Türkiye Nüfusunun Özellikleri

Ülkeler, yirminci yüzyılın ortalarına kadar dünyada güçlü olmak için nüfus sayılarının fazlalığını yeterli ve gerekli görüyorlardı. Ancak günümüzde nüfusun sayısal fazlalığından çok, nitelikleri üzerinde durulmaktadır. Bu nedenle ülkeler, sınırları içinde ne kadar insan yaşadığını ve bu insanların ne gibi özelliklere sahip olduklarını tespit etmek ihtiyacı duyarlar. Bir ülkede yaşayan insan sayısı çok çeşitli amaçlar için tespit edilir. Tarihte özellikle askere alınacak ve vergi verecek nüfusu belirlemek için nüfus miktarı bilinmek isteniyordu. Bu amaçla Osmanlı Devleti’nde ilk nüfus sayımı II. Mahmut Döneminde 1831 yılında yapılmıştır. Günümüzde ise bu amaçlara ek olarak nüfusun sayısı, artışı-azalışı, kır-kent nüfusu, çalışma durumu, gelir düzeyi, doğum ve ölüm oranları, eğitim durumu, yaş ve cinsiyet gibi özelliklerini tespit etmek için nüfus sayımı yapılmaktadır. Çünkü ülke kalkınma planlarının yapılması ve uygulanabilmesi için ülke nüfusunun hangi özelliklere sahip olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Türkiye Nüfusunun Özellikleri;

Nüfus Sayımları ve Nüfus Artışı Ülkemizde Cumhuriyetin ilanından sonra ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır. Daha sonraki nüfus sayımı 1935’te ve bundan sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda yapılmıştır. 1990 yılından sonra 10 yılda bir sayım yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak ihtiyaca bağlı olarak 1997 yılında ara sayım, 2000 yılında da son kez genel sayım yapılmıştır. 2007 yılından itibaren Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından oluşturulanda Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine (ADNKS) geçilmiştir. Artık nüfusumuzun sayımı ve özellikleri TÜİK tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası uygulamasıyla elektronik olarak tespit edilmektedir. 1927 yılından 2010 yılına kadar Türkiye’nin nüfus miktarını gösteren aşağıdaki grafiği birlikte inceleyelim.

Yıllara göre nüfus artışı

Yıllara göre nüfus artışı

Bir ülke nüfusunun artması veya azalmasında doğumlar ve ölümler belirleyici rol oynar. Eğer bir ülkede doğumlar ölümlerden fazla olursa nüfus artar. Bu doğal nüfus artışıdır. Göçler de nüfus artışına ve azalmasına sebep olur. Nüfus artışında kadın başına düşen doğum sayısı yani doğurganlık önemlidir. Doğurganlık arttıkça nüfus artış hızı da artar. Geri kalmış toplumlarda doğurganlık yüksektir. Eğitim düzeyi yüksek ve gelişmiş toplumlarda doğurganlık daha azdır. Ülkemizde kır ve şehir yerleşmeleri arasında doğurganlık oranları farklıdır. Şehirde yaşayan kadın, çalışma hayatının içindedir. Çalışarak çocuk büyütmenin zorlukları nedeniyle az çocuk yapma eğilimindedir. Köylerde ise insan gücüne dayalı ekonomik faaliyetler yaygın olduğu için fazla çocuk yapma isteği ön plana çıkar.

İlk sayımdan günümüze kadar nüfusumuz devamlı artmıştır. Aşağıdaki grafik ve tabloda görüldüğü gibi artış miktarı çeşitli nedenlerle değişikliğe uğramıştır.

NÜFUS TABLO 300x140 - Türkiye Nüfusunun Özellikleri

Türkiye’de Nüfusun Yaş ve Cinsiyetine İlişkin Bilgiler

Ülkeler için nüfus özelliklerini bilmek birçok bakımdan önemlidir. Özellikle geleceğe yönelik planlamaların yapılmasında, nüfusun cinsiyete göre yaş dağılışı bilinmelidir. Çünkü farklı yaş ve cinsiyette olanların istek ve ihtiyaçları, potansiyelleri birbirinden farklıdır. Örneğin, bir yerde yaşayan nüfusun çoğunluğu çocuk yaşta ise orada yapılacak yatırım planları ile nüfusun çoğunluğunun gençlerden veya yaşlılardan oluştuğu yer için yapılacak yatırım planları farklı olacaktır. Çocukların çoğunlukta olduğu yerlere öncelikle okul ve oyun alanları, gençlerin çoğunlukta olduğu yerlere öncelikle yüksekokul, iş imkânı sağlayan yerlerin veya spor tesislerinin, yaşlıların olduğu yere ise huzurevi veya dinlenme alanlarının yapımına öncelik verilir. Bir ülkenin iş gücü miktarı da nüfusun yaş yapısıyla doğrudan ilgilidir. Yaş ve cinsiyete göre nüfus, nüfus piramidi adı verilen grafiklerle gösterilir. Nüfus piramitlerinin yorumlanmasıyla önemli bilgiler elde edilir.

Kır ve Kent Nüfusu

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir şehirleşme hareketi yaşanmaktadır. Aşağıdaki grafiklerde görüldüğü gibi Cumhuriyet’in ilan edildiği ilk yıllarda nüfusumuzun çoğu kırsal kesimde yaşamaktaydı. 1950’li yıllardan itibaren kent nüfusunda belirgin bir artış olmuştur. 1985 yılında ise ilk kez kent nüfusu, kır nüfusu oranını geçmiştir. 2010 yılında ise ilk sayım sonuçlarındaki kır ve kent nüfusu oranları yer değiştirmiştir.

Şehirlerdeki nüfus artışı doğal artıştan çok göçlerle olmaktadır. Kırsal kesimde özellikle tarımda makineleşme, ekilebilir arazilerin miras yoluyla parçalanması işsizliğe neden olmuştur. Kentlerin sahip olduğu geniş imkânlar, köyden kente göçü hızlandırmış, büyük kentler çok göç almıştır. Şehirleşme ülkemizin her yerinde aynı hızda olmamaktadır. Bölgelere göre kent nüfusunun dağılışı değerlendirildiğinde, en çok kentli nüfusun Marmara Bölgesinde bulunduğu görülür. Bölgede kentli nüfusun fazlalığının temel nedeni sanayi faaliyetlerinin yoğun olmasıdır. Şehir nüfusunun cinsiyet özelliklerini gösteren aşağıdaki grafiği birlikte inceleyelim.

YILLARA GÖRE NÜFUS 280x300 - Türkiye Nüfusunun Özellikleri

Nüfusun Eğitim Durumu

Nüfusun önemli özelliklerinden biri de eğitim durumudur. Bir ülkede her alanda eğitilmiş insan sayısının fazlalığı o ülke için önemli bir güç kaynağıdır. Bu nedenle ülkeler, insanların eğitimine önemli miktarda kaynak ayırarak yatırım yaparlar. Gelişmiş ülkelerde nüfusun tamamına yakını okuma yazma bilir ve yüksek öğrenim görenlerin oranı da fazladır. Bu ülkelerde eğitim için ayrılan kaynak büyüktür. Cinsiyete Göre Okuryazarlık Durumu Türkiye’de Nüfusun Eğitim Durumu Türkiye’de, Cumhuriyet’in ilanından sonra eğitim görmüş insan sayısını artırmak amacıyla hızla yatırım yapılmıştır. O yıllarda okuryazar oranı çok düşüktü. Yeni alfabenin kabulü ile 1928 yılında okuma yazma seferberliği başlatılmıştır. Daha sonraki yıllarda ise eğitim alanında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından günümü- ze, nüfusumuzun okuryazarlık oranı artmış ve eğitim seviyesi yükselmiştir. Grafiklerde ve tabloda görüldüğü gibi, günümüzde okuryazar oranı % 96 civarındadır. Ancak okuma yazma bilen nüfus ülkemizin her tarafında eşit olmadığı gibi cinsiyetler arasında da belirgin farklılıklar gösterir. Erkeklerde okuma yazma oranı kadınlara göre daha fazladır. (% 0,85) (% 0,83) (% 6,23) (% 1,29) (% 92,92) (% 97,88) Cinsiyete göre okuryazarlığın farklı olmasının nedenleri sizce neler olabilir? Ülkelerin gelişmesinde ve dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer alması iyi yetişmiş vatansever insanlarla sağlanabilir. Ülkemiz, Atatürk’ün başlattığı eğitim ve öğretim çalışmalarıyla bu yönde hızla ilerlemektedir.

Nüfusun Çalışma Durumu

İnsanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için üretmek ve ekonomik faaliyetlerde bulunmak zorundadır. Bu ekonomik faaliyetler tarım, sanayi ve hizmet sektörleri olarak üç grupta toplanmaktadır. Bir ülkede 15-64 yaş grubu nüfusun fazla olması, o ülkede çalışma çağındaki nüfusun da fazla olduğu anlamına gelir. Ülkemizde bu yaş grubu nüfus çok fazladır. Gelişmiş ülkelerde çalışan nüfusun büyük bölümü tarım dışı sektörlerde çalışır. Ülkemizde de tarım sektöründe çalışan nüfus oranı giderek azalmaktadır. Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi günümüzde ülkemizde çalışanların çoğu hizmet ve sanayi sektöründedir.

calısma 300x113 - Türkiye Nüfusunun Özellikleri

Şunlara da Göz Atmalısın
Share

Bir Soru Sormak İster misin?

avatar
  Subscribe  
Bildir