlaka loncaya kayıtlı olur, loncasının koruması ve denetimi altında bulunurdu. Bugünkü tabipler odası, mimarlar odası, şoförler cemiyeti gibi.
  • Dükkan açma hakkına gedik denilirdi. Gedik’e sahip olabilmek için çıraklık, kalfalık yapıp ustalık belgesi almak gerekirdi.
  • Osmanlıda esnaf üreticiler ve hizmet verenler şeklinde ikiye ayrılırdı.

Loncaların görevlerini iki noktada toplamak mümkündür.

  • Bunlardan birincisi üyelerin mesleki etkinliklerini denetlemek ve düzenlemektir.
  • İkinci tür görevlerinde ise loncalar merkezi idare ile halk arasında aracılık rolü yapmışlar ve merkezi idarenin taşra temsilcilerine yardımcı olmuşlardır.

Loncaların Görevleri

  • Üye sayısını ve üretilen malların miktar ve kalitelerini belirlemek
  • Esnaf arasındaki haksız rekabeti önlemek
  • Esnaf ile devlet arasındaki ilişkileri düzenlemek
  • Üyelerine kredi vermek

Lonca Teşkilatı Görevlileri

  • Şeyh : Her loncada yaşlılardan oluşan altı kişilik ustalar kurulu bulunurdu. Bunların en yaşlısı başkan yani şeyh olurdu.
  • Kethuda : Loncayı dışarıda temsil eder, devletle olan ilişkileri düzenlerdi.
  • Nakip : Şeyhi temsil eder, esnafla şeyh arasında aracılık yapardı.
  • Ehl-i Hibre (Bilirkişi) : İki kişiden oluşup mesleğin sırlarını bilen, malların kalitesi bildiren fiyat belirleyen uzmanlardı.
  • Yiğitbaşı : Disiplin işlerini yürütür ve esnafa hammadde sağlardı

Lonca Teşkilatıyla İlgili devlet Görevlileri

  • Kadı : (Lonca birliklerinin en üst makamıydı. Esnaf arasındaki anlaşmazlıkları çözer, altı kişilik kurulun seçilmesini onaylar veya görevden alırdı)
  • Muhtesip : (Çarşı ve Pazar denetlemesi yapar fiyatları kontrol ederdi. Bugünkü zabıtanın görevlerini yerine getirirdi)

İşini Yapmayan Esnafa Uygulanan Yaptırımlar

  • Öğüt verme
  • Cereme (Cerime) (Maddi tazminat)
  • Dükkan kapatma
  • Dayak cezası
  • Sosyal ve ekonomik dışlama
  • Esnaf teşkilatından çıkarma

Narh Sistemi Nedir?

Narh Sistemi Nedir

Narh, genel olarak hükümdarın yetki verdiği memurların ya da halkın işlerini yürütmeyi üzerine alanların pazarlara, esnafa mallarını belli bir fiyata satmalarını emretmesi veya malların belirlenen fiyattan aşağı veya yukarı bir fiyata satış yap yasaklaması anlamına gelen bir kavramdır. Osmanlı Devleti, halkın refahı için tüketiciyi ve üreticiyi koruyucu tedbirler almış, üretimden tüketime kadar her sahayı denetim altında tutmayı ilke edinmişti. İşte bu doğrultuda narh sistemini hayata geçirerek, çarşı ve pazarlarda fiyatlara müdahale edip malların belirlenen fiyatlarda satılmasını sağlamaya çalışmıştır. Narh uygulaması İstanbul’un fethinden, 19. Yüzyıla kadar devam etmiş ve sonrasında kaldırılmıştır.

Narh Sistemi Neden Gerekliydi?

Osmanlı Devleti’nde narh uygulamasını gerekli kılan sebepler arasında kıtlık, nüfus artışı, ticari dengelerdeki değişiklikler ve paranın değer kaybetmesi gibi unsurlar da yer almaktaydı. Devlet, fiyat tespiti yaparken malın piyasadaki arz ve talep dengesini dikkate alır, tekelci eğilimleri önlemeye çalışırdı.

Özellikle kıtlıkların yaşandığı dönemlerde ülke genelinde sıkıntı yaşanmaması için gerekli bütün tedbirleri alırdı. Bu amaçla bir kısım gıdalarının ihracatını yasaklardı. Osmanlılarda özellikle ramazan ayının yaklaşmasından dolayı gerek ekmek gerekse eşya fiyatlarının inip çıkmaması Devlet tarafından sabit fiyatlar belirlenerek belgelerle kayıtlara geçirilirdi.

Bu çıkan fiyat belgelerine narh defteri deniliyordu. Bu fiyat belgeleri mahalle imamları vasıtasıyla, bakkallara iletilerek kalite ve fiyatlara uymaları konusunda bakkallar uyarılıyordu. Bu şekilde ramazan ayında özellikle gıda maddelerinin fiyatlarının düşük tutulması ve fakir ailelerin de ramazanda rahat alıç veriş yapması sağlanıyordu.