Türkiye’de Sis ve Etkileri

Türkiye'nin ılıman kuşakta yer alması ve etrafının denizlerle çevrili olması özellikle cephesel sislerin sık olarak yaşanmasına neden olur.

Güneyden gelen tropikal hava akımları ve kuzeyden gelen kutupsal hava, Anadolu üzerinde karşılaşarak yoğun sis­leri meydana getirir. İç bölgelerde etkili olan sisler özellikle karasallığın etkili olduğu ülkelerde görülür.

İlkbahar aylarının başlangıcında ve sonbaharın son aylarına doğru gökyüzünün açık olduğu gecelerde soğuk olan zemin ile temas hâlinde olan nemli ve ılık hava yoğunlaşarak radyasyon sislerini meydana getirir.

Bunun dışında kuzeyde­ki kutupsal polar cephe ile İzlanda ve Akdeniz üzerindeki sıcak hava karşılaştıkları yüzeylerde cephesel sisler oluşur. Daha çok kış aylarında görülen bu sislerin görüş mesafesi oldukça kısadır.

Kıyılarda sislerin oluş biçimi diğerlerinden biraz farklıdır. Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlesi kıyıdaki dağ yamacı boyunca yükselerek yoğunlaşır ve soğur. Bu hava kütlesi daha sonra dağ eteklerinde orografik (yamaç) sislerini oluşturur.

Karade­niz kıyı kuşağındaki dağlık alan ile Toros Dağları'nın Akdeniz'e bakan yamaçlarında bu tip sislere rastlamak mümkündür. Sislerin etkili olduğu zamanlarda kara, hava ve deniz ulaşımında aksamalar yaşanır.

Yoğun sis nedeniyle uçakların pistten kalkış yapmaları bazen mümkün olmayabilir. Kara yollarında meydana gelen kazalar yüzünden can ve mal kayıpları yaşanabilir. İs­tanbul ve Çanakkale Boğazı, yük gemilerinin zaman zaman sis yüzünden yaptığı de­niz kazalarına sahne olmaktadır.

Türkiye'de tropikal fırtınalar oluşmaz ancak orta kuşağın cephesel siklon alanları üzerinden gelen rüzgârların etkili olduğu lokal fırtınaların etkisi altına girer.

Bu rüz­gârların bir kısmı güneyden Akdeniz havzasından, bir kısmı da kuzeyden Karadeniz ve Balkanlar üzerinden gelerek ülkemiz üzerinde etkili güçlü fırtınalara neden olur.

Fırtınalar sonucu ülkemizde sel felaketi, deniz kabarması, çığ ve heyelan gibi afetlerin oluşmasının yanında şehir içindeki yapıların zarar görmesi, elektrik direklerinin düş­mesi gibi çeşitli zararlar da görülür.

Karayel, Lodos ve Poyraz rüzgârları ülkemizde fırtına oluşturan güçlü hava akım­larıdır. Karayel ve Poyraz kuzeyden eser, Lodos ise güneyden eser. Trakya, Marmara Denizi, Ege bölgesinin kuzeyi ve Anadolu'nun iç kesimleri karayelin etkisi altına girer.

Güney ve güneybatı eksenli esen Lodos rüzgârı kışın esen sıcak karakterli bir rüzgâr­dır.

Etkili olduğu günlerde gücü saatte 100 km/sn hızı bulan şiddetli sağnak yağışlara neden olur. İç bölgelerde etkili olan soğuk rüzgârlar sıcaklığın düşmesine bağlı olarak yoğun kar yağışını ortaya çıkarır.

Bunun yanı sıra kışın ılık esen Lodos, yer yer kar eri­melerine yol açtığından sel, çığ ve heyalan gibi afetlerin yaşanmasına zemin hazırlar. Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu'nun kuzey doğusu ile Doğu Akdeniz'de etkili olan Poyraz rüzgârı şiddetli kar yağışları ve gök gürlemesi sonucu hayatı bazen felç eder.

Türkiye'de sürekli rüzgârlar doğrudan bir etki yapmaz. Onun için kıtaların kenarlarında olduğu gibi kasırga, fırtına ve hortum gibi afetlerin yıkıcı etkisi azdır. Hortumlar genellikle açık denizlerde oluşur. Karalar üzerinde yıkıcı etkisi olan hortum olaylarına nadiren rastlanır.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de orman yangınları yaşanmaktadır. Orman yan­gınlarının en önemli sebebi ihmallerdir ancak ülkemizde yaz aylarında etkili olan yüksek sıcaklıklarda bu yangınların başlamasında önemli bir faktördür.

Orman yan­gınları sonrası çıkan bilanço maddi kayıpların ne kadar büyük boyutlara ulaştığını gözler önüne sermektedir. Orman yangınlarının % 80'i yaz aylarında görülür. Özellikle Haziran ile Ekim ayı arasına denk gelir.

Yarı kurak iklimin etkilerinin hissedildiği bu dönemde öğlen saatlerinde başlayan yangınlar, rüzgârlarında devreye girmesiyle yayılırlar ve söndürülmesi güç hâle gelir. Ülkemizdeki orman yangınlarının büyük bir kısmı Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde meydana gelmektedir.

Orman yangınla­rı sonrasında binlerce hektar alanı kaplayan ağaçların kül olduğu ve ekosistemdeki dengenin bozulduğu görülür. Bu tip yangınlar sel, heyelan, erozyon gibi afetlerin hız­lanmasına ve hava kirliliğinin artmasına yol açar.

Orman endüstrisine bağlı olarak gelişen kâğıt sanayi, mobilya sanayi gibi sektörlerde hammadde sıkıntısı yaşanacağı için kendilerine düşen payı alır.

turkiyede sis ve etkileri - Türkiye'de Sis ve Etkileri

Şunlara da Göz Atmalısın
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir