Toplumsal Çözülmenin Nedenleri Nelerdir?

Toplumsal Çözülmenin Nedenleri Nelerdir?

24 Şubat 2018 0 Yazar: uzun

Toplumsal Çözülme

  1. Bir toplumda maddi ve manevi kültür ögelerinin bir anlam ifade edecek ve işleyen bir bütün oluşturacak biçimde birbirlerini tamamlayamamasıdır.
  2. Toplumda düzeni sağlayacak herhangi bir kurum ve otorite olmaması ya da olmasına rağmen işlerini iyi yapamaması sonucunda ortaya çıkan toplumun karışması durumudur.
  3. Bir toplumda ya da toplumsal kümede üyelerin var olan türdeş toplumsal davranış alışkanlıklarına, kurumlara ya da denetim biçimlerine uyumlarını yitirmeleri sonucu toplum yaşamının olanaksızlaşmasıdır.

Toplumsal çözülmede kurumlar arasında uyum bozulur, kurum ve örgütler işlevlerini yerine getiremez, dayanışmayı sağlamada etkisiz kalır ve yeni gereksinimleri karşılayamaz. Toplumdaki norm ve değerler kişiler üzerindeki etkisini yitirir. Toplumsal sorunlar artar, gelişme yavaşlar. Savaş, yoksulluk, suç oranlarının artışı gibi toplumsal sorunlar çözülmenin kaynağıdır.

toplumsal cozulme 277x300 - Toplumsal Çözülmenin Nedenleri Nelerdir?

Toplumsal çözülme

Toplumsal Çözülmenin Etmenleri Nelerdir?

  • Tabakaların Farklılaşması

Bir toplumda insanlar gitgide yoksullaşıyor ve sosyal refah azalıyorsa bu, orta tabaka eriyor ve alt tabaka genişliyor demektir. Üst ve alt tabaka arasında uçurumların oluşması ve dengenin bozulması da toplumda huzursuzluklara neden olur. Yani toplumda alt, orta ve üst tabakalar arasında farklılaşmanın artması, tabakalar arasında ahengin bozulması, toplumun çeşitli kesimleri arasında keskin farklılıkların ortaya çıkması, sınıfsal çatışmaların ve gerilimlerin artması, dikey hareketliliğin, demokratik tartışma ve uzlaşma olanaklarının azalması toplumsal çözülmeye neden olmaktadır.

  • İnsan Hak ve Özgürlüklerinin Kısıtlanması

İnsan hakları kavramı her insanın renk, ırk, sosyal ya da etnik köken, cinsiyet, dil, din ve mezhep, siyasi ve felsefi görüş, yetenek ayrımı gözetilmeksizin, doğuştan sahip olduğu kabul edilen temel hak ve özgürlükleri ifade eder.

  • Örgütlenme Yetersizliği

Toplum, çeşitli örgütlenme ağlarından oluşan en büyük örgütlenmedir. Bir toplumdaki örgütlerin sayısı, işlevleri o toplumun gelişme düzeyi ile birlikte değişmektedir. İlkel toplumlarda farklılaşmanın ve gereksinimlerin basit düzeyde olması nedeniyle örgütler az sayıdadır. Toplumların yapısı karmaşıklaştıkça artan toplumsal gereksinimleri karşılamak için birbirleriyle ilişkili çok sayıda örgüt oluşmuştur.

Örgütlenme aynı zamanda çeşitli örgüt ve kuruluşların uyumlu, eş güdümlü etkinlikte bulunmasını da ifade eder. Değişen toplumlarda var olan kurum ve örgütler, yeni oluşan toplumsal ilişkilerde, bireyin gereksinimlerini karşılayamaz duruma gelir. Kurumlar arası ve her kurumun kendi alt örgütleri arasındaki uyum bozulur, gördükleri işlevler gereksinimi karşılamakta yetersiz kalır bu da toplumsal çözülmeye neden olur.

Değişime ayak uyduramayıp engel durumuna gelen örgüt ve kurumlar da zamanla ortadan kalkar. Örneğin Orta Cağda, zanaatçıların kendi aralarındaki ilişkilerini, çalışma koşullarını düzenleyen, her zanaat dalında kaç zanaatçının çalışacağını belirleyen lonca örgütüydü. Kapitalist üretim ilişkilerinin gelişmeye başlamasıyla artan üretim gereksinimini karşılamak için çok sayıda atölye açılması ile lonca örgütü eski işlevini yitirmiş ve sonuçta dağılmıştır. Bu durum da feodal toplumların çözülmesinin nedenlerinden birini oluşturmuştur.

toplumsal cozulme nedenleri 300x222 - Toplumsal Çözülmenin Nedenleri Nelerdir?

Toplumsal çözülmenin nedenleri

  • Demokratik Kurumlaşma Yetersizliği

Demokrasi, bir ülkede yaşayan insanların kendi yöneticilerini seçmesi temeline dayanır. Seçilenler, belirlenmiş sureler içinde yönetim erkinde yer alırlar ve yasama görevlerini yerine getirirler. Bu çalışmaları belirlenmiş demokratik kurallar çerçevesinde yaparlar.

Her toplumda, çıkar ve beklentileri birbirinden farklı toplumsal gruplar vardır. Bu toplumsal grupların kendilerini ifade edebilmesi demokrasi için yaşamsal önemdedir. Bu nedenle seçme, seçilme, düşüncelerini ifade etme, örgütlenme hak ve özgürlükleri demokrasinin en önemli ilkeleridir.

Demokratik yönetimlerin olduğu toplumlarda siyasal partiler, sendikalar, dernekler, çeşitli toplumsal sorunlar (çevre, kadın, insan hakları) etrafında oluşturulmuş baskı grupları gibi örgütler vardır. Bu örgütler, yasalara uygun etkinlik gösterir ve yönetime doğrudan ya da dolaylı biçimde baskı yaparak demokrasinin kurumlaşmasına katkıda bulunur.

Gelişmekte olan ülkelerde demokratik kurumlaşma ve demokrasinin işleyişinde çoğu zaman ciddi sorunlar olduğu görülmektedir. Alt tabaka ve üst tabaka arasındaki uçurumun büyümesi, örgütlenme hakkının tanınmaması ve katılımcı demokrasinin uygulanmaması toplum içinde çatışmaları ve huzursuzluğu ortaya çıkarmakta, bu da toplumsal çözülmeyi getirmektedir.

Bu ülkelerde öncelik ekonominin büyümesine verilmekte, toplumsal gereksinimler ve siyasal özgürlükler önemsenmemektedir. Toplumdaki maddi kültür ögeleri ile manevi kültür ögelerinin gelişimi arasında ortaya çıkan kültürel gecikme toplumsal çözülmeye neden olmaktadır.

  • Milli Birlik Bilincinin Zayıflaması

Ülke bütünlüğünü sağlamanın en önemli yolu milli birlik bilincinin toplumda var edilmesidir. Milli birlik, milletin bütünleşmiş, ortak amaçlarda birleşmiş olmasıdır. Millet; dil birliği, yurt birliği, soy birliği, tarih birliği, siyasal birlik ve ortak değerlerden oluşur. Bunlar, milletlerin var olmasının vazgeçilmez ögeleri olup birbirlerini tamamlar. Milleti oluşturan ögelerin zayıflaması milli birlik bilincini de zayıflatır. Bu acıdan milli birlik bilincinin sürekli olarak canlı tutulması gerekir.

Toplumda işlevsel bütünleşme ve manevi değerler etrafında bütünleşme zayıfladığında milli birlik bilinci tehlikeye düşer. Toplumdaki insanların dayanışması ve ülke için tehlikeli olabilecek konular karşısındaki beraberlik, milli birliği güçlendirir. Toplumdaki bazı kişi ve gruplar kendi kişisel çıkarları için milli bütünlüğü sarsıcı harekette bulunabilirler. Böyle bir durum milli birlik bilincini zayıflatabilir. Ayrıca insanlar arasındaki sevgi, saygı, duygusal bağların azlığı milli birlik bilincini zayıflatan bir etkendir.

Milli birlik bilincini oluşturan en önemli etkenler aile, dil ve eğitimdir. Fakat ailede bağlılık ve dayanışmanın zayıflaması, kültür aktarımını sağlayan dilin nesiller arasında anlaşılmaz hale gelmesi, eğitim ve öğretimin milli olma niteliğini kaybetmesi milli birlik bilincinin zayıflamasına neden olur.

Toplumda baş gösteren ekonomik zorluklar da milli birlik bilincini zayıflatabilir. Fiyatların aşırı artışı, alt tabakanın genişlemesi, milli gelirin dengesiz dağılımı gibi durumlar, milli birlik bilincini zayıflatan ekonomik nedenlerden birkaçıdır. Öyleyse toplumda ekonomik dengenin oluşması zorunludur. Orta tabakanın genişlemesi gerekir. Bu ise dayanışmayı artırır. Toplumda ekonominin yanında kültürel, siyasal ve sosyal denge bozulduğunda da milli birlik bilinci zayıflar.

Milli birlik bilincinin zayıflaması, toplumsal çözülmeye neden olur. Çünkü̈ toplumla birlikte hareket etme, toplumsal değerleri üstün tutma gibi duygular zayıfladığından çözülme kolay olur.