Tımar Sistemi Ve Özellikleri Kısaca Özet

Tımar Sistemi Ve Özellikleri Kısaca Özet

31 Mart 2019 0 Yazar: Recep

Tımar Sistemi Ve Özellikleri

Osmanlı toplumu sosyal bakımdan yönetenler (askeriler) ve yönetilenler (reaya) olmak üzere ikiye ayrılırdı. Ancak sınıf ayrımı söz konusu değildi. Devlete hizmet karşılığı reayadan askeri sınıfa geçmek mümkündü. Yönetenler (askeri) sınıfı ilmiye, seyfiye ve kalemiyeden oluşurdu. Yönetilenler (reaya) ise askeri sınıfın dışında kalan köylüler, şehirliler ve konargöçerlerdi. Reayanın askeri sınıftan tek farkı, devlete vergi ödemesiydi. Osmanlı Devleti’nde reaya, Müslim ve gayrimüslimlerden oluşurdu. Bunlardan gelirlerine göre çeşitli vergiler alınırdı.

Osmanlıların beylikten devlete geçmelerinde ve büyük fetihler yapmasında hiç kuşkusuz düzenli ve disiplinli bir ordusunun bulunmasının rolü büyüktür. Kuruluş Dönemi’nde Osmanlı ordusu genel hatlarıyla şöyleydi:

Tımar Sistemi

Tımar, devlet görevlilerine hizmetleri karşılığında, belli bir bölgenin vergi toplama yetkisinin devredilmesi anlamına gelmektedir. Geçimlik anlamına gelen dirlik terimi, tımar ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Tımar yoluyla katipler, dini görevliler, kadılar vb. sivil görevlilere maaşları karşılığında gelir tahsisleri yapılmasına rağmen, genel uygulamada, asıl amacın seferler için asker beslemek olduğu söylenebilir. Tımar sistemi, yalnızca askeri ihtiyaçları düzenlemekle kalmamış, eyalet idaresinin yanı sıra devletin ekonomik, sosyal ve zirai politikalarını da büyük ölçüde şekillendirmiştir.
Tımarlı sipahiler, tasarruf etmekte oldukları tımarın geliri düzeyinde ve belirlenen kurallar dahilinde seferlere katılmak mecburiyetindeydiler. Sefer mevsimi başladığında bu genelde mart veya nisan aylarıdır çeribaşları bir zeametteki sipahileri toplayarak subaşına katılmakta, subaşılar da bir araya gelerek sancak beyinin etrafında toplanmaktadır. Beylerbeyi de sancaklardan toplanan sipahi birliklerini bir araya getirerek padişahın ordusuna katılmak üzere toplanma yerine gitmektedir.


Prof. Dr. Fatma ACUN

Osmanlı Devleti’nde yönetenler (askeriler), padişahın kendilerine idari, askeri, adli ve dini yetki tanıdığı devlet görevlilerinden oluşurdu. Askeri sınıfın en önemli özelliği reaya gibi vergi yükümlülüğünün olmamasıdır. Osmanlı Devleti’nde yönetenler grubunda yer alan seyfiye (kılıç sahibi) anlamına gelirdi ve askeri sınıfı temsil ederdi. Divandaki temsilcileri vezir-i azam, vezirler ve kaptanıderya idi. Taşradaki temsilcileri ise beylerbeyi, sancak beyi gibi üst düzey askeri yöneticilerdi. Bu sınıfın, askeri hizmetler yanında yönetimde de sorumlulukları vardı.

İlginizi Çekebilir : Yaya ve Müsellemler
İlginizi Çekebilir :
Devletleşme Sürecinde Osmanlı Savaşçıları
İlginizi Çekebilir :
Beylikten Devlete Osmanlı Siyaseti

Osmanlı Devleti, fethettiği bölgelerdeki arazileri daha önce Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu Devleti’nde uygulanan “ikta” sistemine benzer bir uygulama ile taksim ve idare etti. Bu uygulamayı gerçekleştirmek amacıyla öncelikle Anadolu ve Rumeli’de fethettiği toprakları devlete bağlı arazi olarak tahrir defterlerine kaydetmek suretiyle tapulaştırırdı.

Tımar Sistemi Nedir?

Tahrir defterlerine kaydedilen bu araziler, miri yani devlet arazileri olarak adlandırıldı. Osmanlı Devleti, bu miri arazileri dirlik adı verilen bölümlere ayırırdı. Bu dirlikler, üzerinde yaşayan çiftçiler, toprağı ekip biçer ve vergi öderlerdi. Tımar sistemine göre devlet, kendisine ait olan bu vergilerin toplama hakkını başta yönetenler (askeriler) olmak üzere savaşlarda üstün başarılar göstermiş olanlar ile diğer devlet görevlilerine (katip, kadı vs.) bırakırdı. Buna karşılık tımar sahipleri, tasarruf ettikleri yerin yıllık gelirine göre yeme, içme, silah ve at gibi her türlü ihtiyaçları kendilerine ait olmak üzere atlı askerler yetiştirirdi. Devlete asker yetiştirmekle mükellef olan tımar sahipleri bu hizmetlerine karşılık bir çok vergiden de muaf tutulurlardı.

Osmanlı Kuruluş ve Yükselme dönemlerinde, kuvvetli bir merkeziyetçi idarenin ve bazı siyasi şartların ortaya çıkardığı tımar sistemi, memleketin askeri gücünü olduğu gibi ekonomik ve sosyal durumunu da doğrudan etkiledi. Osmanlı Devleti, tımar sistemi ile devlet hazinesinden para ayırmadan Osmanlı ordusunun Taşradaki en kalabalık grubu olan eyalet askerlerini oluşturmuştur. diğer yandan tarım arazilerinin sürekli işlenmesini sağlayarak üretime süreklilik kazandırdı. Toprak gelirleriyle memur maaşları karşılanmış, vergiler düzenli toplanmıştır.

Tımar sistemi ile savaşa hazır askerler (tımarlı sipahiler) yetiştirildi. Tımar sahipleri bulundukları yerlerde güvenliği sağlayarak devlet otoritesini güçlendirdi. Bütün bunların yanında konargöçer Türkmenlerin, büyük ölçüde yerleşik hayata geçmesi sağlandı ve yerli halka zarar vermeleri de önlendi.

Soru Cevap

1- Tımar Ve Devşirme Sistemi Nedir?

  • Tımar sistemi: Toprağa dayalı olarak oluşturulan düzenlemedir. Buna dirlik de denilir. Toprak yönetimi de üçe ayrılır;
  • Has: Yüksek dereceli devlet memurlarına ayrılan toprak alanı.
  • Zeamet: Orta dereceli devlet memurlarına ayrılan toprak alanı.
  • Tımar topraklar: Tımarlı sipahilere ayrılmış olan toprak bölümü.
  • Devşirme sistemi: Gayrimüslim ailelerden erkek çocukların bir tanesinin alınıp Osmanlı’ya getirilerek Türk ailelere emanet edilmesidir. Sonra bu çocuklarım sarayın eğitim bölümü olan enderun okulunda eğitim görmeleri ve başarılı olanların devlet yöneticisi,ordu komutanı gibi rütbelere yükselmesidir.

2- Tımar Sisteminin Amaçları Nelerdir?

  • Taşrada güvenlik sağlanmıştır.
  • Vergi toplanması kolaylaşmış ve vergilerin yerinde kullanılması sağlanmıştır.
  • Hazineden para çıkmadan devlet, her zaman savaşa hazır asker yetiştirmiştir.
  • Tarımsal üretimin sürekliliği sağlanmıştır.
  • Devlete yük olmadan asker yetiştirilir, askerlik masrafları azalır.
  • Ülke bayındır (imar) hale getirilir.

3- Tımar Sisteminin Faydaları Nelerdir?

Tımar Sisteminin Faydaları Maddeler Halinde

  • Vergiler bölgeyi iyi bilen kişiler tarafından toplanmıştır. Bu vergi kaçakçılığını önlemiştir.
  • Tarımsal üretimin devamlılığı sağlanmıştır.
  • Devlet bölgelere vergi memuru gönderme maliyetinden kurtulmuştur.
  • Ordunun yurdun her yerinde var olması sağlanmıştır.
  • Devletin kasasından para çıkmadan asker yetiştirilmiş olurdu.
  • Devletin memurlara maaş verme yükü azalmıştır.
  • Kırsal yerlerde devleti temsil eden askerlerin varlığıyla güvenlik ve otorite sağlanmıştır.

4- Tımar Sisteminin Askeri Faydaları Nelerdir?

  • Orduya düzenli olarak asker yetiştirilmesi
  • Savaş zamanında hazırda asker bulunması

5- Tımar Sisteminin Zararları Nelerdir?

Uzun bir süre devam eden tımar sistemi son dönemlerinde bozulmaya başlamıştır ve böylece iç isyanlar çıkmıştır ayrıca tımar sisteminin bozulmaya başlaması Osmanlı Devletinin yıkılış sürecini hızlandırmıştır.

6- Tımar Sisteminin Bozulması ve Nedenleri Nelerdir?

  • Zamanla bozulan Osmanlı ekonomisine karşın artan isyanların tarımsal üretime zarar vermesi
  • Ordunun aldığı başarısızlıklara karşın artan nüfusa toprakların yetersiz gelmesi
  • Dirlik arazilerinin dağıtılmasında yapılan haksızlıkların üreticiyi rahatsız etmesi
  • Tımar arazilerinin yerli yersiz özel mülke çevrilmesi
  • Bozulan ekonominin vergi yükünü arttırması sonucu köylünün tarımı terk etmesi
  • Tımarlı askerlerin modern Avrupa ordularına karşın geride kalması
  • Devletin para ihtiyacından dolayı iltizam adıyla tımar arazilerinin vergilerinin satılması
  • Tarımda üretim yapacak nüfusun ekim döneminde savaşlara gitmesi ve tarıma yeterince vakit ayırılamaması.

7- Tımar Sistemi Özellikleri Nelerdir?

  • Sistem içine alınan topraklar devlet mülküydü. Bu yüzden miras bırakılması, bağışlanması ya da vakfedilmesi yasaktı. Sistem özel mülkiyeti yasaklamıştı.
  • Sipahinin ya da köylünün elindeki tımar toprakları keyfi uygulamalar ile alınamaz, sipahilerin de feodalleşmesine, daha geniş topraklara bakmasına izin verilmezdi.
  • Sipahi ile reaya yani halk arasındaki ilişkiler kanunlar ile belirlenirdi. Sipahiler ve dirlik sahipleri tımar sisteminin sürekliliğini sağlardı.
  • Sipahiler, halkın tımar topraklarında güvenliğini sağlamakla yükümlüydü. Bununla birlikte köyde otururlar ve vergi gelirlerini toplarlardı.
  • Eğer köy reayası (halkı) toprakları terk ederse topraklar işlenemez ve sipahi gelirlerini kaybederdi. Bu yüzden köylünün toprağı terk etmesi yasaktı. Sipahi, kadı emrine göre toprağı terk eden köylüyü 15 yıl içerisinde köye dönmeye zorlayabilirdi. eğer köylü gelmez ve kentte iş bulmuşsa sipahiye ”çiftbozan” vergisi ödemesi gerekmekteydi.
  • Köylü toprağı bir başkasına terk etmek isterse sipahi onayı alması gerekirdi.
  • Sipahilerin köylü üzerinde egemenlik kurması yasaktı. Böylece feodalleşmesi önlenmişti. Kuralları ihlal eden sipahi tımardan uzaklaştırılırdı. Suç durumunda ceza yetkisi kadılara aitti.
  • Köylü, sipahinin evini, ambarını yapmalı, sipahinin ambardaki malını bir günlük mesafeye kadar olan pazarlara taşımalı, sipahinin çayırını biçmeliydi.

8- Tımar Sistemi Sonuçları Nelerdir?

  • Devlet ulûfeli tüfekli kapıkulu askerinin sayısını artırmak zorunda kaldı.
  • Sayıları çoğalan kapıkullarına ulûfe yetiştirmek güçleşti. Hazinenin yükü arttı.
  • Eyaletlerdeki tımarlı sipahiler ile kapıkulu birbirine karşı denge unsudiler. Tımarlı sipahiler kalkınca, kapıkulları devlete hükmeder hale geldiler.
  • Kapıkulu askeri ihtiyacı artınca “devşirme sistemi” de bozuldu. Devşirme olmayan kişiler de kapıkulu askeri yapıldı.
  • Köylü kapıkulu askeri olmak isteyince toprağını bıraktı.Bu yüzden üretimde azaldı.

Tımar Sistemi PDF İndir