Sosyolojide Vasıflama Metodu Nedir?

Sosyolojide Vasıflama Metodu Nedir?

4 Mart 2018 0 Yazar: uzun

Sosyolojinin tanım ve bölümü bu bilimin gütmekte olduğu amacı belli eder, Metot ise bu amaca götüren yolları gösterir.

Sosyolojinin konusu toplum ve toplumsal düşünüş ve davranışları vasıflama, karşılaştırma ve açıklamadır.

O halde kendine özgü kuralları olan üç aşamanın incelenmesi söz konusudur. Ama olguları nasıl vasıflamalı, nasıl karşılaştırmalı, nasıl açıklamalı? Kısacası, toplumsal yasayışı nasıl kavramalı ve anlamalı? Bütün bunlar bilimde karşılaşılan teknik konulardır. Burada sadece genel ilkeler ve belirli örneklerle yetineceğiz.

Vasıflama (Description)

Sosyolojide araştırmalar, vasıflama ile başlar; açıklama ile biter. Bu durum sosyolojinin tabiat bilimleri gibi deneysel olmasından ileri gelir. Burada usuller, tarih ve etnografyada kullanılanlara benzer.

Belgelere dayanan eleştirmeli çözümleme ve her türlü envanter usulleri kullanılır: Müzeografi, kartografi, ses alma cihazı, sinema, folklor metinleri, efsane, menkıbe, gelenek, destan, atasözü, özlü söz ve benzerleri bu gibilerdendir. Fakat dünün ve uzağın toplumsal gerçeği bizi ilgilendiren biricik konu değildir; Günün ve yakının gerçekleri ile sıcağı sıcağına karşılaşmak, zamanımız toplum ve toplumsal olaylarının oluş ve gelişimini bilmek te önemli ve gereklidir.

Yukarıda belirttiğimiz gibi sosyolojik araştırmalarda geçilmesi gereken ilk aşama, olguları vasıflamadır. Buna, genel olarak, toplumsal olguların gözlemi denir. Günün ve dünün İnanma ve yaşama tarzlarını göstermek, bunların doğru bir portresini çizmek, onlara karşı duyulan sevgiyi, uyanan tiksintiyi unutmak sanıldığı kadar kolay değildir. Hiçbir kimse yamyamlıktan hoşlanmaz.

Bununla beraber bu durumu, çok yaygın bir hal olarak ele almak ve açıklamak gerekir. Toplumsal olgular iki türlü gözlemlenir, doğrudan doğruya gözlem, dolayısıyla gözlem.

sosyoloji 2 300x225 - Sosyolojide Vasıflama Metodu Nedir?

Vasıflama

  • Dolaysız Gözlem (Observation directe)

Günün olaylarını olduğu gibi doğrudan doğruya görmektir. Yurt ve yuva, öz ve oba, köy ve kent, iş ve sanat incelemelerinde bu yol tutulur.

Buna monografi usulü denir. Le Play Okulu bunu alabildiğine kullanmıştır. Afrika ve Avustralya’nın garip adetli toplumlarının yaşayışı bu usulle saptanır. Bunlar daha çok etnoloji ve etnografyanın konusudur.

İlkel toplumların nasıl yaşadıklarını öğrenmek için oraya kadar gidip görmekten başka çıkar yol yoktur. Sosyolog, etnolog veya etnograf kendi gözleriyle olguları görebilir. Fakat bakmasını ve görmesini bilmek lazımdır.

Ayrıca gözlemin yöneltilmesi de önemlidir. Doğrudan doğruya gözlemin kendine özgü bir tekniği vardır: Burada sırasıyla öğrenme, hazırlama ve sezmeden söz açılabilir.

  1. Öğrenme (initiation)

Bir toplumun yaşayışını iyice gözlemek için o toplumun dilini öğrenmek gerekir. Çünkü bir toplumun duyuş, düşünüş ve davranışını en iyi açığa vuran dil ve dilde kullanılan söz ve sanattır.

Ayrıca o toplumun tarihini bilmek ve günlük yaşayışıyla temasa geçmek lazımdır. Bu da uzun zaman o toplum içinde yaşamakla sağlanır. Turistlerin notları ve az süren izlenimler hiç te güvenilir vasıflama ve gözlemlerden değildir. Bir kabilenin gelenek, görenek ve ilkelerini anlamak ve çözmek için bu kabilenin içinde yaşamak, toplum hayatına girmek gerekir.

İyi gözlemciler gözlemini yaptıkları topluluğun içinde yaşar; durumu elverişli bulurlarsa o topluluğa üye olur ve gerekli dini törenlere katılarak o topluluğun gizliliklerini iyice öğrenirler. Gözlem her yönden, ölçülü olmayı ve uyanık kalmayı gerektirir.

  1. Hazırlama (Elaboration)

Gözlem için bir hazırlığa ihtiyaç vardır. Gözlemci işe başlamadan önce hazırlanmak, çalışmayı düzenlemek ve bir doğrultuya yönelmek zorundadır.

Bu yapılmadıkça olguların akıcılığı ve çokluğu karşısında insanın gözü kamaşır ve körleşir. Bunu önlemenin en iyi yolu soru kâğıdı (Questionnaire) kullanmaktır. Gerçek olgularla ilk karşılaşmadan sonra ileride yapılacak anketin cevaplandıracağı soruların listesi yapılır.

Gerçeğe varmak için olayları, karışıklık ve karmaşıklığı içinde arayıp bulmak ve açıkça görmek çok önemlidir. Basılmış soru kâğıtları vardır. Bunlar iki türlüdür: Genel ve özel soru kâğıtları. Genel soru kâğıtları, belirli bir toplumda araştırılması gerekli her türlü olgularla ilgili soruların bir tablosunu verir.

Fransa’da Foucart ve Louis Martin’in soru kâğıtları veya Napolyonun Mısır seferine katılan bilginlerin kullandıkları soru kâğıtları bu gibi genel soru kâğıtlarıdır. Birtakım soru kâğıtları da özel ve sınırlı bazı olguların saptanmasıyla ilgili soruları cevaplandırır.

Bunlara özel soru kâğıtları denir. Turgot’nun Çinlilerin ekonomi hayatı, James Frazer’in din ve sihir hayatı, Kohler ve Post’un hukuk hayatı, Kaindl’ın folklor üzerinde düzenledikleri soru kâğıtları, özel soru kâğıtlarıdır.

  1. Sezme (İntuition)

Gözlemin iyi olması için gözlemcinin anlayışlı ve sezgili olması önemlidir. Eldeki malzeme becerikli ve ustalıklı kullanılmazsa her türlü çalışma boş ve değersiz kalır.

Gözlem bir doğuş yeteneği ve uyanıklık ister, bunlar olmadıkça insan bakar kör olur ve en önemli olay ve olgulara karşı bir ilgi duymaz. Bir özlü sözde belirtildiği gibi, iyi gözler gözlüklerden daha iyidir. Gözlemci pek çok fakat iyileri pek azdır. Cushing Amerika’da Lafcadio Hearn Japonya’da ve Doutte Afrika’da iyi gözlemciler olmuşlardır.

toplumsal etkilesim 300x225 - Sosyolojide Vasıflama Metodu Nedir?

Gözlem

  • Dolaylı Gözlem (Observation indirecte)

Konusu geçmişle ilgili bir vasıflamadır. Bir şeyi görmeyen onu görenlerden öğrenir. Bu türlü gözlem pratik olarak tarihi usulle yapılır.

Etnografya incelemelerini bürolarında yürütmek isteyenler seyyahların gezi notlarından yararlanırlar ki bu gerçek anlamda tarihle ilgili değildir, olsa olsa, günün olaylarını vasıflamaya yarayan dolaysız yapılmış bir gözlem sayılır. Dolaylı gözlemde söz, şahit, kaynak ve belgelere bırakılır. Ancak başkalarının gördüğü ve yazdığı olgular bilinir.

O halde gerçeğe iki aşamada varılır. Biri bu tanık, kaynak ve belgeleri arayıp bulmakla, ötekini bunları değerlendirmekle… Bu ise, kısaca belgeleri toplamak ve doğruluklarını tartışmak demektir.

  1. Belgeleri toplama (Colleetion des documents)

Belgelerin toplanması derin bir bilgi ister. Üç türlü belge vardır: Sözlü belge ve gelenekler (traditions orales), yazılı belgeler (informations ecrites) ve şekillenmiş anıtlar (monuments figures).

a) Sözlü Gelenekler:

Masallar, efsaneler, özlü sözler ve atasözleri içinde pek çok olgu, âdet ve gerçeklere rastlanır.

Ağızlarda dola şıp daha sonra yazılmış olan koşma, türkü ve şiirler toplum bilgisinin çok küçümsenen artakalanlarıdır. Anayasa hukuku bilgini Esmein, mülkiyet ve sözleşmeleri Homeros’un şiirleri ışığı altında incelemiştir.

Flach, senyörler arasındaki kardeşlik geleneklerinin izini eski Fransa’nın şanson dö jest (Chanson de geste) lerinde bulabildi. 2 Ortaçağın yazılmadan önce söylenmiş hutbeleri, hikâyeleri zamanlarının hukuk ve ahlâk törelerini olduğu gibi aksettirmektedir.

Bu cihet, M. Ch. Langlois’ın yazdığı Ortaçağ Fransa’sındaki yaşayış adlı eserde güzelce görülür. Burada en yüksek feodal sınıfa mensup kadınların utanç duymadan yerlere tükürdükleri yazılmaktadır. Bu da edinilmiş fikirlerin yer ve zamana göre büyük değişiklikler gösterdiğinin açık bir örneğidir.

b) Yazılı belgeler:

Yazılı belgeler çok yararlıdır.

Bunlar, menşe efsaneleri (legendes d’origine) ve göç menkıbe ve destanlarından tutun da yazılı kanunlara, anlaşmalara devlet yönetimindeki tutumlara, hesap ve envanterlere ve hatta aile reislerinin tuttukları hatıra defterine, yazışmalara ve hatıraları belirten her türlü yazılara kadar giderler.

c) Şekillenmiş anıtlar:

Bu belgeler taşınır ve taşınmaz anıtları içine alır. Mimari değerdeki harabe, çeşme, saray, ehrânı, heykel, tapınak ve benzerleri, taşınmaz anıtlar arasındadır. Çanak, çömlek, elbise kalıntıları, mutfak öteberisi, resimler, tablolar, minyatürler, mühürler, eski para ve benzerleri ise geçmişi canlandıran taşınabilir belgelerdendir.

sosyoloji 3 286x300 - Sosyolojide Vasıflama Metodu Nedir?

Yazılı Belgeler

  1. Belgeleri Tartışma (Discussion des documents)

Belge ve kaynakları topladıktan sonra onlar üzerinde eleştirme ve tartışmalar yapılır. Tanıklık (şahitlik), yalancı veya şüpheli olabilir.

İyi bir gözlemci bunları değerlendirmesini ve gerekirse reddetmesini, Cournot’nun dediği gibi, olasılık derecesini ölçmesini bilmelidir. Tarihi metinler kadar etnografik masalları da kullanırken ölçülü olmak gerekir. Aynı olgu ve olayla ilgili iki çağdaş belge arasında büyük aykırılıklar olabilir.

Her şeyden önce yalanın güdülerini ve yanılmanın nedenlerini aramak lâzımdır. Tanığın çıkan, iç-tepileri, savsaklama veya aşırı istekleri, bilgisizlik ve beceriksizliği gözlemin değer ve önemini yok edebilir. Buna iç eleştirme denir. Eski ve antika sayılan bir şey, uydurma olabildiği gibi; doğru ve doğrulanmış sayılan bir kaynak da tersine düzme olabilir. Bu duruma özellikle Avustralyalılar konusunda rastlanır.

Belgelerde doğruluk eleştirmesi (Critique d’authenticite)dirki iç eleştirmeyi gereksiz kılabilir. Zira uydurma bir belge artık kullanılmayacaktır. Doğrudan doğruya ve dolayısıyla gözlem sonunda doğrulanmış ve ispatlanmış olgulara varılır. Gözlem araçları yeteri kadar iyi ve yetkin ise gözlem bir istatistikle sonuçlanır. Olgular toplandıktan sonra, olabilirse, onları saymak gerekir.

Uygulamaların tekrarlanması sayı ile ifade edilerek o olgudaki toplumsal uygunlaşım payı (part de conformite) ölçülebilir. Böylece her hangi bir Metin kural veya kural-dışı olup olmadığı bilinecek ve normal anormalden ayır edilecektir. Etnografya anketinde buna yakın yollardan gidilebilir.

Burada onların sadece adlarını vermekle yetineceğiz: Tylor ve Rivers’in Şecere usulü (procede genealogique) Thurnwald ve Radin’in biyografi sistemi bu aradadır. Bunlardan birincisi hısımlık bağı olan yerlerde şecereleri çizmekten, ikincisi ise yaşayışlarıyla yürürlükteki âdetleri aydınlatacak derecede önemli kimselerin hayatını kısaca anlatmaktan ibarettir. Her iki usul bir eylem, uylaşma ve gelenek istatistiği ile sonuçlanır.

Bilgilendirme:
  • Etnoloji, sosyoloji gibi bir bilimdir. Sosyoloji bugünkü toplumun karşılaştırmalı bir etüdü; Etnoloji ise bugünkü kültür derecesine varmamış olan ilkel toplumların tetkikidir. Burada yaşayan veya sönmüş olan ilkel toplumların medeniyet ve kültür seviyeleri karşılaştırmalı bir inceleme konusu olur. Etnografya ise, kültür antropolojisinin bir kolu olarak ilkel veya sönmüş bir toplumun tasviri bir etüdüdür.
  • Chanson de geste, eski Fransa’da vielle denilen ve bizdeki Ud’a benzeyen bir âletle ahenkli bir şekilde çalınan ve okunan ve yiğitlerden bahseden şiirlerdir. Bunların en tanınmışı, Chanson de Roland’dır. Arap İspanyollara karşı elde edilen başarıyı anlatır.
  • Eldeki kaynaklar arasında konuyu en iyi, en kasa ve özlü bir şekilde belirtmesi bakımından R. Maunier’nin Introduction â la Sociologie ve Precis de traite de sociologie’sinden faydalanılmıştır.
Bu Konuda Bir Soru Sormak İster misin?Soru Sor