Toplumsal Yapının Ögeleri

Toplumsal Yapının Ögeleri

26 Ocak 2019 0 Yazar: Recep

sal Yapının Ögeleri: u oluşturan ögeler ve bunlar arasındaki karşılıklı ilişkiler sal yapıyı oluşturur. Bu ögeler ve ilişkiler o bütünün parçalarının dengeli ve uyumlu olmasını sağlar. sal yapının maddi ve manevi olmak üzere iki ögesi vardır. sal yapının maddi yönü o un yerleşim tarzı, mimari yapısı hakkında fikir sahibi olmamızı sağlarken manevi yapı ise grupları, kurumları, statü ve rolleri, değerleri, normları ve ilişki biçimleri ile ilgili bilgi verir. sal yapının maddi ve manevi unsurlarından bazılarını ele alalım ve sal yapıyı inceleyelim:

Coğrafi koşullar toplumsal yapıyı etkiler.
Coğrafi koşullar sal yapıyı etkiler.

sal Yapı Açısından sel Yapı

Bir un yaşadığı bölgenin iklimi, coğrafi konumu o un i yapısını şekillendirir. Toprağın nitelikli oluşu, iklimin elverişli olması, uğraşı biçimlerinin seyrini etkiler. Özellikle iklim, sal yaşam üzerinde bire bir etkilidir. Kuzey ve Güney kutbunda yaşayan insanlar giyinmelerinden beslenmelerine ve ekonomik uğraşlarına kadar iklimin tesiri altındadır. Fakat iklim yapısının yanında toprağın verimliliği, yer altı ve yer üstü larının yeterliliği, bu zenginliklerin aktif olarak kullanılabilmesi, ların refah düzeylerini oluşturur. Bir başka önemli faktör de coğrafi konumdur.

Tarihsel süreç incelendiğinde tüm uygarlıkların e ve a elverişli yerlerde kurulduğu görülmektedir. Bu noktada sel yapı; sal yapının yerleşim biçimi hakkında fikir verir. sal yapı çevre koşullarından etkilenir. Bir un sel yerleşim şekli o un gelişmişlik düzeyine etki eden faktörlerden biridir. Ancak günümüzde sel ve teknolojik gelişmeler, i çevre faktörünün etkisini azaltabilmektedir. Verimsiz kurak araziler, geliştirilen sulama teknikleriyle kullanılabilir hâle getirilir.

sal Yapı Açısından Nüfus

Nüfusun artış hızı, bileşimi, hareketliliği, doğum ve ölüm oranları incelenerek sal yapının özellikleri ortaya çıkarılabilir. Nüfusun az ya da çok oluşu sal yaşamı etkilemektedir. Örneğin nüfusun artması, buna karşın millî gelir düzeyinin azalması ya da nüfusun mevcut zenginlik larını işletemeyecek kadar az olması sal yapıyı etkiler. Nüfus potansiyeli, bir ülkenin varlığının ve sının en önemli unsurudur.

in ilk amacı, nüfusun en etkili şekilde eğitilerek sal ihtiyaçları karşılayabilecek potansiyele getirilmesini sağlamaktır. Yani vasıflı insana ulaşmaktır. Nüfus sayısı içerisinde okuma yazma oranının yüksek olması tek başına yeterli değildir. Önemli olan bu nüfusun tüketici ve vasıfsız olmaktan çıkmış nitelikli hâle gelmesidir. Esas olan ların her yönden sıdır. Ekonomi ile birlikte eğitim, sağlık ve kültür gibi alanlarda da gereklidir. Bunlardan eğitim, ekonominin ve nın temel unsurlarından olan nitelikli insan yetiştirilmesinde önemli bir etkendir.

İlginizi Çekebilir : sal Kurumlarin Maddi Manevi Unsurlari ve Kulturle İliskisi

sal Yapı Açısından sal ler

sal yapı bireyler ve gruplar arasındaki düzenli ilişkiler sonucu oluşur. sal ilişkiler insanların ve grupların türlü gereksinimlerini karşılamak üzere kurdukları bağlantılardır. Bu ilişkiler olmasaydı sal yapıdan da bahsedilemezdi.

Çünkü sal yapının ögelerini oluşturan statüler, normlar, değerler, sal ilişkilerin kurulmasını sağlayan etkileşimler sonucu oluşur. Bu etkileşimler sal ilişkiler sonucu ortaya çıkar. Etkileşimler sonucu kurulan sal ilişkiler, sal yapıyı biçimlendirir. sal ilişkiler, bireyin hem diğer insanlar, hem de gruplar, kurumlar ve kuruluşlarla olan ilişkilerini içeren bir ağ görünümündedir. Aile, arkadaşlar, komşular ve diğer grupları içine alan bu ağ; insanların ortak hedeflerde buluştukları, paylaştıkları bir sal yapıyı mümkün kılar. Böylece sal ilişkiler kurumları işler hâle getirir ve onların devamlılığını sağlar.

Toplumsal değerler
sal değerler

sal Değerler ve sal Normlar

sal değerler; da ortaklaşa kanılar sonucu oluşmuş, üyeleri tarafından paylaşılan, un iyiliği ve gereksinimlerinin karşılanması açısından önemli, duygularla yakından ilişkili olan maddi ve manevi şeylerin olumlu ya da olumsuz nitelemelerle adlandırılmasıdır. bir varlık olan insan, içerisinde yaşamak ve içinde yaşadığı un değerlerini, inançlarını, davranış biçimlerini dikkate almak zorundadır.

Bireyin, un davranış kalıplarını ve kültürünü edinme, benimseme ve a uyma sürecine leşme denir. yaşama uyum, hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bu süreç bireyin hem bir varlık olabilmesini hem de un sürekliliğini sağlamaktadır. sal değerler sal yapı ve sal düzenin devamlılığı için çok önemlidir. Aile, din, hukuk, eğitim, ekonomi gibi kurumlar sal değerlerin etkisi altında şekillenir. sal kurum ve gruplar sayesinde sal değerler kuşaktan kuşağa aktarılır.

Bir da insanları belli olaylar karşısında nasıl davranmaları gerektiğini belirleyen öyle davranmaya zorlayan kurallara sal norm denir. Normlar, bireylerin neyi nasıl yapacaklarını ve değerleri nasıl uygulayacaklarını belirler. Bireylere grup, organizasyon ya da kurum içinde rollerinin gereği doğru ve yapılması gereken davranışları söyler. Bizlere hayatımızda, oturma odamızdan yatak odamıza, iş yerimizden okuldaki sınıfımıza irili ufaklı binlerce norm rehberlik eder. Bu gerçeklikten hareketle normların, sal düzenin temel yapı taşları olduğu söylenebilir.

sal Statü ve sal Rol

sal statü, normlar kurallar aracılığıyla bireyden o statüye uygun davranış tarzlarını yerine getirmesini bekler. sal yapı içinde statüler rollere kıyasla daha bir görünüme sahipken sal roller aktif ve dinamik özellik göstermektedirler. Statü, bir konum olarak bireylerce doldurulur onun aktif yanı olan rol ile de davranışsal anlamda oynanır. Böylece sal yapının bireylerini kişiler değil bu kişilerin statüleri meydana getirmektedir.

sal Kurumlar

daki ortak ve temel ihtiyaçların (beslenme, barınma, korunma gibi) giderilmesine yönelik ilişkilerin ortaya koyduğu yerleşmiş davranış kalıplarının bütünlüğü temel sal kurumları ortaya koyar. (Aile, ekonomi, siyaset, din, eğitim kurumları) Bu kurumlar da hâkim olan değer ve normlara göre şekillenir. Dolayısıyla kurumlar larda ortaktır; ancak lara göre farklılıklar vardır. Bu farklılıklar sal farklılıkları da anlatır. Çünkü sal kurumlar, sal yapıyı şekillendiren en temel ögelerdir.

sal Yapı Açısından sal Sistem: Sistem, aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi ögenin oluşturduğu dinamik bir bütünlüktür. Güneş sistemi ya da sinir sistemi örneklerinde olduğu gibi.

Eğitim kurumu toplumsal yapının bir ögesidir.
Eğitim kurumu sal yapının bir ögesidir.

sal sistem ise i yapı, nüfus, sal ilişkiler, kültür ve tabakalaşmanın karşılıklı işlevsel bağ içinde oluşturduğu bütündür. sal yapının sürekliliği bu ögelerin düzenli olarak işlemesiyle mümkündür. Çünkü sal yapının temel işlevleri ve onları yerine getiren başlıca kurucu ögeleri, birbirleriyle bağımlı bir alt sistem oluşturur. Bunların herhangi birindeki değişme, diğer ögeleri de etkiler.

Örneğin sal yapının başlıca ögelerinden olan aile kurumu; neslin sürdürülmesi, yeni nüfusun sallaştırılması gibi temel işlevlerle birlikte sal sistemin işleyişine katılır. Bu işlevlerdeki bir aksaklık sal yapıyı, dolayısıyla da bütün olarak sal sistemi etkiler. Aile kurumunda yapısal bozulmaların olduğu larda eğitim, ekonomi gibi kurumların da bu değişiklikten etkilenmesi; sal sistemdeki ögelerin birbirine bağımlılığının açık bir göstergesidir. Her sistem çeşitli alt sistemlerden oluşur. İnsan organizması; sinir sistemi, kas sistemi, iskelet sistemi gibi alt sistemlere sahiptir.

sal sistem; din, hukuk, aile, ekonomi, siyaset gibi çeşitli alt sistemlere sahiptir. Bu sistemlerin de yine alt sistemleri vardır. Örneğin aile un bir alt sistemidir. Çeşitli akrabalık ilişkileri, evlenme şekilleri de ailenin alt sistemlerini oluşturur. Hukuk sistemi de anayasa, yasalar, mahkemeler gibi çeşitli alt sistemlere sahiptir.

sal yapıya şeklini veren ögeler sistematik bütünlük içinde işlerlik gösterir. Bu ögeler birbirine bağlı oldukları için çoğu zaman göreli bir denge içerisindedir. Bunlardan herhangi birindeki değişiklik dengeyi bozar ve hepsinde yeni değişiklikler meydana getirir. Öyle ki bu zincirleme reaksiyonlar sonucu , bir zaman sonra yeniden fonksiyonel bir bütünlük oluşturur. Sonuç olarak sal sistem kendi kendisini düzenleyen bir bütündür ve daima kendi dengesini kurma eğilimindedir.