Suyun Hafızası Var mıdır?

Suyun Hafızası Var mıdır?

20 Nisan 2019 0 Yazar: Recep

Bazı bilim insanları Suyun Hafızası olduğunu iddia etmektedir. Konuyla ilgili çalışma ilk kez 1988 yılında Fransız immünolog Jacques Benveniste (Jak Benvenist) tarafından Nature (Neyçır) Dergisi’nde yayımlandı.

Suyun Hafızası Var mı?

Suyun Hafızası

Benveniste suyun içerdiği her maddeyi hafızaya kaydettiğini o maddenin sudan ayrıldığında bile hafızasında bütün özelliklerini taşıdığını belirtmiştir. Örneğin suya bir zehir yerine sadece zehrin frekansı yüklendiğinde bile zehrin kendisi eklenmiş gibi içine konulan sinekleri öldürdüğünü tespit etmiştir.

Aynı yaklaşımla homeopatiyle uğraşanlar da hastaların tedavisinde kullanılan ilaçların suda artık ilaçtan eser kalmayacak kadar sulandırıldığında daha başarılı bir tedavi sağlayacağını çünkü yan etkilerin yok olacağını ama ilaç gören suyun (tedavi edici) etkisinin kaybolmayacağını iddia etmekteydi. Bilim dünyası bu tartışmaları yıllarca sürdürdü. Daha sonra Dr. Masaru Emoto (Masaru Emato) sözcüklerin ve duyguların su üzerindeki yapısal değişikleri üzerinde çalışarak bilim dünyasını şaşırttı.

2013 yılında Almanya’da Stuttgart (Şututgart) Üniversitesi konuyu tekrar gündeme getirdi ve Benveniste’nin tüm araştırmalarını tekrar ederek aynı sonuçları aldıklarını ilân etti. Yapılan araştırmada aynı kaynaktan alınan su, değişik öğrencilere verilerek bir camın üzerine damlatmaları istenmiş. Her öğrencinin damlaları donarken farklı şekilde kristaller oluşmuş. Aynı su, niçin damlatan kişiye göre değişiklik gösteriyor sorusunu sadece daha önce gerçekleştirilen Dr. Emoto’nun çalışmalarıyla açıklayabilmişler.

Başka bir çalışma da suyun içerisine bir çiçek atıp bir süre bekledikten sonra alınan damlalar üzerinde yapılmış. Her damla donarken içerdiği çiçeğe benzer şekilde kristalize olmuş. 2015 yılında da benzer araştırma Max Planck (Meks Plenk) Enstitüsünde gerçekleştirilerek benzer sonuçlar elde edilmiş. Suyun hafızası olduğunu ve de kişiye göre, söylenen çirkin ve güzel söze bağlı olarak yapısının değiştiğini düşünsek belki;

  • Atıklarla kirleterek çirkinleştirdiğimiz suyun filtre etsek de hafızasında çirkinlik olduğunu, yudumlarken kendi çirkinliklerimizi yudumladığımızı, o yudumların hücrelerimiz tarafından emildiğini düşünürüz.
  • Yaklaşık % 75’i su olan vücudumuzda bazı hastalıkların neden oluştuğuna değişik bir açıklama getirebiliriz. Ve bu düşüncenin ardından umuyorum ki “çevre kirliliği” dediğimizde “Adam sende” demekten vazgeçeriz.

Suyun Hafızası başlığı altında verilmiş çok anlamlı ve ince mesajlar var, umarım bu mesajları almışsınızdır.