Sosyoloji ile Tarih Arasındaki Bağ Nedir?

Sosyoloji ile Tarih Arasındaki Bağ Nedir?

4 Mart 2018 0 Yazar: uzun

Sosyolojiyi tarihten ayırt etmek gerekir. Tarih geçmişe ilişkin toplumsal olguları somut olarak belirli zaman ve mekân içinde inceler.

Tarihin malzemesini teşkil eden beşeri davranışlar zaman ve mekâna göre değişir. O kadar ki bu farkları araştırmak tarihin konuları arasındadır. Bu olgular üzerinde sosyoloji, genel tipleri kuran bir tahlile girişir.

Kimi tarihçilerin sandıkları gibi sosyoloji, tarihe karşıt bir bilim dalı değildir. Bunlar sosyolojiyi, günün; tarihi ise geçmişin bir etüdü olarak alırlar. Bütün bilimsel araştırmalarda olduğu gibi sosyoloji de zaman ve mekâna bağlanmayarak her yerde ve her zamanda tekrarlanabilen gerçek olgularla ilgilenir. Bundan dolay ı tarihçi Paul La Combe değişmez benzerlikler gösteren kurumlarla tarihin konusunu teşkil eden tek olayları birbirinden ayırt etmiştir.

Mesela, Türkiye’de kapitülâsyon rejiminin nasıl başladığım, nasıl yerleştiğini ve nasıl kalktığım incelemek tarihçinin işidir. Fakat kapitülasyon rejimine özgü nitelik ve nicelikleri belirterek genel fikirlere varmak ise sosyoloğun yapacağı bir iştir.

toplumsal cozulme nedenleri 300x222 - Sosyoloji ile Tarih Arasındaki Bağ Nedir?

Toplumsal çözülmenin nedenleri

Sosyoloji ile Tarih Arasındaki Bağ

Şunu da belirtelim ki tarihçinin anladığı zamanla sosyoloğun anladığı zaman arasında fark vardır: Tarihçi zamandan birbiri ardı sıra gelen tarih ve kronolojileri anlar. Hâlbuki sosyoloğa göre bir kimse öldükten sonra da yaşayabildiği gibi, bir doktrin de aradan uzun bir zaman geçtikten sonra anlaşılabilir ve yeni bir devir açabilir.

Tarihi olgular, toplumsal gruplarca duyulup tasavvur edildikleri nispette toplumsal anlamlarını almış olurlar. Bu iki bilim dal ı arasındaki derin farklara rağmen her ikisi de birbirine yardım eder ve bütünlerler.

Sosyolojik bir inceleme için tarihi bilgi çok değerlidir. Buna karşılık sosyoloji, oluş fikrini hiç bir suretle ihmal edemez. Öte yandan sosyolojinin bulduğu tipler değişmezlik sırrına ermiş olgular değildir. Bunlar bir dereceye kadar kıvam ve benzerlik gösteren tarihi olaylardır. Toplumsal olaylar, tarihi kıyaslamalarla meydana gelmişlerdir.

Fazla olarak, olay ve olguları doğru olarak tespit etmek için, tarihçinin sosyolojiye ihtiyacı vardır. Şöyle ki: ancak iyi anlaşılan şeyler güzelce vasıflanır ve tespit edilebilirler. İyi anlamak da karşılaştırma ve kavramlaştırma ile mümkündür. Durkheim, “tek olgu iyice vasıflanamaz” diyor. Aynı anlamda tarihçi Gustave Glots da, “olguları anlamak için özel hallerden ayrılarak genel fikirlere varmak gerekir” diyor.

Tarih, tarihi olayları açıklamak yani onların nedenlerini anlamak amacını güttüğü zaman sosyoloji tarih için çok değerli ve gerekli bir yardımcıdır. Bire çok tarihçiler tarihi özel, sosyolojiyi genel olaylar bilimi diye al ırlar. Tarih değişen, sosyoloji kıvam ve denge gösteren olgular bilimidir.

Tarihi olgular zaman ve mekânla bağlıdırlar. Sosyolojik olgular ise zaman ve mekân kaydından ayrılmak ve sıyrılmak suretiyle incelenirler.