Türkçenin Tarihi Gelişimi ve Kimlik Bilgileri

Türkçenin Tarihi Gelişimi ve Kimlik Bilgileri

15 Temmuz 2019 0 Yazar: Recep

Dünya dilleri arasında en köklü ve önemlilerinden biri olan Türkçenin Tarihi Gelişimi konusuna yer vermeden olmazdı. Dilimizin tarihine göz attığım zaman ne kadar önemli ne kadar kıymetli olduğuna bir kez daha şahit oldum, şimdi bu bilgileri sizlerle de kısaca paylaşmak istiyorum.

Türkçenin Tarihi Gelişimi

Türkçenin Tarihi Gelişimi ve Kimlik Bilgileri

Dünya üzerinde 3000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dillerden bir kısmı sadece belli bir bölgede ve kabileler arasında kullanılmaktadır. Türkçe ise tarihi 4500 yıl öncesine kadar uzanan, dünyanın en eski ve en çok konuşulan dillerinden biridir. Türkçenin tarihi gelişim süreci Ön Türkçe, Eski Türkçe, Orta Türkçe ve Yeni Türk Dili şeklinde dönemlere ayrılır. Türkçe, Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensup sondan eklemeli bir dildir.

Türkçe, yapısal özellikleri açısından sağlam kuralları olan dünya üzerindeki en eski dillerden biridir. Birçok dil araştırmacısı Türkçenin bu özelliklerini tespit etmiştir. Bu ünitede Türkçenin tarihi gelişim süreci üzerinde durulacaktır.

Türk Dilinin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri

Türk Dilinin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri
  1. Türkçe Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensuptur.
  2. Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Kökler değişmez, yapım ve çekim ekleri vardır. Öncelik yapım eklerinindir. Yapım ekleri anlam; çekim ekleri de görev belirler.
  3. Türkçede ünlüler arasında kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık; ünsüzler arasında ise sertlik-yumuşaklık uyumu vardır.
  4. Söz diziminde kelimeler yardımcı ögelerden ana ögeye doğru sıralanır.

Türk Dilinin Gelişmesi Ve Tarihi Devreleri

Türk Dilinin Gelişmesi Ve Tarihi Devreleri

Türkçe, tarihi 4500 yıl öncesine kadar uzanan, dünyanın en eski ve en çok konuşulan dillerinden biridir.

Tarihi gelişim evreleri şöyle sıralanabilir:

Ön Türkçe (Pre-Turkish)

  • Tarih öncesi konuşulan Ön Türkçe, Ön Altayca’ya kadar uzanır.
  • Burada Ön Moğolca, Ön Mançu Tunguzca ve Ön Korece (belki de Japonca) ile akrabalığı vardır.
  • Çuvaşça ve Yakutça adlı iki Türk lehçesi, bilinmeyen bir devirde Ana
  • Türkçeden ayrılarak birer lehçe özelliği kazanmışlardır.

Eski Türkçe

Türkçeyi ele geçen metinlerle ve “Türk” adı ile takip edebildiğimiz devredir. Tarih olarak M.S. 5-13. yüzyıllar arasını kapsar. Orhun yazıtlarıyla Uygur metinlerini içine alan bu dönem Köktürkçe ve Uygur Türkçesi dönemleri olmak üzere ikiye ayrılır.

Köktürkçe

Çoyren ya da Çoyron yazıtı, Türk dilinin tarihi bilinen en eski belgesidir. M.S. 687-692 tarihlerini taşır. Köktürk işaretli 6 satırdan ibarettir. Eski Türkçe ile ilgili en geniş bilgiyi Orhun/Köktürk Yazıtları’ndan öğreniyoruz. Köktürk Yazıtları, Bilge Tonyukuk (M.S. 716, iki taş halinde), Kül Tigin (M.S. 732) ve Bilge Kağan (M.S.735) adına dikilmiş mezar kitabelerinden oluşur.

Yazıtlar, İlteriş Kağan’ın oğulları Bilge Kağan ve Kül Tigin ile bilge vezir Tonyuyuk adına dikilmiş “bengü taşlar”dır. Yazıtları Yolluğ Tigin adlı Türk prens yazmıştır. Orhun Kitabeleri’ni, ilk defa Danimarkalı Wilhelm Thomson (Vilhelm Tamsın) okumuştur. Kitabelerde kullanılan işaretlerin pek çoğu, Türk dilinin fonetiği (ses bilgisi) ile açıklanabilecek, ayrıca Türklerin yaşama tarzı hakkında bilgi verecek özellikler taşır.

Kül-Tigin-Abidesi-Türkçenin-Tarihsel-Gelişimi
Kül Tigin Abidesi

Uygurca

Uygurlar hakkında bildiklerimiz Çin kaynakları ile bazı Uygur yazıtlarından edindiğimiz bilgilere dayanır. 745 yılında Kutluk Bilge Kül Kağan’ın Uygur İmparatorluğunu kurarak tahta oturduğunu biliyoruz. 747’de kağanın ölümü üzerine tahta oğlu Moyon Çor geçti. Moyon Çor’un önemi, bıraktığı yazıttadır. Uygurlar çağdaşlarına göre medeniyet alanında öncü olmuş, güzel sanatlar ve baskı sanatı yönünden ileri bir seviyeye ulaşmışlardır.

Uygurların oyma basma tekniği yanında “kep” denilen hareketli harflerle matbaa kurup kitap bastıkları bilinmektedir. Torbalar içinde korunan bu harfler ve bu harflerle basılmış kitaplar bugüne ulaşmıştır. Uygurlar, hakim oldukları dönemde yüksek kültür ve medeniyetlerine paralel olarak zengin bir edebiyat da kurmuşlar, yazdıkları kitaplarla kütüphaneler oluşturmuşlardır.

Orta Türkçe

13. yüzyıl başlarından itibaren gelişen Türkçeye Orta Türkçe denir. Doğuda eski Türk yazı diline bağlı olarak gelişen Çağatayca vardır. Batıda ise Arapça ve Farsçadan etkilenen Osmanlı Türkçesi ortaya çıkar. Çağatayca Orta Asya’da, Osmanlı Türkçesi Anadolu’da zengin kütüphaneler oluşturur. Ancak Osmanlı Türkçesi Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalmıştır.

  • Tün ve gece” kelimeleri yanına Arapçadan “leyl” ve Farsçadan “şeb”i alır.
  • küneş/güneş” kelimesinin yanına Arapçadan “şems”, Farsçadan “mihr” ve “hurşit” gelip oturur.

Böylece örneğin 50 bin kelimelik sözlük 150 bin kelimeye çıkar. Osmanlı Türkçesinin zenginliği buradan gelir.

Yeni Türk Dili

20. yüzyılın başlarından itibaren gelişen Türkçeye Yeni Türk Dili denilebilir. Bu dönemde bütün Türk dünyasında Batılılaşma ile birlikte dilde ve özellikle yazı dilinde büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Tanzimat döneminden itibaren (özellikle 1876’dan sonra) Türkçenin imla ve sözlük sorunlarına çözümler aranmaya başladı.

Aruzdan heceye dönüldü.

İkinci Meşrutiyet’ten (1908) sonra, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem “Yeni Lisan” adlı makaleyle halkın anlayacağı yeni bir Türkçenin kapılarını araladı. Dil sadeleştirildi.

  • Ömer Seyfettin’in hikayeleri bu dilin kullanıldığı ilk metinlerdi.
  • Milli edebiyat döneminde aynı anlayış sürdürüldü.
  • 1928’de gerçekleştirilen Harf İnkılabının ardından Mustafa Kemal’in emriyle “Türk Dili Tetkik Cemiyeti” (Türk Dil Kurumu) kuruldu.
  • Türk dilinin gelişimi ve dünya dilleri arasındaki yeri araştırıldı.
  • Kelime ve gramer çalışmaları yapıldı.
  • Yabancı kelimelerin halk dilindeki karşılıkları derlendi.
  • 1930’lu yıllardan 70’li yıllara kadar dilde sadeleşme çalışmaları yoğun bir biçimde devam etti.
  • Bugün kullandığımız Türkçe, konuşma ve yazı dili arasında farkın kalmadığı yalın, anlaşılır ve zengin bir bilim ve sanat dilidir.

Türkçenin Tarihi Gelişimi Özet

  • Türkçe Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensuptur ve sondan eklemeli bir dildir.
  • Türkçede kelime kökleri değişmez. Kökten yeni kelimeler türetmek için yapım ve çekim ekleri kullanılır. Sözcük kurmada öncelik yapım eklerinindir. Yapım ekleri anlamı, çekim ekleri de görevi belirler.
  • Türkçede ünlüler arasında kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık uyumları vardır. Ünsüzler arasında ise sertlik-yumuşaklık uyumu vardır.
  • Söz diziminde kelimeler yardımcı ögelerden ana ögeye doğru sıralanır.
  • Türkçe, tarihi 4500 yıl öncesine kadar uzanan, dünyanın en eski ve en çok konuşulan dillerinden biridir.
  • Türkçenin tarihi gelişim süreci Ön Türkçe, Eski Türkçe, Orta Türkçe ve Yeni Türk Dili şeklinde dönemlere ayrılır.
  • Ön Türkçe tarih öncesini, Eski Türkçe Köktürk ve Uygur dönemini, Orta Türkçe Çağatayca ve Osmanlı Türkçesi evresini, Yeni Türk Dili ise 20. yüzyıl başından itibaren geçerli olan evreyi içine alır.

Bu Makale Faydalı mıydı?

Oy vermek için yıldızlara tıkla!

Ortalama puan / 5. Oy sayısı:

Beğendiğine Sevindim ...

Hadi bu yazıyı sosyal medyada paylaş!

Yazıyı faydasız görmene üzüldüm!

Hadi bu yazıyı geliştirelim!