Ulusal ve uluslararası standart kuruluşları

Ulusal ve uluslararası standart kuruluşları

20 Kasım 2019 0 Yazar: Recep

Ulusal ve uluslararası standart kuruluşları

İnsan, yaratılışından beri günlük hayatta karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmış olan standart ve standardizasyon olgusu insanlık tarihi kadar eskidir. Yeryüzünde kıt olan iktisadi kaynakları en uygun şekilde değerlendirme çabalarının bir ürünü olan standardizasyon, insanlık için bir lüks değil aksine “olmazsa olmaz” mutlak bir gerekliliktir.

Uluslararası Standardizasyon Organizasyonunun (ISO) yaptığı tanımlar aşağıda verilmiştir.

  • Standart: İmalat, anlayış, ölçme ve deneyde bir örnekliktir.
  • Standardizasyon: Belirli bir faaliyetle ilgili olarak, ekonomik fayda sağlamak üzere bütün ilgili tarafların yardım ve iş birliği ile belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulama işlemidir. Standardizasyon işlemi ile öncelikli olarak can ve mal güvenliği hedeflenirken aynı zamanda kalitenin alt sınırı tespit edilmek suretiyle belirlenen düzeyin altında mal ve hizmet üretimine izin verilmemektedir.

İşletmelerin ürettiği al ve hizmetlerin standart olmasının faydaları, üreticiler ve tüketiciler açısından farklılık gösterir.

Üreticiler açısından

  • Üretimin belirli plan ve programlara göre yapılmasına yardımcı olur.
  • Uygun kalite ve seri imalata imkân sağlar.
  • Kayıpları asgariye indirir.
  • Verimliliği ve hasılayı artırır.
  • Depolamayı ve taşımayı kolaylaştırır, stokların azalmasını sağlar.
  • Maliyeti düşürür.

Tüketiciler açısından

  • Can ve mal güvenliğini sağlar.
  • Karşılaştırma ve seçim kolaylığı artar.
  • Fiyat ve kalite yönünden yanılmayı önler.
  • Mal ve hizmetlerin ekonomik olmasını sağlar.
  • Ruh sağlığını korur, stresi önler.
  • Tüketicinin bilinçlenmesinde etkin rol oynar.
  • Ürünlerde standardın belirlenmesi ve kalite kontrolünün sağlanmasına yönelik ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar bulunmaktadır. Bu kurum ve kuruluşlar aşağıda sıralanmıştır.
  1. TSE (Türk Standartları Enstitüsü)
  2. ISO (International Organization for Standartization-Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu)
  3. CE (Conformité Européenne-Avrupa’ya Uygunluk)

TSE (Türk Standartları Enstitüsü)

Türkiye’de standardizasyonu sağlamaya yönelik yetkili kurum, Türk Standartları Enstitüsüdür (TSE). TSE’nin görevleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  1. Her türlü standardı hazırlamak ve hazırlatmak.
  2. Standartlar konusunda her türlü bilimsel ve teknik inceleme ve araştırmalar yapmak, yabancı ülkelerdeki benzer çalışmaları takip etmek, uluslararası standart kurumları ile ilişkiler kurmak ve bunlarla iş birliği yapmak.
  3. Standartlara uygun ve kaliteli üretimi teşvik edecek çalışmalar yapmak ve bunlarla ilgili belgeleri düzenlemek.

ISO (International Organization For Standardization-Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu)

Türkiye’de TSE standartlar konusunda çalışmalarını sürdürürken uluslararası alanda standardizasyonu sağlamak üzere 23 Şubat 1947’de ISO (Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu) kurulmuştur.

ISO, 135 ülkeden (her ülkeden bir üye olmak ve eşit oy hakkına sahip olmak üzere) ulusal standart kuruluşlarının katılımıyla faaliyetlerini uluslararası mal veya hizmet değişimini hızlandırmak, bilimsel, teknolojik ve ekonomik iş birliğini geliştirmek amacıyla sürdürmektedir.

TSE, ISO’nun üyesi ve Türkiye’deki tek temsilcisidir. ISO’nun yürütmekte olduğu standart hazırlama çalışmalarına TSE bünyesinden veya sanayi sektöründen uzmanlar katılmakta ve katkıda bulunmaktadır. Farklı ülkelerde veya bölgelerde benzer teknolojiler için geliştirilen farklı standartlar zaman zaman “ticaret için teknik engel” olarak kullanılmaktadır.

İşte ISO’nun günümüzdeki en önemli işlevi, kalite yönetim standartları ve diğer ürün standartları gibi uluslararası kabul görmüş standartlar hazırlayarak ticaretin önündeki bu tip teknik engelleri ortadan kaldırmaktır.

CE (Avrupa’ya Uygunluk-Conformité Européenne)

CE işareti; Avrupa Birliği’nin teknik mevzuat uyumu çerçevesinde geliştirilen, ürünün asgari güvenlik koşullarına sahip olduğunu gösteren bir uygunluk işaretidir. Bu işaret, kalite güvencesine ilişkin değildir.

Sadece ürünün temel gerekleri olarak tanımlanan; insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşamı ile sağlığı, çevre, tüketicinin korunması gibi asgari güvenlik koşullarına uygun olduğunu gösteren bir işarettir.

Avrupa Birliği’nin teknik mevzuat uyumu dolayısıyla 1985 yılında benimsediği “Yeni Yaklaşım Politikası” kapsamındaki yeni yaklaşım direktiflerine konu olan ürünlerin, Avrupa Birliği üyesi ülkelerden herhangi birine girişi için üzerinde CE işareti taşıması zorunludur.

CE uygunluk işareti, yeni yaklaşım direktiflerine konu olan ürünlerin AB üyesi ülkelerde serbest dolaşıma çıkabilmesi için bir nevi pasaport işlevi görmektedir. CE işareti, üreticilere ürünlerin bazı standart ve ihtiyaçlara uygunluğunu sağlama yükümlülüğünü verirken kullanıcıların da ürünün temel kalite ve güvenlik standartlarına uyduğunu bilmesini sağlar.

1996 yılı başında AB ile ülkemiz arasında yürürlüğe giren Gümrük Birliği kapsamında Türkiye’de CE işareti süreci üretimin ayrılmaz bir parçası olmuştur.

Gıda güvenliği kontrol sistemi

HACCP, güvenilir ürünlerin tüketiciye sunulması amacıyla düzgün işleyen bir sistemin oluşturulması ve korunması temeline dayalı bir gıda güvenliği kavramıdır.

HACCP bir gıda zincirinde; ham madde temini, gıda hazırlama, işleme, üretim, ambalajlama, depolama, nakliye gibi her aşamada ve noktada tehlike analizleri yapar.

Gerekli yerlerde kritik kontrol noktalarını belirler. Bu noktaları izleyen herhangi bir problemi henüz oluşmadan önler. Sistemin korunmasını sağlayarak belirli normlara uygun güvenilir gıdaların üretilmesini sağlayan bir gıda güvenliği sistemidir. HACCP, her ölçekteki kuruluşa uygulanabilir.

Ulusal ve uluslararası standart kuruluşları 1

HACCP prensipleri, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) içinde yer alan Codex Alimentarius Komisyonu tarafından geliştirilmiştir. Bu sistemde uygulamaların bütün aşamalarında tehlike ve risk analizi yapılır, tehlikeler oluşmadan önlemler alınır.

Doğru yapılan bir tehlike analizi, firmanın ürün güvenliğini sağlama ve geliştirmedeki etkinliğini ortaya koyar, dolayısıyla firma için savunma aracı konumundadır. Çünkü günümüzde son ürün analizlerinin gıda güvenliğini garanti etmediği anlaşıldığından müşteriler, tedarikçilerinden uyguladıkları sistemi soracak kadar bilinçlenmiştir.

Başarılı bir HACCP uygulaması, iş gücünden yönetime dek her katılım biriminin etkin bir ekip anlayışı içinde olmasını gerektirir.