<?php $categories = get_the_category($post->ID); if ($categories) { $category_ids = array(); foreach($categories as $individual_category) $category_ids[] = $individual_category->term_id; $args=array( 'category__in' => $category_ids, 'post__not_in' => array($post->ID), 'showposts'=>5, // Gösterilecek benzer yazı sayısı 'caller_get_posts'=>1 ); $my_query = new wp_query($args); if( $my_query->have_posts() ) { echo '<h3>Benzer yazılar</h3><ul>'; while ($my_query->have_posts()) { $my_query->the_post(); ?> <li><a href="<?php the_permalink() ?>" rel="bookmark" title="<?php the_title_attribute(); ?>"><?php the_title(); ?></a></li> <?php } echo '</ul>'; } wp_reset_query(); } ?>
Toplumsal Yapıyı Oluşturan Unsurlar ve Özellikleri Nelerdir?

Toplumsal Yapıyı Oluşturan Unsurlar ve Özellikleri Nelerdir?

24 Şubat 2018 0 Yazar: uzun

Toplumsal Yapıyı Oluşturan unsurlar


Toplumsal yapı bir toplumdaki bireylerin, grupların, kurumların kendi aralarında düzenlenmiş toplumsal ilişkilerinin bir bütünüdür. Toplumsal yapıyı birey, grup ve kurumların yanında, nüfus oranı, nüfusun azlığı ya da çokluğu, nüfusun ülke topraklarına dağılımı; toplumun ekonomik açıdan zenginliği ya da fakirliği, ekonomi sistemi, millî geliri; eğitim sistemi ve okuma yazma oranı; toplumun ahlak, din ve hukuk anlayışı da etkiler.

Toplumu oluşturan ögeler insan yaşamının ürünü oldukları için çok çeşitlidir. Dolayısıyla toplumsal yapı, toplumun hem maddi hem de manevi yönünü içine alan bir kavramdır. Maddi yön fiziki yapıyı, manevi yön kültürel yapıyı oluşturur.

  1. Fiziki Yapı (maddi yön): Toplumun üzerinde yaşadığı toprak parçasını, iklimini, coğrafi konumunu, yer altı ve yer üstü zenginliklerini içerir. Ayrıca nüfusun yerleşim biçimi, dağılımı, köy-kent yapılanması da bu yapıyla ilgilidir.
  2. Kültürel Yapı (manevi yön): Bir toplumun insanları arasındaki sosyal ilişkiler ağını anlatır. İnsanlar arasındaki ilişkiler sonucunda ortaya çıkan ilkeler ve anlamlar, değerler, statüler, roller vb. bu yapıyı etkiler.
Toplumsal Yapıyı Oluşturan Unsurlar

Toplumsal yapı

Toplumsal Yapıyı Oluşturan Ögelerden Köy, Kent, Metropol ve Millet Temel Unsurlardır. Bunların Anlamı, ve Özellikleri Nedir?

Toplumsal Yapıyı Oluşturan Unsurlar ve Özellikleri

  • Köy

Genellikle tarım ve hayvancılıkla geçimin sağlandığı, yeterince iş bölümü ve örgütlenmenin olmadığı küçük yerleşim birimlerine köy denir. Türkiye’de nüfusu 2000’den az olan yerler köy olarak tanımlanmaktadır.

Köy toplumsal yapısının özellikleri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  1. Geleneksel şekliyle köy, tarımsal ekonomiye dayalıdır. Köyün dış toplumsal çevreyle ilişkileri sınırlı olduğu için içine kapalıdır; doğal çevre (yağış, kuraklık, sel, soğuk vb.)ye bağımlılığı ise fazladır.
  2. Köylerde en önemli toplumsal örgüt olan ailedir. Köylerdeki aile tipi, geniş ailedir. Ayrıca akrabalık bağları oldukça önem taşır. Toplumsal iş bölümü yaşa ve cinsiyete göre değişir. Geleneklerinin ve göreneklerin etkisi büyüktür. Eğitim, kentlere göre daha düşük düzeydedir. Köyde toplumsal değişme hızı düşüktür. Çünkü köy dışındaki kişilerle ilişkileri azdır. Köy içinde ise yüz yüze ilişkiler egemendir. Köyde geleneklere bağlılık da gelişmenin hızını yavaşlatmaktadır.
  3. Köyde akrabalık ve komşuluk ilişkileri çok gelişmiştir. İnsanlar arasında ticaret, ortak sevinç ve üzüntüler vardır. Sadakat, fedakârlık ve büyüklere saygı belirgin şekilde görülür. Manevi kültür değerleri köyde daha etkindir. Köy toplumsal yapısında değerler ve normlar çok önemlidir. Değer ve normlara uygun davranış gösterilmediğinde ayıplama, dışlama gibi yaptırımlar uygulanır. Köyün toplumsal yapısında, çok farklı meslek grupları olmadığı için statü ve roller çok çeşitlilik göstermez.
  4. Teknolojik, ekonomik, kültürel ilişkilerin değişmesi köy sosyal yapısını da etkilemekte ve değiştirmektedir. Tarımda makineleşmenin artması, üretimin geçimlik olmaktan çıkarak pazar için üretime dönüşmesi, değişimin en önemli ögesidir. Artık köylerde de geniş ailelerin yerini yavaş yavaş çekirdek aile almaktadır.

Sanayileşmedeki hızlı değişmeler köy toplumsal yaşamını da etkilemektedir.

  • Kent

Kent; çok sayıda iş kolu olan, iş bölümü ve örgütlenmeye yönelmiş nüfusu barındıran büyük yerleşim birimi olarak tanımlanabilir. Tarım dışı etkinliklerin, özellikle sanayi ve hizmet sektörünün yoğun olduğu yerleşme birimleridir. Teknolojik gelişmeler, kente özgü “kentli yaşama biçimi”ni ortaya çıkarmıştır.

Kentlerin kendine özgü özellikleri ve yapısı vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Kentsel üretim; sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerindedir. Kentlerde iş bölümü gelişmiştir. Bunun nedeni işlerin çeşitlenmesi ve yeni uzmanlık alanlarının ortaya çıkmasıdır.
  2. Kentlerde toplumsal hareketlilik yoğundur. Değişmeye ve ticarete açık bir yapılanma vardır.
  3. Kentler; içinde çeşitli etnik grupları, kültür ve meslek kuruluşlarını, toplumsal sınıf ve tabakaları barındıran toplumsal bir gruptur. Kentlerde nüfus yoğunluğu çoktur.
  4. Kentlerde kişiler arası ilişkiler resmi ve kısa sürelidir. Bu ilişkiler yüzeysel ve bireysel çıkarlara dayalıdır.
  5. Kentlerde toplumsal kontrol, hukuk kuralları ve resmî kurumlar aracılığıyla sağlanır. Yazılı olmayan toplumsal normların yaptırımları kentlerde zayıftır.
  • Metropol (Anakent)

Zamanla gelişen kentler sanayi, ticaret, yönetim ve kültür merkezleri olan, milyonlarca insanın yaşadığı metropol adı verilen kent durumuna dönüşür. Bu metropolleşme sürecinde oluşan ana kent, çevre kent ve kır yerleşmeleri üzerinde oldukça etkilidir. Metropollerin merkezleri yerleşme ve oturma açısından çekici değildir. Bu nedenle nüfus genellikle merkez kenarındaki yerleşme yerlerinde yoğunlaşır.

Bu yerleşim yerleri uydu kentler (banliyö)i oluşturur. Uydu kentler hem kendi olanaklarıyla büyümeye hem de merkezin yükünü hafifletmeye çalışır. Uydu kentler, metropole ekonomik, toplumsal, kültürel bakımdan bağımlı kentlerdir. Metropol, bir bölgenin toplumsal ve ekonomik açıdan en önemli merkezidir.

Metropoller, çevresindeki bölge ve bu bölgenin içindeki şehirlere ekonomik, teknolojik ve kültürel bakımdan egemen olan büyük merkezlerdir. Metropoller, yönetsel açıdan kendine özgü özellikler taşır. Merkezde ana kent, banliyölerde mahallî idareler vardır. Ancak bunlar birbirlerini destekler niteliktedir.

  • Millet (Ulus)

Millet kavramı, feodal toplumun yıkılması ve kapitalist toplumun oluşumu döneminde ortaya çıkmıştır. Fransız devriminden sonra uluslar kendi devletlerini kurmaya başladılar. Bu devletlerin genellikle kendilerine özgü dili, dini, bayrağı, gelenek ve görenekleri vardı.

Ülkeler İngiltere, Fransa; uluslar ise İngilizler ve Fransızlar gibi adlar aldılar. Ayrıca her ülkeyi diğer ülkelerden ayıran siyasi, ekonomik ve kültürel sınırlar oluştu. Bu tarihsel gelişim süresi öncesinde krallar, hükümdarlar ve tebaaları vardı. Zamanla “ulus” denilen toplum biçimi ortaya çıktı ve tebaalık yerini vatandaşlığa bıraktı. Yeni toplum biçimi geliştikçe dünyada ulusçuluk da gelişti.

Bir toplumun ulus olabilmesi için gerekli olan ögeler; toprak, soy, ekonomi, ortak tarih, dil, din, kültür ve ülkü birliğidir. Bu ögeler, her ulusun oluşmasında aynı ölçüde önemli değildir. Çağa göre de bu ögelerin bir bölümünün payı azalır, bir bölümünün payı artar.

Milliyetçilik (ulusçuluk), bir sosyal politika ilkesi veya düşünce akımı olarak ulus gerçeğinden hareket eder ve ulusa ait olan değerlere sahip çıkma, onları koruma, yaşatma ve yüceltme amacı ile bir ülkü etrafında toplanmayı ifade eder. Ulusçuluk, ideal ve kader birliğini belirten bir ilkedir. İnsanı bir gruba ve bir topluma bağlayan en kuvvetli bağdır.

Toplumsal Yapıyı Oluşturan Unsurlar

Toplumsal Yapıyı Oluşturan Unsurlar

Ayrıca Bakınız : Toplumsal Sapma Nedir?