Madde döngüsünün bozulması

Madde döngüsünün bozulması Su, karbon, oksijen, azot, kükürt ve fosfor gibi maddeler doğada kesintiye uğramadan sürekli döngü içerisindedir. Bir an için bu madde döngülerinin kesintiye uğradığını ya da durduğunu düşünelim. Neler gerçekleşirdi? Ortaya çıkabilecek sorunlar neler olurdu? Madde döngüleri olmadan yaşam devam edebilir miydi?

Atmosferdeki CO2 gazının miktarının artması hava kirliliğine sebep olmaktadır. CO2 gazı, sera gazlarının etkisini arttırarak çağımızın en büyük sorunlarından biri olan küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Canlılar bulundukları çevreyi etkiler; çevre şartları da canlıları etkiler. Madde döngülerinin bozulması, doğal dengenin bozulmasına ve beraberinde canlılığın yok olmasına sebep olacaktır.

madde döngüsünün etkileri

madde döngüsünün etkileri

İnsan faaliyetlerinin madde döngüsü üzerindeki olumsuz etkileri

Sanayi ve teknolojinin gelişmesi, artan nüfus, motorlu taşıtların artması gibi etkenlerle enerjiye duyulan ihtiyaç da artmaktadır. İnsanoğlu ihtiyaçlarını karşılamak için yeni arayışlara girerek, kendi istek ve ihtiyaçları doğrultusunda çevreyi değiştirmektedir. İnsan faaliyetleri doğal dengeye zarar vererek madde döngüleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Ormansızlaşma, küresel ısınma, iklim değişikliği, biyolojik çeşitliliğin azalması, ozon tabakasının incelmesi, asit yağmurları gibi küresel çevre problemlerine sebep olmaktadır.

Örneğin kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtların kalitesiz ve yüksek miktarda yanması, ormanların tahrip edilmesi, egzoz gazlarının artmasıyla atmosferdeki CO2 gazının miktarı normalden yüksek seviyelere çıkmaktadır. CO2 gazı hava kirliliğine sebep olmaktadır. Hava kirliliği; canlıların sağlığına, canlı hayatına ve doğal dengeye zarar vermektedir. Normal koşullarda CO2 gazı karbon döngüsünün bir parçasıdır ve üretici canlılar tarafından alınarak fotosentez sonucu besine dönüştürülür. Ancak CO2 miktarının artmasıyla karbon döngüsünün düzeni bozulmaktadır. Eğer CO2 miktarı artmaya devam ederse, atmosferdeki O2 gazı miktarı azalarak tükenecek ve canlılar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Dünya’yı saran atmosfer tabakası birçok gaz karışımından oluşmuştur. Atmosferde yaklaşık olarak %78 oranında azot gazı, %21 oranında oksijen gazı, %1 oranında diğer gazlar (karbondioksit, metan, ozon, kloroflorokarbon, su buharı vb.) bulunmaktadır. Dünya’dan yansıyan Güneş ışınları ile yeryüzü ısınır. Atmosferde bulunan bazı gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısınmasını sağlar. Bu gazlara sera gazları, oluşturdukları etkiye de sera etkisi adı verilir. Dünya’da başlıca sera etkisine neden olan gazlar:

%36-70 su buharı,

%9-26 karbon dioksit,

%4-9 metan ve

%3-7 ile ozondur.

Sera gazlarının bir kısmı kendi kendine oluşurken, bir kısmı da insanlar tarafından üretilir. CO2 gazı atmosferde en çok ısı tutma özelliğine sahiptir. Özellikle son yıllarda insan faaliyetleri sonucu atmosferde miktarı artan CO2, CH4, N2O gazları da yansıyan ışınları tutarak, atmosferin sıcaklığının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir.

Küresel ısınma; buzulların erimesi, okyanusların yükselmesi, iklim değişikliği, biyolojik çeşitliliğin azalması, canlı türlerinin yok olması gibi birçok çevre problemlerine yol açmaktadır. Günlük yaşamda kullandığımız tüketim maddeleri hammadde eldesinden başlayarak üretim, dağıtım, tüketici tarafından ürünün kullanılması ve kullanım sonrası ortaya çıkan atıkların ayıklanmasına kadar geçen bir yaşam döngüsüne sahiptirler. Günlük yaşamda sıklıkla kullandığımız bazı ürünlerin yaşam döngülerini bir sonraki konuda detaylı olarak inceleyeceğiz.

Üretim ve tüketim faaliyetleri ile doğal madde döngüleri

Atıkların geri dönüşüm yoluyla tekrar kullanıma kazandırılması, üretim için ihtiyaç duyulan doğal kaynakları korurken, tüketim sonucu ortaya çıkan atıkları da azaltmaktadır. Böylece çevreye verilen zarar en aza indirilmiş olmaktadır.

Şunlara da Göz Atmalısın
Share

Bir Soru Sormak İster misin?

avatar
  Subscribe  
Bildir